okuyordum ile cümle
okuyordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.Oma henkilökohtainen kirjastoni oli 150 000 mittaamattoman arvokasta teosta ja luin jatkuvasti.
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.كانت مكتبتي الشخصية الخاصة ماية وخمسين الف مجلد، ذو اهمية بالغة، وانا كنت اقرأ بإستمرار.
Bu yüzden her gece beynin büzüldüğü hastalıklarla ilgili en güncel medikal araştırmaları okuyordum.לכן קראתי מידי ערב את המחקרים הרפואיים האחרונים לגבי מחלות שבהן המוח מתכווץ.
Bu yüzden her gece beynin büzüldüğü hastalıklarla ilgili en güncel medikal araştırmaları okuyordum.最新の医学研究を読みました 脳が委縮する病気とはハンチントン病 パーキンソン病、アルツハイマー病のことです
O zaman her hafta sayacı okuyordum ve hayatım değişti.Door elke week de meter af te lezen, is mijn leven veranderd.
O zaman her hafta sayacı okuyordum ve hayatım değişti.그 때 제 인생이 바뀌었습니다.
O zaman her hafta sayacı okuyordum ve hayatım değişti.קראתי את מד החשמל מידי שבוע, וחיי השתנו,
O zaman her hafta sayacı okuyordum ve hayatım değişti.كنت أقرأ العداد كل أسبوع وتغيرت حياتي
O zaman her hafta sayacı okuyordum ve hayatım değişti.私は何がエネルギー消費に影響するか
Pitts üniversitesinde okuyordum ve halimden gayet memnundum, çünkü şartları Kenya ile kıyaslıyordum.저는 그 당시 피츠대학에 다니고 있었고 케냐에서 겪었던 일에 비하면 이곳은 마치 천국과도 같았습니다.
Pitts üniversitesinde okuyordum ve halimden gayet memnundum, çünkü şartları Kenya ile kıyaslıyordum.Studiowałam wówczas na uniwersytecie w Pittsburgu i czułam się jak w niebie szczególnie w porównaniu z Kenią.
Pitts üniversitesinde okuyordum ve halimden gayet memnundum, çünkü şartları Kenya ile kıyaslıyordum.Với tôi lúc đó tôi đang học ở đại học Pitts và nơi đó giống thiên đường so với Kenya.
Pitts üniversitesinde okuyordum ve halimden gayet memnundum, çünkü şartları Kenya ile kıyaslıyordum.הייתי באוניברסיטת פיטסברג בפנסילבניה בתואר הראשון, וזה היה כמו גן עדן, בהשוואה למה שיכל להיות בקניה.
Pitts üniversitesinde okuyordum ve halimden gayet memnundum, çünkü şartları Kenya ile kıyaslıyordum.ケニアの大学に比べれば 天国のようだったので そこの名前を言いました
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Râsete)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(rires)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(risas)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Risate)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Skratt)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Smích)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Śmiech)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Tawa)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Γέλια)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)(Смех в зале)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı. (Gülüşmeler)「中ほどの国」で学んだ人間の直感では
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.Ik las de Playboy omdat er een artikel van mezelf in stond. (Gelach)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.읽는 이유는 제 글이 실렸기 때문이거든요.
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.lebo aj ja sám som v ňom mal článok.
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.luin Playboya, koska minulla itselläni oli artikkeli siinä. (Naurua)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.(Risos)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.Имам пълно основание да мисля, че е вярна; четях Плейбой, защото аз самият имах статия в него. (Смях)
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.ואני קראתי "פלייבוי" כי גם לי היה מאמר שם. [צחוק]
Playboy okuyordum, çünkü içinde benim yazdığım bir makale de vardı.لأنني شخصيا، كان لي مقال منشورا بها.
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.Gyorsolvasásban adtam elő a "Macska a kalapban" című mesét.
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.Ich las ihm "Der Kater mit Hut" im Schnelldurchgang vor.
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum."더 캣 인더 햇"을 빠르게 읽었을 겁니다.
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.leggevo velocemente "il Gatto nel Cappello".
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.ממהר להקריא את "חתול-תעלול".
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.فكنت اقرأ كتاب "القطه في القبعه" بسرعة
"Şapkadaki kedi"yi hızlı modda okuyordum.所々を 時には1ページ全部を
Sartre ve Sokrat okuyordum.Am mers cu vecinii mei. I-am citit pe Sartre și pe Socrate.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Četla jsem Sartra a Sokrata.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Ho letto Sartre e Socrate.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Ich las Sartre und Sokrates.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Ik las Sartre en Socrates.
Sartre ve Sokrat okuyordum.J'ai lu Sartre et Socrate.
Sartre ve Sokrat okuyordum.사르트르와 소크라테스도 읽었습니다.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Leí a Sartre y a Sócrates.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Li Sartre e Sócrates
Sartre ve Sokrat okuyordum.Sartre-t és Szókratészt olvastam.
Sartre ve Sokrat okuyordum. Sonra lisedeyken çok güzel bir şey oldu:Czytałam Sartre'a i Sokratesa, a potem, kiedy chodziłam do liceum, zdarzyło się coś wspaniałego.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Tôi đã đọc những tác phẩm của Sartre và Socrates.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Διάβασα Σαρτρ και Σωκράτη.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Четях Сартр и Сократ.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Я читала Сартра и Сократа.
Sartre ve Sokrat okuyordum.Я читала Сартра та Сократа.
Sartre ve Sokrat okuyordum.קראתי את סארטר ואת סוקרטס.
Sartre ve Sokrat okuyordum.قرأت لجون بول سارتر و سقراط
Sartre ve Sokrat okuyordum.すると私が高校生の時
Ve sürekli New York Times okuyordum, istatistikler ve rakamlar beni serseme döndürüyordu.A neustále som čítala New York Times, šokovaná štatistikami, číslami.
İlgili Sayfalar