Okyanusun sesini artık duyamıyordum.바다의 소리도 더 이상 들리지 않았습니다.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Nem hallottam az óceán hangját.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Nie słyszałem już szumu oceanu.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Nu mai auzeam sunetul oceanului.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Tôi không còn nghe tiếng biển nữa.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Už jsem neslyšel zvuk oceánu.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Είχα σταματήσει να ακούω τον ήχο του ωκεανού.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Бях престанал да чувам шума на океана.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.Я даже перестал слышать шум океана.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.הפסקתי לשמוע את צליל האוקיינוס.
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.ولم اعد استطع سماع صوت المحيط
Okyanusun sesini artık duyamıyordum.時間が止まってしまったようでした
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Ada yang di laut, bahkan bukan tanah.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Auf dem Ozean gibt es überhaupt kein Land.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Az óceán mégcsak nem is szárazföld.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.En el océano, ni siquiera hay tierra
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.În ocean, nici măcar nu e pământ.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.심지어, 땅도 없는 바다에 세울 수 도 있죠.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Nad oceanem, to nawet nie jest ziemia.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Op de oceaan is het zelfs geen land.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Over havet er der ikke engang land.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.På havet är det inte ens land.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Sull'oceano poi non è nemmeno terreno.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Sur l'océan, ce n'est même pas de la terre.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Trên đại dương không có đất.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.V ocánu to nestojí ani na půdě.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Στον ωκεανό δεν είναι καν γη.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.А [при размещении турбин] в океане, о земле просто нет речи.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.Над океана дори не е земя.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.על פני האוקיינוס, זו אפילו לא אדמה.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.عند المحيط، إنها ليست أراضي.
Okyanusun üzerinde, orada kara bile yok.原子力を見てみよう
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m. Derinlikten inanılmaz veri aldık.Aceste foci elefant circulă pe jumătate de ocean, ne aduc date de la 5500 de metri - date uimitoare.
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m. Derinlikten inanılmaz veri aldık.Az elefántfókák a fél óceánt beússzák, akár 600 méter mélységből is küldenek még igen érdekes adatokat.
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m. Derinlikten inanılmaz veri aldık.Estos elefantes marinos cubren medio océano, toman datos de hasta 550 metros, datos sorprendentes.
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m. Derinlikten inanılmaz veri aldık.Te słonie morskie pokrywają połowę oceanu, zbierają dane sięgające 1,8000 stóp - niesamowite dane.
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m. Derinlikten inanılmaz veri aldık.Эти данные покрывают половину океана и относят нас на глубину в полкилометра — невероятные данные!
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m.이 코끼리바다표범은 바다의 절반을 차지하고
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m.פיל הים הזה גמא שני חצאי אוקינוסים,
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m.تغطي فيلة البحر تلك نصف نصف محيط
Okyanusun yarısını fil fok balıkları kapsıyor, 548m.水深500メートルからも
Okyanus'un yüzeyi ısındıkça su ısınır ve hafifler ve okyanusun dönmesi çok daha zor hale gelir.바다의 표면이 점점 따뜻해져 갈수록 따뜻해지면 물은 가벼워지고 바다를 순환시키는 것이
Okyanus'un yüzeyi ısındıkça su ısınır ve hafifler ve okyanusun dönmesi çok daha zor hale gelir.ככל שפני הים מתחממים, המים נעשים קלים יותר, וקשה יותר ויותר
Okyanus'un yüzeyi ısındıkça su ısınır ve hafifler ve okyanusun dönmesi çok daha zor hale gelir.بينما سطح المحيط يزيد حرارة الماء يخف عندما يكون اكثر حراره ويصبح اصعب واصعب
Okyanus'un yüzeyi ısındıkça su ısınır ve hafifler ve okyanusun dönmesi çok daha zor hale gelir.水温が上がると水は軽くなり どんどん起こりづらくなるのが 海水循環です
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar. Ardından kendi kendine sessizce der ki,Estudia el océano todo, dirige la vista al cielo y se dice en un murmullo:
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.E scruta l'oceano, e guarda il cielo.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Et il observe l'étendue de l'océan, et il regarde le ciel.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Hij laat zijn blik over de oceaan gaan en kijkt naar de hemel.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Împrejmuieşte cu privirea oceanul, şi se uită la cer.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.I spogląda na ocean, i patrzy na niebo.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.바다를 쭈욱 보고, 하늘을 봅니다.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Und er schaut prüfend über das Meer und er betrachtet den Himmel.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Και κοιτά προς τον ωκεανό, και κοιτά προς τον ουρανό.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Оглежда океана и поглегжда небето.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.Он исследует взглядом океан, смотрит на небо.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.והוא סורק את האוקיינוס, ומסתכל השמיימה.
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.يمسح بنظره المحيط , وينظر إلى السماء
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar.そして静かにつぶやく
Ortada, milyonlarca tonlarca plastik atığı okyanusumuzda birikiyor ve üçüncü de ise radyoaktif maddeA középső sorban többmillió tonna műanyag szemét gyülemlik fel az óceánban,