olağanüstü ile cümle

olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Formül Richard Feynman tarafından "matematikteki en olağanüstü formül" olarak adlandırıldı.לזהות זו קרא לימים הפיזיקאי ריצ'רד פיינמן "הזהות הפלאית ביותר במתמטיקה".
Kütüphanede olağanüstü kitap ve el yazması de vardır.בספרייה גם אוסף ספרים וכתבי יד נדירים.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki ilişkilerin "olağanüstü bir seviyede" olduğunu söylemiştir.על פי משרד החוץ הטורקי: "היחסים בין שתי המדינות הם יחסים משגשגים הנמצאים בפיתוח מתמיד".
Olağanüstü hal her 4 ayda bir olmak üzere 46 kez uzatıldı.בסך כל המסגרות ערך 49 הופעות בהן כבש 4 פעמים.
Bazı olağanüstü durumlarda midi-kloryanlar tetiklenerek bir kadını dölleyebilir.ניתן אף, במקרים נדירים, לגרום למפלצת לתקוף את עצמה.
1984 yılında Olağanüstü hizmetteki Danıştay üyesi olarak atanmış ve 4 yıl bu görevi sürdürmüştür.ב-1844 הוא מונה להיות חוקר מקרי מוות, תפקיד אותו מילה במשך ארבע שנים.
2016'da Venezuela'da protestolar nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.בשנת 2017 הוא התבטא בנוגע למשבר בוונצואלה.
Daha sonra yakalanarak, karısıyla birlikte, bu şehirde olağanüstü harp divanında yargılandı.אחר כך, כשחטפו הללו את אשתו, הגיב במסע נקמה אכזרי באזור העיר.
İlke 10 Şirketinizin felsefesini takip eden olağanüstü insanlar ve ekipler geliştirin.Принцип 10 Създайте изключителни хора и екипи, които следват философията на вашата компания.
Gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir.Може да бъде свикано и при необходимост от Управителния съвет (извънредно общо събрание).
Olağanüstü istila edici bir kuvvete sahiptir.Придават му се особени чудодейни сили.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Много видове са се приспособили към живот по дърветата.
Bu anayasada devlet başkanı olağanüstü yetkilerle donatılmıştır.Документът е белязан от огромните правомощия, предоставени на президента.
ABD 11 Eylül saldırıları sonrasında halen geçerli olan olağanüstü hali ilan etti.Отношенията със САЩ се изострят още повече след събитията от 11 септември.
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.Силните му изяви привличат вниманието на редица европейски отбори.
Bu olağanüstü durum üzerine Albay Jack O'Neill tekrar çağrılır.General George Hammond ponovo poziva pukovnika Jack O'Neilla koji je u mirovini.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.Ove ptice su odlični ronioci koji poniraju prema vodi pri velikim brzinama.
Weasley'lerin Gösterişli Parlamaları büyülenmiş olağanüstü havai fişeklerdir.Kao i ostali Weasleyjevi imaju plamenocrvenu kosu.
Dizi olağanüstü yüksek izlenme seviyeleri yakalamıştır.Postigao je visoki stupanj gledanosti.
1992 - Olağanüstü Hâl Bölge Valiliği'ne Ünal Erkan atandı.Ratne 1992. godine postala je važna lokacija.
Bu şekliyle şarkıların ses berraklığında olağanüstü bir artış sağlandı.Međutim, udah zraka za vrijeme pjevanja je postao više izražen.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Egzistencija je savršenost.
Bu olağanüstü durum üzerine Albay Jack O'Neill tekrar çağrılır.V tíme nahradil plukovníka Jacka O'Neilla.
Gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir.V naliehavom prípade môže byť zvolaný mimoriadny kongres.
Olağanüstü halde sıkıyönetim mahkemeleri yoktur.Pravda:V kauze Aupark sa súdy neponáhľajú .
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.V roku 1979 bol vyhlásený kultúrnou pamiatkou mimoriadneho významu.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Výsledky jeho tvorby sú obdivuhodné.
Ian’ın sudaki başarısı olağanüstüden de öteydi.Janino správanie bolo stále čudnejšie.
Sen olağanüstüydün, gerçekten öyleydin.Nebola mimoriadne krásna, bola tak akurát.
2016'da Venezuela'da protestolar nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.V roku 2016 predviedol počas stretnutia s fanúšikmi v Číne plynulú čínštinu.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Je dobre prispôsobená životu na stromoch.
