Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanusu ile cümle

okyanusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
WAIS: Batı Atlas Okyanusu buz tabakası MOC: Kuzey Atlas Okyanusu Boylamsal Akıntı DevinimiГЛС: Гренландски леден слой ЗЛС: Западноатлантически леден слой
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Also glauben wir das auf Europa tatsächlich ein tiefer Ozean ist.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Daarom denken wij dat er een diepe oceaan op Europa is.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Deci credem că pe Europa se găsește, de fapt, un ocean adânc.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Donc nous croyons qu'il y a en fait un océan profond sur Europe.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.그래서 우리는 유로파에 깊은 바다가 있을꺼라고 믿고 있습니다.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Myslíme si, že na Európe naozaj je hlboký oceán.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Tak więc sądzimy, że na Europie jest głęboki ocean.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Takže se domníváme, že na Europě je hluboký oceán.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Tehát úgy gondoljuk, hogy az Európán egy mély óceán van.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Vì thế chúng ta tin rằng trên Europa thực chất có một đại dương sâu thẳm.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Така че вярваме, че на Европа всъщност има дълбок океан.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.Так что мы думаем что на Европе, на самом деле, есть глубокий океан.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.ולכן אנחנו מאמינים שעל אירופה יש, למעשה, אוקיאנוס עמוק.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.لذلك يعتقد بوجود محيط في عمق يوروبا
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.だからこそ探査するには極めて興味深い場所なのです
Yani okyanusun içine gittiğimizde, o %5'lik bölümünü incelediğimizde, harika şeyler buluyoruz.Quand nous allons dans cet océan et qu'on explore ces fameux 5 %, on trouve des choses extraordinaires.
Yani okyanusun içine gittiğimizde, o %5'lik bölümünü incelediğimizde, harika şeyler buluyoruz.Quando entriamo nell'oceano, quando esploriamo quel 5 per cento, troviamo cose straordinarie.
Yani okyanusun içine gittiğimizde, o %5'lik bölümünü incelediğimizde, harika şeyler buluyoruz.Έτσι όταν πάμε σε αυτόν τον ωκεανό, όταν εξερευνούμε αυτό το 5%, βρίσκουμε απίστευτα πράγματα.
Yani okyanusun içine gittiğimizde, o %5'lik bölümünü incelediğimizde, harika şeyler buluyoruz.Когда мы погружаемся в океан и исследуем те 5%, то обнаруживаем удивительные вещи.
Yani okyanusun içine gittiğimizde, o %5'lik bölümünü incelediğimizde, harika şeyler buluyoruz.אז כשאנו נכנסים לאוקיינוס הזה, כשאנו חוקרים את 5 האחוזים האלה,
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Así que, el viento viene ahora del NE de India, cruzando el océano Índico, por este camino hacia África.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.A szél ezúttal északkeleti irányból fúj, az Indiai-óceánon át, ebben az irányban Afrika felé.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Der Wind kommt jetzt also aus dem Nordosten, von Indien über den Indischen Ozean, über diesen Weg nach Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Dus de wind komt nu uit het noordoosten uit India, over de Indische Oceaan, deze kant langs naar Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Nyt tuulet tulevat koillisesta pois Intiasta, yli Intian valtameren, tätä kautta kohti Afrikkaa.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Så, vinden kommer nu fra nordøst ud af Indien, krydser det Indiske Ocean, denne vej mod Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Takže vietor teraz prichádza zo severovýchodu preč z Indie, krížom cez oceán, smerom na Afriku.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Vì vậy, gió bây giờ đến từ Đông Bắc ra khỏi Ấn Độ, băng qua Ấn Độ Dương, từ đó đi tới Châu Phi.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Wiatr wieje z północnego wschodu, znad Indii, przez Ocean Indyjski, w kierunku Afryki.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.И така, сега вятърът идва от североизток извън Индия, през Индийския океан, насам към Африка.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.То есть ветер дует с северо-востока, в сторону Индии через Индийский океан по направлению к Африке.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da이제 바람은 북동쪽에서 불어오죠. 인도 대륙에서 인도양을 거쳐
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan daאז, כעת הרוח מגיעה מצפון מזרח מכיוון הודו, לאורך האוקיינוס ההודי,
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan daأي، أن الرياح الآن تأتي من الشمال الشرقي خارجة من الهند، عبر المحيط الهندي،
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da吹いて来てインド洋を越えて アフリカ方面に向かいます
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.2回往復して 一文無しになりました
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Át kell kelnem az óceánokon és látnom kell téged.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Devo viaggiare per i sette mari e venire a trovarti.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Ich muss sieben Ozeane überqueren, und ich muss kommen und dich sehen."
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Ik moet zeven oceanen oversteken en moet je komen zien.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Je dois traverser les sept océans, et je dois venir te voir.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.일곱 대양을 건너 널 보러 갈 거야.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Muszę przebyć siedem oceanów i przyjechać, aby cię zobaczyć.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Saya harus melewati tujuh samudera, dan saya harus datang menemuimu.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Tengo que viajar siete océanos, y tengo que venir a verte.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Trebuie să călătoresc şapte oceane, şi trebuie să vin să te văd.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Πρέπει να ταξιδέψω εφτά ωκεανούς, και πρέπει να έρθω να σε δω.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Трябва да преплавам седемте океана и трябва да дойда да те видя.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.Я должен преодолеть семь океанов, чтобы увидеть тебя.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.אני צריך לחצות שבעה אוקיינוסים, ואני צריך לבקר אותה.
Yedi okyanusu geçmeli ve seni görmeye gelmeliyim.عليّ أن أقطع المحيطات السبع. لابد أن آتي لأراك.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.이곳은 완벽한 어둠인데 왜냐하면, 빛의 입자(광자)가 해양의 평균 깊이인 12000 피트까지 도달하지 못하기 때문입니다.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Benar-benar gelap di sana karena foton tidak dapat mencapai kedalaman rata-rata samudera sekitar 12.000 kaki.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Det är kolsvart eftersom- -fotoner inte kan nå havets snittdjup-
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Este o beznă totală pentru că fotonii nu pot ajunge la adâncimea medie a oceanului, care este de 3.600m.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Het is pikkedonker, want fotonen kunnen de gemiddelde diepte van de oceaan niet bereiken, op 3,6 kilometer.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Je to tak, pretože fotóny sa nemôžu dostať až do priemernej hĺbky oceánu, ktorá je 3658 metrov.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Koromsötét, mert a fotonok nem tudnak lehatolni az óceán átlagmélységébe, ami 3600 méter.
Zifiri karanlık çünkü güneş ışınları okyanusun ortalama derinliği olan 12.000 feet'e ulaşamaz.Panują całkowite ciemności, bo fotony nie mogą dotrzeć na średnią głębokość oceanu, która wynosi 3400 m.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod