O sırada Charlie, Claire'nin günlüğünü Sawyer'den alıp okumaya başlamıştır.La 25e nuit, Charlie lit le journal de Claire qu'il a réussi à récupérer auprès de Sawyer.
Ödülün ana amacı, gençleri okumaya teşvik etmektir.Cette dernière a pour principal objectif la promotion de la lecture pour les enfants.
1987 yılında Hamburg Müzik ve Sanat Yüksekokulu'nda okumaya başlamıştır.En 1987, il entreprend des études au lycée de musique et d'art de Hambourg.
Günlüğü okumaya başlar.Il commence à tenir un journal.
Viktor, on yaşından itibaren, Vyatka'daki bir din okulunda (seminer) okumaya başladı.À partir de dix ans, Viktor commence à étudier dans un séminaire orthodoxe de Viatka.
Bir sonraki yıl simyacı, mistiklerin eserleri ve büyü üzerine okumaya başladı.Très tôt il se passionne pour la magie et autres arts de l'illusion.
Çok kalın bir Hollanda aksanı vardı ve kâğıttan okumaya çalışıyordu.Avec son accent néerlandais très prononcé, il a lu les paroles qu’on lui avait remises.
Speer oldukça fazla kitap okumaya zaman harcamıştır.Speer consacra beaucoup de son temps et de son énergie à la lecture.
Charlie şifreyi kırar ve içindekileri okumaya başlar.Peter envisage l'ouverture de sa boîte, puis se met à peindre.
Ben okumaya devam ettim.Seguí leyendo.
O, kitabı okumaya devam etti.Siguió leyendo el libro.
Amerika'ya Amerikan edebiyatı okumaya gitti.Él fue a América para estudiar la literatura americana.
Bu kitap okumaya değer.Vale la pena leer este libro.
Kitabı okumaya başladım.Empecé a leer el libro.
O akşam yemeğini bitirdikten sonra, romanı okumaya başladı.Tras terminar de cenar, empezó a leer la novela.
Sorun onun mektubu okuyup okumayacağıdır.La cuestión es si leerá la carta.
Gözlüğünü taktı ve okumaya başladı.Se puso sus lentes y comenzó a leer.
Okumaya devam etti ve bana cevap vermedi.Siguió leyendo y no me respondió.
Okumaya devam edin.Siga leyendo.
Kitabı okumaya devam etti.Él siguió leyendo el libro.
O kitabı zaten okumaya başladım.Ya he empezado a leer ese libro.
Tom kitabı okumaya devam etti.Tom siguió leyendo el libro.
Kitabı okumaya devam ettim.Seguí leyendo el libro.
Tom bir kitap aldı, açtı ve okumaya başladı.Tom cogió un libro, lo abrió y lo empezó a leer.
Sonra Edward, bebeğin düşüncelerini okumaya başlar.Pero casi al final del embarazo Edward puede leer los pensamientos del bebé.
Okumaya devam ettim ve son sayfaya geldiğimde 'Aman Tanrım!' dedim.Seguí leyendo y llegué a las últimas páginas y Dios mío.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.¿Qué leen los que no leen?
Cevabı aramaya çalışırken söz konusu kitapları okumaya başladı.Intentando encontrar una respuesta en sí mismo, empezó a leer libros que abordaban este tema.
Baron Corbin de meydan okumaya cevap vermek için geldi ama Dillinger onu uzaklaştırdı.Baron Corbin también salió porque también quería responder al desafío, pero era demasiado tarde.
1827'de, Bonn Üniversitesi'de tıp okumaya başladı.En 1843, comienza a enseñar en Bonn.
Çok hızlı okumaya hadr denir.Aprende a leer muy pronto.
Her başı, dört vedadan birini ezberden okumaya devam eder.Cada boca recita uno de los cuatro Vedas.
Bu yüzden Gün Sazak Amerika'ya ziraat okumaya gönderilir.Muy pronto esta misma voz se oirá en América Latina.
O hukuk okumaya karar verdi.Egli decise di studiare legge.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Sono da ricordare anche un paio di racconti scritti prevalentemente per invitare alla lettura i bambini.
Sonra Edward, bebeğin düşüncelerini okumaya başlar.Durante la gravidanza Edward percepisce i pensieri del bambino.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.In seguito decise di abbandonare gli studi per diventare uno scrittore.
200 kadar öğrenci ücretsiz olarak okumaya başladı ve 100 yeni öğrencinin de, okulda eğitim görmeye başladı.La regina prendeva due ore di lezioni al giorno e anche i giovani principi divennero suoi allievi.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.Asino chi non legge.
Bu okul kapatılınca Arnavutköy’deki Amerikan Kız Koleji’nde okumaya başladı.Quando questo non si poté concretizzare, aprì una scuola per ragazze afroamericane a Daytona Beach.
1846 yılında İngiltere’ye dönerek Oxford Üniversitesi’nde tıp okumaya başlar.Tornò in Inghilterra nel 1646 per andare a studiare medicina a Oxford.
Fakat Tony kadını dinlemez, kadına sert bir tokat atarak bildiğini okumaya devam eder.Leo tuttavia non si fida di lui, perché capisce che sta nascondendo qualcosa.
O okumaya daldı.Она погрузилась в чтение.
Öğrencilik yıllarında çok okumaya başlamış, şiirler, hikâyeler yazıyordu.В студенческие годы стал больше читать, писал стихи, рассказы.
Günlüğü okumaya başlar.Начал читать газеты.
Her başı, dört vedadan birini ezberden okumaya devam eder.Говорится, что каждая из его четырёх голов непрерывно декламирует одну из четырёх Вед.
Günlüğü açıp okumaya başlar.Он открывает книгу и начинает читать.
Bir sonraki yıl simyacı, mistiklerin eserleri ve büyü üzerine okumaya başladı.В следующем году он начал изучение книг по алхимии, мистике и магии.
Lise eğitimini Robert Kolej’inde tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde iktisat okumaya başladı.Роберт Зейдель, окончив народную школу, начал работать на местной фабрике.
İntihar girişiminden sonra kendisini tekrar okumaya verdi.بعد محاولته للانتحار عكف مرة أخرى على القراءة.
1924 yılında, daha önce babasının da öğretim üyeliği yaptığı Milano Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladı.في عام 1924 سجل في كلية القانون في جامعة ميلان والذي كان والده يدرس فيها في فترة سابقة.
Çok hızlı okumaya hadr denir.16 ـ أن يكون سريعاً في القراءة.
Yağmurluğunun cebinden çıkan iki eski mektubu okumaya başlar.و بدء بقراءة خطابين أخرجهم من البلطو الحامى من المطر .
Speer oldukça fazla kitap okumaya zaman harcamıştır.Speer gastava muito tempo com leituras.
Nickson-Soul, Hawaii Üniversitesi'nde okumaya devam ederken, Honolulu'lu bir modeldi.Enquanto estudava na Universidade do Havaí, Nickson-Soul também era uma modelo em Honolulu.
Okumayanlar da dışarıda çalışmaktadır.Os que compram livros também não leem.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Durante este período, ele parece ter encontrado tempo para estudar e escrever.
Kitabı okumaya başladıkları anda kitabın içine girerler.Ao lerem o livro, eles acabam entrando no mesmo.
Meydan okumaya Lita cevap verdi ve koruma için The APA'i tuttu.Lita correspondeu o desafiou, e contratou APA para sua proteção.
1924 yılında, daha önce babasının da öğretim üyeliği yaptığı Milano Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladı.Em 1924 ele entrou para a faculdade de direito da Universidade de Milão, onde seu pai ensinara.