okumayı ile cümle

okumayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kitap okumayı çok sever.Hän harrastaa lukemista.
Kardeşim okumayı öğrendi.Veljekset ovat oppineet lopultakin lukemaan.
Kitabı okumayı bitirdiysen kütüphaneye iade et.Jos olet lukenut kirjan loppuun, palauta se kirjastoon.
Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.Kommenttien lisääminen helpottaa koodin lukemista.
Eve gitmektense kütüphanede oturup okumayı tercih ederim.Istun mieluummin kirjastossa lukemassa kuin menen kotiin.
Dört yaşında, konuşmayı öğrendiği gibi okumayı da öğrendi, aynı anda annesi ona yazmayı da öğretti.Ο ίδιος δήλωσε πως έμαθε να διαβάζει και να γράφει σε μεγάλη ηλικία και πως τον δίδαξε η μητέρα του.
Komutanım okumayı sevdiğimi biliyordu.Η Χωρέμη μισούσε το διάβασμα.
Corto'nun başucu kitabı yazar Thomas More'un Ütopya'dır ancak onu okumayı asla bitirememiştir.Αγαπημένο του ανάγνωσμα η Ουτοπία του Τόμας Μορ, αλλά δεν καταφέρνει να το τελειώσει ποτέ.
Günah Çıkartıcı Theofanis'in Vakainamesinde, Çiçek'in dini metinleri okumayı öğrendiğini kaydeder.Το χρονικό του Θεοφάνη του Ομολογητή καταγράφει ότι η Τζιτζάκ έμαθε να διαβάζει θρησκευτικά κείμενα.
The Miz, bu meydan okumayı kabul etti.Οι Επιμηλίδες δέχθηκαν την πρόκληση.
Kitap okumayı ve film izlemekten hoşlanır.Κατά τον ελεύθερο χρόνο του απολαμβάνει να ταξιδεύει και να παρακολουθεί ταινίες και θεατρικές παραστάσεις.
Tom kitabı okumayı durdurdu.Ο Τομ σταμάτησε να διαβάζει το βιβλίο.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Han kan ikke se pointen i at skulle læse og skrive.
Aldeburgh’da okul yoktu bu yüzden Garret annesinden 3 temel şeyi; okumayı, yazmayı ve matematiği öğrendi.Da der ikke var nogen skole i Aldeburgh, lærte Elizabeth Garrett at læse, skrive og regne af sin mor.
Kitap okumayı çok sever.Hun er glad i å lese.
Birinci sınıf bitmek üzereyken okumayı sökememiştir.Egentlig kan han ikke lese ved utgangen av første klasse.
Eğitiminin dışında, Kur'an'dan ayetleri okumayı öğretti.Men de lærte seg selv å resonnere.
İnsanları iyi tanıyor, içlerini okumayı biliyor.Vi vet at han er verd å lese.
Nakamura meydan okumayı kabul etti.Kartago tok opp utfordringen.
Doğu illerinde bulunduğu sırada Ermenice konuşmayı ve Fransızca okumayı öğrendi.Under sine år som misjonær i Orienten lærte han å skrive og tale kinesisk.
Kitap okumayı çok sever.Dia suka sekali membaca.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Ia menyuaki menari dan membaca.
Nakamura meydan okumayı kabul etti.Rhoma menerima tantangan itu.
Eğitiminin dışında, Kur'an'dan ayetleri okumayı öğretti.Hamka menemukan keasyikan belajar dengan Ki Bagus yang mengupas makna ayat-ayat Al-Quran secara mendalam.
Şef, müzik eserini çeşitli tonalite anahtarları (sol anahtarı, fa anahtarı, do anahtarı) içinde okumayı bilir.Pencipta musik dan penulis lirik, mampu memainkan berbagai alat musik, termasuk biola.
Shigeru Miyamoto, çizim yapmayı, araştırmayı, gezmeyi ve çizgi roman okumayı seviyordu.Vashti gemar melukis, membaca, dan bepergian ke pantai.
