Okyanuslarda asitleşmeΟξίνιση των ωκεανών
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriAda daerah di lautan, terumbu karang.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriC'è una area costituita da oceani, da barriere coralline.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriChúng ta có đại dương và những rặng san hô.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriEr is nog een gebied: de oceanen en koraalriffen.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriEs gibt ein Gebiet in den Ozeanen, Korallenriffe.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriExistă o regiune, oceanul, reciful de corali.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriHá uma área que são os oceanos, os recifes de corais.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriHay un área que son los océanos, arrecifes de coral.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriIl y a une zone, les océans, les récifs coralliens.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleri바다에 산호초라는 지역이 있습니다.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriVan egy terület, az óceán, a korallzátonyok.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriWeźmy oceany i rafy koralowe.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriΥπάρχει μία περιοχή που είναι οι ωκεανοί, οι κοραλλιογενείς ύφαλοι.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriЕсть районы, такие как океаны, коралловые рифы.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriИма една област в океаните - на кораловите рифове.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriיש תחום שהוא האוקינוסים, שוניות אלמוגים.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriهناك منطقة في المحيط ,الشعاب المرجانية.
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleriご覧のように
Okyanuslarda bir alan var, mercan resifleri仲有海洋、珊瑚礁
Okyanuslarda ise jeologlar mercanları ölçüyor ve orada olan biteni değerlendiriyorlar.Az óceánokban a földtudósok felmérik a korallokat, és megértik mi történik ott.
Okyanuslarda ise jeologlar mercanları ölçüyor ve orada olan biteni değerlendiriyorlar.Et dans les océans géoscientifiques mesurent des coraux et dressent le bilan de ce qui se passe ici.
Okyanuslarda ise jeologlar mercanları ölçüyor ve orada olan biteni değerlendiriyorlar.바다에서는 산호를 측량하기도 하며 여기 남극에서 무슨 일이 일어나고 있는지 연구하고 있습니다.
Okyanuslarda ise jeologlar mercanları ölçüyor ve orada olan biteni değerlendiriyorlar.Y en los océanos los geocientíficos están midiendo los corales haciendo el inventario de lo que ocurre aquí.
Okyanuslarda ise jeologlar mercanları ölçüyor ve orada olan biteni değerlendiriyorlar.ובימים, הגיאולוגים מודדים אלמוגים ואוספים ממצאים של מה שקורה פה.
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudan2 émissions de CO produites par l'homme depuis la révolution industrielle.
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanacidifierea oceanelor este o consecinţă directă a emisiilor de cO în
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanAcidifikace oceánů je přímým důsledkem emisí CO do ovzduší. Oceány
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanDe verzuring van de oceanen is een direct gevolg van de CO
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanDie Versauerung der Meere ist eine direkte Folge des CO
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanHavsförsurning är en direkt följd av CO
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanLa acidificación de los océanos es una consecuencia directa de las emisiones de CO a la atmósfera.
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanOkysľovanie oceánov je priamym dôsledkom emisií CO do atmosféry.
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanViimeaikaiset arviot viittaavat siihen, että ennustettu ennustanut (
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanZakisovanje oceanske vode je neposredna posledica izpustov CO v ozračje. V
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanZakwaszenie oceanów jest bezpośrednią konsekwencją emisji CO do
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanΗ οξίνιση των ωκεανών αποτελεί άμεση απόρροια της έκλυσης CO στην
Okyanuslardaki asitleşme, atmosfere CO emisyonlarının doğrudanвкисляването на океана е пряка последица от емисиите на CO
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Ci sono molte cose che possono essere usate nell'oceano, costantemente.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Er zijn veel dingen die continu kunnen worden gebruikt in de oceaan.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Es gibt viele Dinge, die man dauerhaft im Ozean einsetzen kann.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Există multe lucruri care pot fi folosite în ocean mereu.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut. Görüntüleme:画像処理技術については 私より皆さんの方が詳しいでしょう
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Hay muchas cosas que pueden utilizarse en el océano, continuamente.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Il y a plein de sortes de choses qui peuvent être utilisées en permanence dans l'océan.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Jest wciąż wiele rodzajów rzeczy, które mogą być wykorzystane w oceanie.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.다른 많은 것들도 지속적으로, 바다에 이용될 수 있습니다.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Υπάρχουν ένα σωρό πράγματα που μπορούν να χρησιμοποιηθούν στον ωκεανό, συνεχώς.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Есть множество того, что можно постоянно использовать в океане.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.Има много видове неща, които могат да се използват в океана, постоянно.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.ישנם הרבה מיני דברים שניתן להשתמש בהם באוקיינוס, ללא הרף.
Okyanuslarda kullanılabilecek pek çok çeşit şey mevcut.هناك العديد من أنواع الأشياء التي يمكن إستخدامها في المحيط, دائما
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.Az óceán őrzi a bolygó cserélődő hőjének nagy részét.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.Đại dương chứa đựng hầu hết lượng nhiệt có thể trao đổi trên hành tinh
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.De oceaan bevat de grootste uitwisselbare warmte op de planeet.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.Die Ozeane sind der größte Wärmespeicher der Erde.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.El océano contiene la mayor parte del intercambio de calor del planeta.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.Gli oceani contengono la maggior parte del calore scambiabile del pianeta.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.바다는 지구에서 교환가능한 열의 대부분을 보유하고 있습니다.
Okyanuslar, gezegendeki değiştirebilinir ısının çoğunu barındırırlar.L'océan contient la majorité de la chaleur échangeable sur la planète.