Donanma görevlilerine olağanüstü bir liderlik için komuta etmesi önerilir.Je udeľovaný vyšším dôstojníkom za úspešné vedenie námorných operácií.
Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı.Imel je izreden spomin in sposobnost za računanje na pamet.
Olağanüstü bir tesis.Impresivna statistika!
Olağanüstü istila edici bir kuvvete sahiptir.Imel je neverjetno močno hrbtenico.
Tarihte Olağanüstü Kişiler.Ključne osebnosti zgodovine.
Gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir.Sklical jo je oblastni veliki župan, po potrebi tudi na izrednih zasedanjih.
15 Mart 2004'te olağanüstü hal ilan edildi.Spominski znak je bil ustanovljen 15. marca 2004.
Hükümet olağanüstü hal ilan etti.Valstybė paskelbė ypatingąją padėtį.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.1990 m. buvo paskelbta ypač svarbiu kultūros paminklu.
Fransa 2015 Paris saldırıları sonrasında olağanüstü hal ilan etti.Pagrindinis straipsnis – 2015 m. teroristiniai išpuoliai Paryžiuje.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Tobulesnis esąs mąstymas.
4 Ekim - TBMM Suriye gündemiyle olağanüstü toplandı.Spalio 2 d. – spalio 14 d. Gardine vyko neeilinis ATR seimas.
Çok düşük yüzey sıcaklıkları (3500-4500 K) ve olağanüstü yarıçaplara sahiptirler.Šių žvaigždžių paviršiaus temperatūra yra labai šalta (3500-4500 K), o pačių žvaigždžių spindulys milžiniškas.
Milano’nun birçok fabrikalarında olağanüstü hal ilan ettiler.Kronikoje nemažai stebuklų aprašymų.
Ancak cumhurbaşkanının bazı olağanüstü hâllerde meclisi feshetme hakkı vardır.Išimtiniais atvejais Respublikos Prezidentas gali apdovanoti bet kurio laipsnio ordinu.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.Vajadusel korraldatakse lisaks temaatilisi konverentse.
Ancak cumhurbaşkanının bazı olağanüstü hâllerde meclisi feshetme hakkı vardır.Esimehel on õigus kokku kutsuda erakorralisi istungeid.
Olağanüstü askeri zamanlarda, altı aylık bir dönemliğine bir diktatör atanırdı.Reaalse ohu korral anti võim kuni kuueks kuuks diktaatorile.
Bu olağanüstü durum üzerine Albay Jack O'Neill tekrar çağrılır.Selleks pannakse kokku meeskond, mida hakkab juhtima kolonel Jack O'Neill.
1992 - Olağanüstü Hâl Bölge Valiliği'ne Ünal Erkan atandı.1992. aastal sai Võsu omavalitsusliku alevi staatuse.
Olağanüstü incelik".Nad on äärmiselt lahked.
Çocukken bile dil konusunda olağanüstü yeteneğe sahip olduğunu göstermişti.Lapsena oli keeleliselt väga võimekas.
Ardından Almanya'da Köln Üniversitesi'nde doktorasını 'summe cum laude' (olağanüstü başarı) notuyla tamamladı.Doktoriõpingud lõpetas ta ausgezeichnet ("väljapaistvalt") ehk summa cum laude.
Hükümet olağanüstü hal ilan etti.President kuulutas välja eriolukorra.
100 dolarlık bir bilgisayar görmek olağanüstü bir şey, çünkü -- blog yazılımı basittir.하지만 100달러짜리 컴퓨터 같은 걸 보면 그저 놀라워요. 왜냐하면 블로깅 소프트웨어는 간단하거든요
100 dolarlık bir bilgisayar görmek olağanüstü bir şey, çünkü -- blog yazılımı basittir.Aber so etwas wie den 100-Dollar-Computer zu sehen ist großartig, weil - die Software für Blogs ist einfach.
100 dolarlık bir bilgisayar görmek olağanüstü bir şey, çünkü -- blog yazılımı basittir.Ale vidět něco jako počítač za $100 je úžasné, protože blogovací software je jednoduchý.
100 dolarlık bir bilgisayar görmek olağanüstü bir şey, çünkü -- blog yazılımı basittir.De 100 dollar-computer is geweldig, want -- blogging-software is eenvoudig.
100 dolarlık bir bilgisayar görmek olağanüstü bir şey, çünkü -- blog yazılımı basittir.Nhưng thấy những thứ như chiếc máy tính 100 đô thì thật tuyệt vời, những phần mềm viết blog thật đơn giản.

İlgili Sayfalar