Kitap okumayı çok sever.Cô rất thích đọc.
Kitap okumayı oldukça sevmektedir.Đặc biệt ông rất mê đọc sách.
Zaten okumayı sevdiğim için sorun olmadı."Đáng tiếc là ngày nay có những em không thích đọc sách.
Sadece bir araştırma 15.000 ezberden okumayı gerektiriyordu.1回の調査にのべ15000回の朗読が必要だった。
Ama hâlâ okumayı istiyorum.勉強するつもりも無い。
Hayranlarının mektuplarını okumayı seviyor.読書家で、手紙を書くのが大好き。
The Miz, bu meydan okumayı kabul etti.王はこの挑戦を認めた。
Kitap okumayı ve ders çalışmayı çok seviyor.読書好きで勉強熱心。
Ancak meydan okumayı kabul etti.挑戦を認めなかった。
Okumayı da bırakmaz.立ち読みすらできない。
Kitap okumayı çok sever (Uykuda adlı bölümde rüyasında kütüphanededir.).読書が好きで、よく学校の図書室にこもっている。
Genç kız, Japon çalışmalarına önem vermektedir ve manga, haiku, tanka okumayı sevmektedir.日本文化にはまっており、マンガが大好きで、メイドカフェで働いている。
Okumayı seviyor normalde sessiz ve çekingen biridir.普段はおとなしく、読書好き。
Babası tarafından keşfedilen sesinin ilk eğitimini Kur'an okumayı öğrenerek yaptı.父親から教わった独特の話し方で話す。
Sorunları hemen anladı ve meydan okumayı kabul etti."他感受到了挑战,并积极应对”。
Kitap okumayı ve film izlemekten hoşlanır.非常喜歡閱讀及看電影。
Ama hâlâ okumayı istiyorum.發燭讀之。
Daha sonra ise tarih okumayı bıraktı.他后来学习历史。
Eğitiminin dışında, Kur'an'dan ayetleri okumayı öğretti.遣使與曹公相聞,事覺,權幽繫之。
Ayrıca birçok değişik dosya biçimini okumayı (bazı durumlarda yazmayı da) destekler.另外对不同类型的书如何阅读进行了针对性的论述。
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi severdi.他喜欢登山、飞行、航海、骑自行车和音乐。
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve yürüyüşü seviyor.興趣是听音乐、散步。
Okumayı da bırakmaz.또한 독서를 게을리하지 않았다.
Daha sonra ise tarih okumayı bıraktı.후에 구 역사를 철거.
Ama hâlâ okumayı istiyorum.읽기가 다를 뿐이다.
Corto'nun başucu kitabı yazar Thomas More'un Ütopya'dır ancak onu okumayı asla bitirememiştir.הספר האהוב על קורטו הוא "אוטופיה" של תומאס מור, אך הוא מעולם לא סיים לקרוא אותו.
Hatta bazı söylentilere göre Yma Sumac nota okumayı bile bilmiyordu.ספק אם רוב רוכשי הספר אף קראו אותו.
Pauling okumayı çok seven bir çocuktu.לאופולד היה ילד שאהב ללמוד מגיל הרך.
Ama hâlâ okumayı istiyorum.אני רוצה ללמוד עוד.
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve yürüyüşü seviyor.היא אהבה לקרוא, בעיקר על בגדים ונסיעות.
Kitap okumayı ve ders çalışmayı çok seviyor.הוא אהב לקרוא ספרים ואהב ללמוד.
Bu kalın kitabı okumayı bir haftada bitiremem.אינני יכול לגמור לקרוא ספר עבה כזה בשבוע.
Hayranlarının mektuplarını okumayı seviyor.Обича да чете писмата на своите почитатели.
17 Ekim Raw bölümünde Goldberg, 12 yıl sonra WWE'ye dönüşünü gerçekleştirdi ve meydan okumayı kabul etti.На 17 октомври на Първична сила, Голдбърг се завръща в WWE след 2 години и приема предизвикателството.

İlgili Sayfalar