okuyordu ile cümle

okuyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O, bir gazete okuyordu.Він читав газету.
O, bir gazete okuyordu.Вона читала газету.
Biz okuyorduk.Ми читали.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Gyerekkorában sokat olvasott klasszikusoktól a ponyvaregényekig mindent.
Çünkü kurallarına meydan okuyordu.Hän hallitsi asetuksilla.
Adam Lyon bir 7. sınıf öğrencisiydi ve diğer insan okuduğu bir okulda okuyordu.Koulunsa Juutilainen kävi Sortavalassa, jossa hän luki seitsemän luokkaa Sortavalan lyseossa.
Yeni çıkan yabancı kitapları veya bunların özetlerini uzmanlara çıkarttırıp okuyordu.Έτσι μετέφρασε ξένα βιβλία, τα οποία θεωρούσε χρήσιμα για τους εκπαιδευτικούς.
Bilhassa fizik kitaplarını büyük bir heves ve arzuyla okuyordu.Naturvidenskabelige skrifter læste han med stor lyst.
Mete'yle birlikte üniversitede okuyordu.Han studerede ved Universitetet i Tartu.
O da eskiden bu okulda okuyordu.Tidligere var her også en skole.
Bu sırada Chalmers University of Technology'de endüstriyel ekonomi ve teknoloji yönetimi okuyordu.Dia kemudian mengejar gelar di Manajemen Industri Ekonomi dan Teknologi di Universitas Teknologi Chalmers.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Sebagai seorang anak, Porter selalu membaca, mulai dari buku klasik hingga novel picisan.
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.学校の周りを走る。
Ağabeyi Hans da orada Tıp okuyordu.她哥哥汉斯,在这里学习医学。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.昴所就讀的學校。
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.这些绘画在当时饱受批评。
Bir şeyler yazmıyordum ama, üç dört edebiyat dergisi okuyordum.Работи в няколко литературни списания и пише рецензии за чуждестранна литература.
Çünkü kurallarına meydan okuyordu.Той живее по свои правила.
2006 yılında, 51,359 çocuk okuyordu.В него през 2006 г. са учили 11 458 студенти.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Porter je kot otrok ves čas bral raznovrstna dela, od klasike do kratkočasne trivialne literature.
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.Tuo metu daug rašė.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.저에게 그 7년은 정말 행복했습니다. 왜냐하면 독서하고, 글쓰고, 생각하고, 연구하는 시간이었기 때문입니다.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.A pre mňa bolo tých 7 rokov požehnaním, čítala som, písala, premýšľala, bádala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Dla mnie, to było 7 cudownych lat. ponieważ czytałam, pisałam, myślałam i prowadziłam badania.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.E per me, quei sette anni sono stati un'immensa gioia, perché scrivevo, leggevo, pensavo, facevo ricerche.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.For mig var de syv år som en total lykke, for jeg læste, jeg skrev, jeg tænkte, jeg forskede.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.In zame je bilo teh sedem let popoln užitek, saj sem brala, pisala, razmišljala, raziskovala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Ne seitsemän vuotta olivat ihania, koska sain lukea, kirjoittaa, ajatella ja tutkia.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Pro mě těch sedm let bylo vrcholem blaha, protože jsem četla, psala, přemýšlela a hledala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Şi pentru mine, aceşti şapte ani au fost o fericire completă, pentru că citeam şi scriam, gândeam, cercetam.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Számomra ez a 7 év tökéletes áldás volt, mert olvastam, írtam, gondolkodtam, kutattam.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Và với tôi bảy năm đó thực sự là một niềm hạnh phúc hoàn toàn, bởi tôi đọc, tôi viết Tôi nghĩ, tôi nghiên cứu.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Voor mij waren die zeven jaar een zaligheid, want ik las, ik schreef, ik dacht na, ik deed onderzoek.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Και για εμένα, αυτά τα εφτά χρόνια ήταν μια απόλυτη ευτυχία, γιατί διάβαζα, έγραφα, σκεφτόμουν, ερευνούσα.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Для меня эти 7 лет стали годами абсолютного блаженства, потому что я читала, писала, размышляла, исследовала.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.За мен тези седем години бяха абсолютно блаженство, защото четях, пишех, мислех, проучвах.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Ці сім років стали для мене суцільним блаженством, тому що я читала і писала, думала і досліджувала.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.בשבילי, אלו היו 7 שנים של אושר טהור, כי קראתי, כתבתי, הרהרתי, חקרתי.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.وبالنسبة لي .. كانت تلك السنوات السبع نعمة كبيرة، لأنني كنت اقرأ و أكتب، وكنت أفكر و أبحث.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.ひたすら読書し 書き 考え 調査する 祖父が書斎で1人過ごしたのと
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.Biblioteca mea personala avea o mie cinci sute de volume, de valoare imensa, si citeam continuu.
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.Meine persönliche Bibliothek umfasst 150 000 Bände, von ungeheurem Wert, und ich las ständig.
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.Oma henkilökohtainen kirjastoni oli 150 000 mittaamattoman arvokasta teosta ja luin jatkuvasti.
Benim şahsi kütüphanem, yüzellibin hacminde, ve çok değerli, ve ben durmadan okuyordum.كانت مكتبتي الشخصية الخاصة ماية وخمسين الف مجلد، ذو اهمية بالغة، وانا كنت اقرأ بإستمرار.
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Discutam zilele trecute la un talk-show, iar interlocutorul mă provoca şi zice,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Dyskutowałem o tym w talk-show, gdy facet prowokował mnie, pytając:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Ich war neulich mal in einer Talkshow, und da forderte mich jemand heraus und fragte:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Je débattais l'autre jour sur un plateau télé, et l'autre personne me provoquait, il disait,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Jednou jsem diskutoval v nějaké talk-show a jeden člověk mě vyzýval a ptal se:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;전에 토크쇼에서 토론을 하고 있었습니다. 진행자가 저에게 이런 질문을 하더군요.
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Laatst zat iemand me uit te dagen tijdens een discussie in een praatprogramma.
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;L'altro giorno ero ospite ad un talk show e uno dei presenti mi ha chiesto in tono provocatorio:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Raz som diskutoval v nejakej talk-show a jeden človek ma vyzýval a pýtal sa:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Saya berdebat pada suatu hari dalam suatu temu wicara, dan pria ini menantang Saya dan berkata,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Tôi đã tranh cãi vào một ngày trong một buổi nói chuyện, và một anh chàng đã thách thức tôi,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Είχα μια συζήτηση τις προάλλες σε μια εκπομπή, και ο τύπος με προκαλούσε λέγοντας,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Аз дебатирах онзи ден в едно толк шоу, и човека ме предизвикваше и казваше,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;І одного дня я сперечався на ток-шоу, і мій опонент хотів поставити мене у складне становище й казав:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Я участвовал в дискуссии однажды на одном ток-шоу, и тот человек, оспаривая мои слова, спросил:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;התווכחתי באחד הימים בתוכנים טלויזיה, והבחור אתגר אותי ואמר,
İlgili Sayfalar