Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Я не знаю, сколько статей вы читаете.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.אתם יודעים, אני לא יודע כמה מאלה אתם קוראים.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.كما تعلمون، أنا لا أعلم كم منها تقرأون.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.読んでも面白くないし 書くのもあまり面白くありません
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.A hátul ülőknek, "És ekkor egy csoda történik.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor."Depois acontece um milagre.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.For de af Jer omme bagved, står der her: "Så sker der et mirakel.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.För er längre bak det står här "Och så sker ett mirakel.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Für euch da hinten, hier steht: "Dann geschah ein Wunder!
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.저기 뒤에 앉아 계신 분들을 위해 읽어드리자면, "그리고 기적이 일어남.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Para aquellos en el fondo, dice: "Entonces sucede un milagro".
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Pentru cei din spate, scrie "Apoi se întâmplă o minune.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Per quelli in fondo, dice "E quindi avviene un miracolo.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor."Potom sa stane zázrak."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Pour ceux du fond, ça dit "Puis un miracle se produit."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Pro ty, co sedí vzadu, píše se tu: "Pak se stane zázrak.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor."Rồi một phép màu xảy ra."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Takana istuville, siinä lukee "Sitten tapahtuu ihme."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.[Tu następuje cud.] "Punkt drugi trzeba dościślić."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Voor de mensen achteraan, er staat "Hier gebeurt een mirakel." En:
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Za tiste zadaj, tu piše: Nato se zgodi čudež.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Για εσάς στα πίσω καθίσματα, λέει εδώ "Και μετά συμβαίνει ένα θαύμα."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.За тези от вас назад, тук пише "И тогава става чудо.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.Здесь написано: "Тогда происходит чудо.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.לאלה מכם שיושבים מאחור, כתוב כאן "ואז מתרחש נס."
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.للجالسين في الخلف، انه يقول " ثم حدثت معجزة.
Arkada oturanlar için okuyorum, "Sonra bir mucize oluyor.ここではもっとありのままでいなくちゃ」と言っています
Ayrıca, Green Teoremini kullanmadan bu integrali çözmeniz konusunda size meydan okuyorum. -En ik daag je uit om dezelfde integraal op te lossen zonder het gebruik van de stelling van Green.
Ayrıca, Green Teoremini kullanmadan bu integrali çözmeniz konusunda size meydan okuyorum. -Spróbujcie teraz policzyć tę całkę krzywoliniową nie stosując twierdzenia Greena.
Ayrıca, Green Teoremini kullanmadan bu integrali çözmeniz konusunda size meydan okuyorum. -Und das interessante ist, dass ich Sie lösen Herausforderung das gleiche integraler ohne Green's Theorem.
Ayrıca, Green Teoremini kullanmadan bu integrali çözmeniz konusunda size meydan okuyorum. -והדבר המעניין הבא - אני מאתגר אתכם לפתור את האינטגרל הזה בלי להשתמש במשפט גרין.
Ayrıca, Green Teoremini kullanmadan bu integrali çözmeniz konusunda size meydan okuyorum. -グリーンの定理を使用せずに同じ積分を解くことです。 この曲線のためのパラメータを見つけた後、
Ayrıca x 1'e eşit iken y'nin 4'e eşit olduğu da verilmiş Evet bunu doğru okuyorum.E diz que y é igual a 4 quando é igual a 1.
Ayrıca x 1'e eşit iken y'nin 4'e eşit olduğu da verilmiş Evet bunu doğru okuyorum.Říká se tady, že y se rovná 4, když x se rovná 1.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.저에게 그 7년은 정말 행복했습니다. 왜냐하면 독서하고, 글쓰고, 생각하고, 연구하는 시간이었기 때문입니다.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.A pre mňa bolo tých 7 rokov požehnaním, čítala som, písala, premýšľala, bádala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Dla mnie, to było 7 cudownych lat. ponieważ czytałam, pisałam, myślałam i prowadziłam badania.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.E per me, quei sette anni sono stati un'immensa gioia, perché scrivevo, leggevo, pensavo, facevo ricerche.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.For mig var de syv år som en total lykke, for jeg læste, jeg skrev, jeg tænkte, jeg forskede.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.In zame je bilo teh sedem let popoln užitek, saj sem brala, pisala, razmišljala, raziskovala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Ne seitsemän vuotta olivat ihania, koska sain lukea, kirjoittaa, ajatella ja tutkia.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Pro mě těch sedm let bylo vrcholem blaha, protože jsem četla, psala, přemýšlela a hledala.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Şi pentru mine, aceşti şapte ani au fost o fericire completă, pentru că citeam şi scriam, gândeam, cercetam.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Számomra ez a 7 év tökéletes áldás volt, mert olvastam, írtam, gondolkodtam, kutattam.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Và với tôi bảy năm đó thực sự là một niềm hạnh phúc hoàn toàn, bởi tôi đọc, tôi viết Tôi nghĩ, tôi nghiên cứu.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Voor mij waren die zeven jaar een zaligheid, want ik las, ik schreef, ik dacht na, ik deed onderzoek.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Και για εμένα, αυτά τα εφτά χρόνια ήταν μια απόλυτη ευτυχία, γιατί διάβαζα, έγραφα, σκεφτόμουν, ερευνούσα.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Для меня эти 7 лет стали годами абсолютного блаженства, потому что я читала, писала, размышляла, исследовала.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.За мен тези седем години бяха абсолютно блаженство, защото четях, пишех, мислех, проучвах.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.Ці сім років стали для мене суцільним блаженством, тому що я читала і писала, думала і досліджувала.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.בשבילי, אלו היו 7 שנים של אושר טהור, כי קראתי, כתבתי, הרהרתי, חקרתי.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.وبالنسبة لي .. كانت تلك السنوات السبع نعمة كبيرة، لأنني كنت اقرأ و أكتب، وكنت أفكر و أبحث.
Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum.ひたすら読書し 書き 考え 調査する 祖父が書斎で1人過ごしたのと
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Alcuni si specializzano in arte o musica e pensano di non poter scrivere.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Algunos tienen grados en arte o música, y creen que no pueden escribir.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Certains étudient l'art ou la musique et ils pensent qu'ils ne peuvent pas écrire.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Há uns, formados em arte ou música, que julgam que não sabem escrever.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.미술하는 학생들, 음악하는 학생들, 많죠. 이 학생들은 글을 자기가 못 쓸 거라고 생각해요.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Manche haben einen Abschluss in Kunst oder Musik, und glauben, dass sie nicht schreiben können.
Bazıları sanat ya da müzik okuyor ve yazamadıklarını düşünüyor.Một vài người học ngành nghệ thuật hay âm nhạc và nghĩ rằng họ không thể viết.