"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum.'Maar ik lees je blog, ik weet dat je je platenmaatschappij haat.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum." Mais je lis votre blog, je sais que vous détestez votre label.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Ma leggo il tuo blog, so che odi la tua casa discografica.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Mas eu leio o teu blogue, sei que odeias a tua editora.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Men jag läste din blogg, jag vet att du hatar ditt skivbolag.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Men jeg læser jeres blog, og jeg ved I hader jeres pladeselskab.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Mutta luen blogiasi. Tiedän, että vihaat levy-yhtiötäsi.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Nhưng tôi đã đọc blog của cô, và tôi biết cô ghét cái hãng thu âm đó.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Pero leí tu blog, sé que odias tu sello.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum. Sadece sana bu parayı vermek istedim.""Но чета блога ти, знам че мразиш компанията ви, затова исках да ти дам на теб парите."
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Tetapi saya membaca blog anda, saya tahu anda membenci label anda.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Αλλά διαβάζω το μπλογκ σου, ξέρω ότι μισείς την δισκογραφική σου.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Але я читаю Ваш блог, і знаю, що Ви ненавидите вашу звукозаписуючу компанію.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Но я читаю Ваш блог и знаю, что Вы ненавидите Вашу звукозаписывающую компанию.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."אבל אני קורא את הבלוג שלך. אני יודע שאת שונאת את החברה שלך.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."ولكن قرأت المدونة الخاصة بك، وأنا أعلم أنك تكرهين الشركة الخاصة بك.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum.このお金はあなたに 受け取って欲しい」
Ama sadece zihindir, zihni okuyorsundur ve senin özünden okumanı istiyorum.Pero es sólo desde la mente, estás leyendo desde la mente, y yo quiero que leas desde el Ser.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.A jednak, ty sama buntujesz się przeciwko tym wizerunkom.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Apesar disso, tu própria desafias todas essas caracterizações.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.A přesto vy sama se vymykáte oněm charakteristikám.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.E ancora, lei stessa sfida tutte queste caratterizzazioni.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Et cependant vous-même défiez toutes ces caractérisations.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.In kljub vsemu, vi sami kljubujete vsem tem oznakam.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.나디아씨 본인도 그러한 기존의 인식들을 전부 깨트리고 계신데요
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Namun, Anda sendiri menantang semua karakterisasi itu.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Och ändå trotsar du själv alla dessa skildringar.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Sie selbst passen nicht zu all diesen Darstellungen.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Și totuși, chiar tu sfidezi aceste caracterizări.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Toch ontkracht jij zelf al die karakteriseringen.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Ugyanakkor te magad ellentmondasz mindazoknak a jellemzéseknek.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Và vậy nhưng bản thân chị lại phủ nhận những lời miêu tả về Yemen đó.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Y, sí, tú misma desafías todos esos estereotipos.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Και ακόμα, εσύ η ίδια αψηφάς όλους αυτούς τους χαρακτηρισμούς.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.И все пак, ти самата не се поддаваш на всички онези характеристики.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Крім того, Ви сама кидаєте виклик усім тим характеристикам.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.Кроме того, вы сами бросаете вызов этой ситуации.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.ואילו את עצמך, מתריסה כנגד כל אותם האיפיונים.
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.وأنت .. أيضاً تقوضين كل تلك الصور المسبقة الصنع عن اليمن
Ancak sen kendin bu tanımlamaların hepsine meydan okuyorsun.今までとは違いますね 少し個人的な事をお聞きしたいと思います
Anladýk ÝTÜ'de... ...okuyorsun ođlum. - Hakikaten dođru söylüyor ođlum.Kuzey.
Anladýk ÝTÜ'de... ...okuyorsun ođlum. - Hakikaten dođru söylüyor ođlum.Кузей.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum. Ama okuması da yazması da eğlenceli değil.Ik weet niet hoeveel u er leest... maar ze zijn geen pretje om te lezen en vaak ook niet om te schrijven.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum. Ama okuması da yazması da eğlenceli değil.Nevím kolik jste takových článků četli, ale není příliš zábavné to číst, a často ani psát.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum. Ama okuması da yazması da eğlenceli değil.Nu ved jeg ikke hvor mange af dem i har læst, men de er ikke sjove at læse og er ofte ikke sjove at skrive.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum. Ama okuması da yazması da eğlenceli değil.Quer dizer, não sei quantos leem, mas não são divertidos de ler nem não são divertidos de escrever.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum. Ama okuması da yazması da eğlenceli değil.To znaczy, nie wiem ile takich czytacie ale nie jest przyjemnością ich czytanie, i często pisanie.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Bạn biết không, tôi không biết bạn đã đọc bao nhiêu bài báo
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.En tiedä paljonko luette niitä.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Jag vet inte hur ofta ni läser forskningsartiklar.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Je ne sais pas combien vous en lisez.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.글쎄요.. 여러분중에 그런 글을 읽는 분들이 얼마나 될지 모르지만
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Nem tudom, olvasnak-e Önök ilyesmit.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Saj veste. Ne vem sicer, koliko ste jih prebrali.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Sapete, non so voi quante ne leggiate.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Sie wissen, Ich weiß nicht wieviele sie davon lesen.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Ştiţi, nu ştiu cât de multe din acestea aţi citit.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Viete, netuším, koľko ste ich prečítali.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Βασικά, δεν ξέρω πόσα τέτοια κείμενα διαβάζετε.
Aranızda kimler bu tür yayınları okuyor bilmiyorum.Не знам колко от тях сте прочели.