Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameUporabnik ICQ bere vaše sporočilo stanjaName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameUžívateľ ICQ si číta vašu správu o staveName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameUživatel ICQ si čte vaši zprávu o stavuName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameUżytkownik ICQ odczytuje Twoją wiadomość statusuName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameΈνας χρήστης ICQ διαβάζει το μήνυμα κατάστασής σαςName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameКористувач ICQ читає ваше повідомлення про станName
Bir ICQ kullanıcısı sizin durum iletinizi okuyorNameПользователь ICQ1 читает ваше состояниеName
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Discutam zilele trecute la un talk-show, iar interlocutorul mă provoca şi zice,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Dyskutowałem o tym w talk-show, gdy facet prowokował mnie, pytając:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Ich war neulich mal in einer Talkshow, und da forderte mich jemand heraus und fragte:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Je débattais l'autre jour sur un plateau télé, et l'autre personne me provoquait, il disait,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Jednou jsem diskutoval v nějaké talk-show a jeden člověk mě vyzýval a ptal se:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;전에 토크쇼에서 토론을 하고 있었습니다. 진행자가 저에게 이런 질문을 하더군요.
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Laatst zat iemand me uit te dagen tijdens een discussie in een praatprogramma.
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;L'altro giorno ero ospite ad un talk show e uno dei presenti mi ha chiesto in tono provocatorio:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Raz som diskutoval v nejakej talk-show a jeden človek ma vyzýval a pýtal sa:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Saya berdebat pada suatu hari dalam suatu temu wicara, dan pria ini menantang Saya dan berkata,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Tôi đã tranh cãi vào một ngày trong một buổi nói chuyện, và một anh chàng đã thách thức tôi,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Είχα μια συζήτηση τις προάλλες σε μια εκπομπή, και ο τύπος με προκαλούσε λέγοντας,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Аз дебатирах онзи ден в едно толк шоу, и човека ме предизвикваше и казваше,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;І одного дня я сперечався на ток-шоу, і мій опонент хотів поставити мене у складне становище й казав:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;Я участвовал в дискуссии однажды на одном ток-шоу, и тот человек, оспаривая мои слова, спросил:
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;התווכחתי באחד הימים בתוכנים טלויזיה, והבחור אתגר אותי ואמר,
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;لقد كنت أجادل بالأمس حول برنامج تلفزيوني، وكان الرجل يتحداني ويقول،
Bir talkshowda diğer gün tartışıyordum, adam bana meydan okuyordu,;ある男の人が 私にこんな質問をしてきました 「なんで牧師が環境保護なんか しているんだ」
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.De tager steder hen, de klarer udfordringer, de tjener point.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ellos viajan, tienen desafíos, ganan puntos.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Elmennek helyekre, megtesznek dolgokat és pontokat gyűjtenek.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ils vont dans des endroits, ils acceptent des défis, ils gagnent des points.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.사람들은 어떤 장소들에 가서 도전을 하고 포인트를 얻습니다.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Odwiedzają różne miejsca, uczestniczą w konkursach, zdobywają punkty.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Se duc prin diferite locuri, participă în concursuri, câștigă puncte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Sie gehen an Orte, sie stellen sich Herausforderungen, sie verdienen Punkte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Vanno in vari posti, partecipano a delle sfide, guadagnano dei punti.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ze gaan naar plekken toe, ze nemen uitdagingen aan, ze verdienen punten.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Πάνε σε διάφορα μέρη, δέχονται προκλήσεις, κερδίζουν πόντους.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Люди посещают места, выполняют задания, зарабатывают очки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Те посещават места, изпълняват предизвикателства, печелят точки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.הם הולכים למקומות, הם מבצעים אתגרים, הם זוכים בנקודות.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.يذهبون إلى أماكن ، يفعلون بعض التحديات و يكسبون نقاط
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.進捗ダイナミクスをそこに導入しています
BL: Ne okuyorsunuz?Bạn đang đọc cái gì?
BL: Ne okuyorsunuz?Co czytasz?
BL: Ne okuyorsunuz?O que é que estão a ler?
BL: Ne okuyorsunuz? Orada kelimeler yok ki.연사: 무엇을 읽고 계세요? 저기엔 단어도 없는데요.
BL: Ne okuyorsunuz? Orada kelimeler yok ki.ב"ל: מה אתם קוראים? אין כאן שום מילים.
BL: Ne okuyorsunuz? Orada kelimeler yok ki.ب. ل: ماذا تقرؤون؟ ليست هناك كلمات.
BL: Ne okuyorsunuz? Orada kelimeler yok ki.見たものを読んでくださいと 言いましたよね?
Blog okuyorsa, o blogta anahtar kelimeler ya da reklamlara odaklanırım.블로그를 즐겨 본다면, 블로그에 광고를 하거나 키워드를 이용하는 게 좋을 테고요
Blog okuyorsa, o blogta anahtar kelimeler ya da reklamlara odaklanırım.Si leen blogs, de alguna manera quiero palabras clave o mejor, anuncios, o algo en el blog.
Blog okuyorsa, o blogta anahtar kelimeler ya da reklamlara odaklanırım.Якщо вони читають блог, я хочу якимось чином отримати або ключові слова або кращу рекламу або щось у блозі.
Blog okuyorsa, o blogta anahtar kelimeler ya da reklamlara odaklanırım.إن كانوا يقرأون المدونات، فأحتاج إلى كلمات دلالية أو إعلانات أفضل في المدونة.
Blog okuyorsa, o blogta anahtar kelimeler ya da reklamlara odaklanırım.新聞や専門誌の購読、ラジオやテレビの視聴など
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor."Este 'bozo' está leyendo el texto de la diapositiva.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor."Этот тупица читает слайд дословно.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor.自分で黙読したようが このバカの朗読より早い
Bu aslında beyin akımı sensörü, beynimdeki elektriksel faaliyetleri okuyor bu konuşma sırasında.Dit is een hersengolfsensor die de elektrische activiteit in mijn hersenen meet terwijl ik hier sta.
Bu aslında beyin akımı sensörü, beynimdeki elektriksel faaliyetleri okuyor bu konuşma sırasında.En realidad un sensor de ondas cerebrales que lee la actividad eléctrica del cerebro conforme doy esta charla.
Bu aslında beyin akımı sensörü, beynimdeki elektriksel faaliyetleri okuyor bu konuşma sırasında.사실 이것은 말을 하고 있는 제 두뇌의 전기 활동을 읽는 뇌파 센서입니다
Bu aslında beyin akımı sensörü, beynimdeki elektriksel faaliyetleri okuyor bu konuşma sırasında.Tämä on oikeastaan aivoanturi, joka mittaa aivojeni sähköistä toimintaa pitäessäni tämän puheen.