Ana içeriğe geç
Sözlük

okumak ile cümle

okumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Hayır, bu okumak değildi" dedi."Ah, ma quello non è leggere", disse il ragazzo
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.A on przerwał: "Aha! Ale to nie jest czytanie".
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.Hij zei: "O, maar dat is geen lezen."
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.Iar el a răspuns, "Oh, dar aceasta nu e citire."
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.Il a répondu: "Oh ça, cela ne s'appelle pas lire."
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.아이가 답하길, "아, 그렇지만 그건 읽기가 아닌 걸요"
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.Y él dijo, "Oh, pero eso no es leer".
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.И той отвърна, "О, но това не е четене."
"Hayır, bu okumak değildi" dedi."Но это же не чтение".
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.והוא אמר, "הו, אבל זה לא לקרוא."
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.فقال لهم "نعم لكن هذا لا يعد قراءة"
"Hayır, bu okumak değildi" dedi.「じゃあ 読むって何?」と聞いたら
Hepsinin bir yüze ihtiyacı var. Neden mi? Okumak üzere olduğunuz şeyin bir ilk izlenimini vermek için.Hogy valami első benyomást adjanak, hogy megközelítőleg mi vár ránk.
İlk olarak onun iznini almadın, okumak istediğini söylemedin,Du hast ihn nie um Erlaubnis gefragt, sein Buch zu lesen.
İlk olarak onun iznini almadın, okumak istediğini söylemedin,Et alun alkaenkaan kysynyt häneltä lupaa, että lukisit hänen kirjansa.
İlk olarak onun iznini almadın, okumak istediğini söylemedin,In primul rand nu i-ai cerut permisiunea, ca vrei sa citesti cartea lui.
İlk olarak onun iznini almadın, okumak istediğini söylemedin,Om te beginnen heb je nooit zijn toestemming gevraagd, dat je zijn boek wilde lezen.
İlk olarak onun iznini almadın, okumak istediğini söylemedin,في المكان الاول انت لم تأخذ اذنه، ذلك انك تريد قراءة كتابه.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.인간의 뇌에 대한 이야기를 시작하기 전에, 사랑에 관한 시를 한 수 읊어드리려고 합니다. 이 시는 세상 그 어떤 사랑 노래보다 아름답고 강력한 것 같습니다.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.Preden začnem govoriti o možganih, vam želim prebrati najmočnejšo ljubezensko pesem na svetu.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.לכן, לפני שאתחיל לספר לכם על המוח, ברצוני להקריא לכם מה שבעיני הוא שיר האהבה החזק ביותר בעולם.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.لذا ، وقبل أن أبدأ باخباركم عن الدماغ، أريد أن أقرأ لكم ما اعتقد انه أقوى قصيدة حب على وجه الأرض.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.少し朗読します 地球上で最もパワフルな愛の詩です 優れた詩は沢山ありますが
(Kahkahalar) Ama size 217. sayfadan bikaç paragraf okumak istiyorum.(Risate) ma lasciate che vi legga almeno un paio di passaggi a caso dalla pagina 217.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.A borítóján egy nagy "göcsörtös külsejű" vírus volt, és mindenáron el akartam olvasni.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.C'era questa specie di grosso virus simile ad un bozzolo sulla copertina, e semplicemente decisi di leggerlo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Có hình một loại virus trông ngoằn nghèo trên bìa, và tôi chỉ muốn đọc nó thôi.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Da war ein großer zerfurchter Virus auf dem Cover, und ich wollte es einfach lesen.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Era un fel de virus care arăta mai accidentat pe copertă și doar vroiam să o citesc.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Er stond een groot hobbelachtig virus op de voorkant. Ik wilde het gewoon lezen.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Había un gran virus de forma irregular en la portada, y me dieron muchas ganas de leerlo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Il y avait cette espèce de virus cabossé sur la couverture, et j'ai juste eu envie de le lire.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim. Kitabı aldım,Tinha na capa um vírus enorme com um aspeto irregular, e eu fiquei com vontade de lê-lo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.표지에는 울퉁불퉁하게 생긴 바이러스의
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Na okładce był wielki, pozwijany wirus. Miałam ochotę ją przeczytać.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.На корицата имаше един някак бабунест вирус, и просто исках да я прочета.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.На обложке был изображен бугорчатый вирус и мне вдруг захотелось её прочитать.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.על העטיפה היה איור של וירוס גבשושי,
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.كان على الغلاف صوره لفيروس متجعّد المنظر،
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.とにかく読みたくなり 私はその本を手に取りました
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor. Ama biz susmayacağız.しかし、我々は消音されない。
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Keiner möchte davon was lesen, hören oder sehen.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nadie quiere leer, oír o ver.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nessuno ne vuole leggere, sentire nè vedere.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Niemand wil het lezen, horen of zien.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nikdo o tom nechce nic číst, slyšet, nebo vidět.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Ninguém quer ler, ouvir ou ver.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nu vom fi daramati.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Personne ne veut lire, entendre ni voir.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Senki sem akar olvasni, hallani róluk, vagy látni őket.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Ούτε να διαβάσει ούτε να ακούσει και να δεί.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Никой не иска да прочете, чуе или види.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.אף אחד לא רוצה לקרוא, לשמוע או לראות.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.محدش عاوز يقرا او يسمع او يشوف
-Kitaplar. -Okumak için. Militanlarla arkadaşlık mı ediyorsunuz?Borimo se skupaj z njimi.
-Kitaplar. -Okumak için. Militanlarla arkadaşlık mı ediyorsunuz?Walczymy razem, lubimy ich.
Kitap okumak dı,sında her ,seyde tam bir beceriksiz oldugum için nereye gitsem i,s bulamıyorum.Ale oprócz czytania książek niczego nie potrafię, więc nigdzie nie dostanę pracy.
Kitap okumak dı,sında her ,seyde tam bir beceriksiz oldugum için nereye gitsem i,s bulamıyorum.Jag är en klant förutom när det gäller att läsa böcker- -så jag kan inte få nåt jobb.
Kitap okumak dı,sında her ,seyde tam bir beceriksiz oldugum için nereye gitsem i,s bulamıyorum.Jeg er et fæ til alt andet end at læse bøger. Så jeg kan ikke få et job.
Kitap okumak dı,sında her ,seyde tam bir beceriksiz oldugum için nereye gitsem i,s bulamıyorum.-mutta olen tumpelo kaikessa paitsi lukemisessa. Siksi en pääse minnekään töihin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod