Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanuslar ile cümle

okyanuslar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.Vulkane sind wichtig, weil Vulkane Atmosphären und Ozeane hervorbringen.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.Wulkany są ważne, bo produkują atmosferę i oceany.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.Τα ηφαίστεια είναι σημαντικά, γιατί τα ηφαίστεια παράγουν ατμόσφαιρες και παράγουν ωκεανούς.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.Вулканите са важни, защото те произвеждат атмосфери и те правят океаните.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.Вулканы очень важны, поскольку они производят атмосферу и океаны.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.הרי געש חשובים מכיוון שהם יוצרים אטמוספירה ויוצרים אוקינוסים.
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.إن البراكين مهمةٌ .. لان البراكين هي التي تولد الأجواء .. وهي التي تصنع المحيطات
Volkanlar önemli çünkü, volkanlar atmosferi ve okyanusları oluşturuyorlar.大気と海を作り出します 今見ているのはマリネリス峡谷
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.10억 정도의 인구가 물고기로 생계를 삼고 바다의 물고기 수에 영향을 받습니다.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Algo como um bilião de pessoas depende do peixe, da quantidade de peixe nos oceanos.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Cerca de mil millones de personas dependen de la pesca, de la cantidad de pescados en el océano.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Circa un miliardo di persone dipendono dal pesce, dalla quantità di pesce che popola gli oceani.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Environ un milliard de personnes dépendent de la pêche, de la quantité de poissons dans les océans.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Etwa eine Milliarde Menschen sind vom Fisch abhängig, von der Fischmenge in den Ozeanen.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.În jur de un miliard de oameni depind de peşte, de cantitatea de peşte din oceane.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Khoảng 1 triệu con người đang sống phụ thuộc vào nghề đánh cá, và số lượng cá ở biển.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Körülbelül egymilliárd személy függ a halászattól, az óceánok halállományától.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Sekitar 1 miliar orang tergantung pada ikan, jumlah ikan yang ada di lautan.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Życie blisko miliarda ludzi zalezy od ilości ryb w morzach.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Περίπου ένα δισεκατομμύριο ατόμων στηρίζονται στην αλιεία, στην ποσότητα των ψαριών στους ωκεανούς.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Около 1 милиярд хора в света се прехранват с риба и живота им зависи от нейното количество.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Около миллиарда людей зависят от рыболовли, количества рыбы в океанах.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.משהו כמו ביליון אנשים תלויים בדגים, מספר הדגים באוקיינוסים.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.حوالي المليون انسان يعتمد على السمك, كمية السمك في المحيطات.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.全球大約10億人依賴魚類 依賴海洋中的魚量
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.水産物に依存しています 10億もの人々が動物性蛋白質を
Yani bu komşu gezegenin okyanusları, nehirleri vardı; bir zamanlar çok farklı bir yerdi.Imaginem este planeta vizinho com oceanos, com rios, foi um mundo muito diferente,
Yani bu komşu gezegenin okyanusları, nehirleri vardı; bir zamanlar çok farklı bir yerdi.Imagínense que este planeta vecino que ha tenido océanos, ha tenido ríos, ha sido un mundo muy diferente.
Yani bu komşu gezegenin okyanusları, nehirleri vardı; bir zamanlar çok farklı bir yerdi.Immaginate questo pianeta vicino - aveva oceani, fiumi, è stato un pianeta molto diverso.
Yani eğer penguenler ölüyorlarsa, okyanuslarımız ölüyor demektir ve bu da sonuçta hepimizi etkileyecektir.즉, 펭귄이 죽는다는 말은 즉 바다가 죽는다는 말이고 그러면 우리도 결국은 영향을 받게되지요
Yani eğer penguenler ölüyorlarsa, okyanuslarımız ölüyor demektir ve bu da sonuçta hepimizi etkileyecektir.Πιο απλά, αν πεθαίνουν οι πιγκουίνοι, σημαίνει ότι πεθαίνουν και οι ωκεανοί.
Yani eğer penguenler ölüyorlarsa, okyanuslarımız ölüyor demektir ve bu da sonuçta hepimizi etkileyecektir.ולהגיד בפשטות, אם פינגווינים מתים, זה אומר שהאוקיינוסים לשנו מתים, ובסופו של דבר אנחנו נושפע,
Yani eğer penguenler ölüyorlarsa, okyanuslarımız ölüyor demektir ve bu da sonuçta hepimizi etkileyecektir.فببساطة موت البطاريق يعني موت المحيطات مما سيؤثر علينا حتمًا
Yani eğer penguenler ölüyorlarsa, okyanuslarımız ölüyor demektir ve bu da sonuçta hepimizi etkileyecektir.ペンギンの死は海洋の死を意味します 究極的には人類も影響を受けます シルヴィア=アールが言うとおり
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,Cho nên những đại dương không luôn luôn hoạt động cùng nhau, chúng hoạt động một cách khác nhau
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,De oceanen werken dus niet altijd samen, ze werken anders.
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,바다는 언제나 함께 움직일 수 없고 다르게 움직입니다.
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,Oceanele nu sunt mereu în unison.
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,Так что океаны не всегда действуют сообща, они действуют по-разному.
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,כך שהאוקינוסים לא תמיד נוהגים באותה צורה, אלא בנפרד,
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,إذن فإن المحيطات لا تعمل دائماً بنفس الشكل فهي تختلف عن بعضها البعض
Yani okyanuslar her zaman birlikte hareket etmez, bazen farklı hareket ederler,しかしペンギンはこの変化と
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Bola v správnej vzdialenosti od svojej hviezdy, aby mala obrovské oceány voľne rozptýlenej vody.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Bumi terletak di jarak yang tepat dari bintang agar dapat memiliki lautan besar berisi air.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Den havde den helt rigtige afstand fra dens stjerne til at indeholde kæmpe oceaner med åbent vand.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Den var på precis rätt avstånd från solen för att ha stora hav med vatten.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Đó là khoảng cách chính xác từ vì sao của nó đến những đại dương mênh mông nước
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Elle était juste à la bonne distance de son étoile pour contenir d'immenses océans d'eau sans limites
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Era la distanță optimă de steaua sa conținând oceane uriașe de apă lichidă.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Era proprio la distanza perfetta dalla sua stella a trattenere le enormi masse d'acqua degli oceani.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Estava à distância correta, em relação à sua estrela, para conter enormes oceanos de água líquida.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Es war genau die richtige Entfernung zu seinem Stern um große Ozeane offenen Wassers zu enthalten.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.태양으로부터 거리도 적당하고 물로 된 거대한 바다도 가지고 있었습니다.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Miała na tyle dobrą odległość od gwiazdy, by mogły powstać otwarte akweny w postaci gigantycznych oceanów.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Pont a megfelelő távolságra volt a csillagától, hogy óceánjaiban hatalmas mennyiségű nyílt vizet tartalmazzon.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Se sijaitsi aivan oikealla etäisyydellä tähdestään sisältääkseen valtavia avomeriä.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Ve správné vzdálenosti od svého slunce, s velkými oceány tekuté vody.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Ze bevond zich gewoon op de juiste afstand tot haar ster om enorme oceanen van open water te bevatten.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Είχε ακριβώς τη σωστή απόσταση από το άστρο της ώστε να περιέχει τεράστιους ωκεανούς με ανοιχτό νερό.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Била на подходящото разстояние от своята звезда, за да съдържа огромни океани и открити води.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod