Gözün görebildiği kadar okyanustan başka hiçbir şey yoktu.There was nothing but the ocean as far as the eye could see.
Okyanustan gelen bir rüzgâr, yılın bu zamanında eser.A wind from the ocean blows at this time of the year.
İnsanın ruhu gökyüzünden daha büyük ve okyanustan daha derindir.The soul of man is larger than the sky and deeper than the ocean.
Pasifik Okyanusu beş okyanustan biridir.The Pacific Ocean is one of the five oceans.
Okyanustan hoşlanmam.I don't like the ocean.
Suyu doğrudan okyanustan alınmaktadır.Water is sourced directly from the sea.
Maliyeti düşürmek için roketin kendisi okyanustan havalanacaktı.The rocket would come down in the Atlantic Ocean, to be recovered by ship.
Ben, Doğu okyanustan bir ninjanın velihatı, Anakaradaki dövüş dünyasını yöneteceğim.I, a descendant of a ninja from east ocean, to rule over boxer's world of the mainland.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.A billion people get their food directly from the ocean.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Here we see a female crawling out of the ocean under moonlight on the island of Trinidad.
Tıpkı dünyadaki gibi, yaşamın okyanustan dış yüzeye uzanmış olması çok muhtemel.It's quite likely that it would move out of the ocean onto the surface, just as it did on the Earth.
Okyanustan karaya uzanan adım kolay değildi, ama atıldı.And the step from the ocean to the land was not easy, but it happened.
İnsanlar neden okyanustan korkuyor?Why are people afraid of the ocean?
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.What you're looking at is an incredible pipe organ of chemicals coming out of the ocean.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.It tasted sweet and clean, like you were taking a bite of the ocean.
Bu efsaneye göre, ilkel okyanustan doğan bir zambak çiçeğinden doğmuşlardır.According to this account, they were born from a lily flower which arose from the primaeval ocean.
Okyanustan hoşlanmam.Ich mag das Meer nicht.
Suyu doğrudan okyanustan alınmaktadır.Das Wasser wird direkt aus dem Meer gepumpt.
Pasifik Okyanusu beş okyanustan biridir.Тихий Океан является одним из пяти океанов.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid acha um cabo vindo do oceano e indo para a floresta.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Cidade Velha - Okyanustan bakış.Bra utsikt over byen og havet.
Suyu doğrudan okyanustan alınmaktadır.Mencari makan sampai ke tengah laut.
Cidade Velha - Okyanustan bakış.高層望西環海景。
Suyu doğrudan okyanustan alınmaktadır.Водата се излива директно в океана.
Cidade Velha - Okyanustan bakış.Klimno, pogled s mora.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.Un miliardo di persone prende il proprio cibo direttamente dall'oceano.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.Un milliard de personnes prend sa nourriture directement dans les océans.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.-ένα δισ. άνθρωποι θρέφονται απευθείας από τον ωκεανό.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.Миллиарды людей получают пищу прямо из океана.
Bir milyar insan yiyeceğini doğrudan okyanustan elde ediyor.מיליארד בני-אדם מקבלים את מזונם ישירות מן הים.
Burada ayışığında okyanustanItt egy nőstényt láthatunk kikúszni az óceánból a holdvilág fényénél
Burada ayışığında okyanustan이 사진은 트리니다드 섬에서
Burada ayışığında okyanustanTrên hình chúng ta thấy một con rùa cái đang bò
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Aici vedem o femelă târându-se afară din ocean sub lumina lunii pe insula Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Aquí vemos una hembra arrastrándose fuera del océano bajo la luz de la luna en la isla Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Här ser vi en hona som klättrar ut ur havet i månskenet på ön Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Hier sehen wir ein Weibchen, wie es im Mondlicht aus dem Meer heraus auf die Insel Trinidad geht.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Hier zien we een vrouwtje uit de oceaan kruipen in het maanlicht op het eiland Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Ici nous voyons une femelle ramper hors de l'océan au clair de lune sur l'île de Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Qui vediamo una femmina fuori dall'acqua, alla luce della luna, sull'isola di Trinidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Tukaj vidimo samico na otoku Trinidad, ki se v soju mesečine plazi na kopno.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Tutaj samica wychodzi z oceanu w świetle księżyca na wyspie Trynidad.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Εδώ βλέπουμε μια θηλυκιά να βγαίνει από τον ωκεανό κάτω από το φως του φεγγαριού στο νησί Τρινιντάντ.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Здесь мы видим самку, выползающую из океана при лунном свете на острове Тринидад.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Тук можем да видим женска, излизаща от океана под лунната светлина, на остров Тринидад.
Burada ayışığında okyanustan Trinidad adasına çıkmakta olan bir dişi görüyoruz.Тут ми бачимо самку, що виповзає з океану під місячним світлом на острові Трінідад.
Burada ayışığında okyanustanכאן אנו רואים נקבה זוחלת
Burada ayışığında okyanustanوها هنا نرى انثى تزحف
Burada ayışığında okyanustan海の中からトリニダード島に
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Amit itt látnak, az az óceán mélyéről feltörő kémiai anyagok alkotta hihetetlen orgonasíp.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Apa yang Anda lihat adalah orgel tiup yang luar biasa mengeluarkan bahan kimia dari samudera.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Avete davanti un incredibile organo a canne fatto di sostanze che escono dall'oceano.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Ceea ce vedeţi este o incredibilă orgă compusă din chimicale ce ies din ocean.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Ce que vous voyez ici est un incroyable orgue à tuyaux de produits chimiques sortant de l'océan.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Det ni ser är som ett stort orgelspel- -av kemikalier som sprutar ut i havet.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Je kijkt naar een ongelofelijk pijporgel van chemicaliën die uit de bodem spuiten.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.지금 보시는 것이 대양 바깥으로 흘러나오는 화학물질들의 파이프오르간 입니다.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Lo que están viendo es un increíble órgano de tubos de productos químicos saliendo del océano.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.Pozeráte sa na neuveriteľný píšťalový organ chemikálií, ktoré vychádzajú z oceána.