% 1 okumak için açılamadıНе удалось открыть% 1 для чтения
% 1 okumak için açılamadıאין אפשרות לפתוח את% 1 לקריאה
'% 1' okumak için açılamadıغير قادر على فتح '% 1' للقراءة
'% 1' okumak için açılamadı.غير قادر على فتح '% 1' للقراءة.
% 1 okumak için açılamadıلا يمكن فتح% 1 للقراءة
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode Island음, 전 60년대 중반무렵에 리즈디 예술학교에서
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode Island60年代の後半に建築学の勉強をしていました
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandBene, ho frequentato la Rhode Island School of Design for architecture nella seconda metà degli anni 60.
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandEh bien, j'ai étudié l'architecture à l'école de Design de Rhode Island dans la deuxième moitié des années 60.
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandEi bine, am fost la Școala pentru Design și Arhitectură Rhode Island în a doua jumătate a anilor '60.
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandIk ging naar de Rhode Island School of Design in de tweede helft van de jaren '60.
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandАми, следвах архитектура в школата по дизайн в Роуд Айлънд през втората половина на 60-те
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode IslandЯ поступил в Школу Дизайна Род Айленда (RISD), чтобы изучать архитектуру. во второй половине шестидесятых.
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode Islandובכן, למדתי אדריכלות בבית הספר לעיצוב של רוד איילנד
60'ların ikinci yarısında, mimarlık okumak için Rhode Islandحسنا لقد درست بكلية التصميم المعماري في جزيرة رودس
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Avoimissa korkeakouluissa opiskelu on joustavaa.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Dans une université ouverte, les études sont flexibles.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.En los centros de enseñanza superior abierta, el horario de estudio es flexible.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Vid öppna högskolor är studierna flexibla.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Процесс преподавания в открытых вузах весьма гибкий.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.في المؤسسات التعليمية العليا المفتوحة تكون الدراسة مرنة.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.领取失业补助金(työttömyyskorvaus)的人可参加公开大学教育。
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.El estudio en los centros de enseñanza superior abierta no es de jornada completa.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.Les études dans une université ouverte ne se font pas à plein temps.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.Opiskelu avoimissa korkeakouluissa ei ole kokopäiväistä opiskelua.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.Studierna vid öppna högskolor är inte heltidsstudier.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.Обучение в открытом вузе не является дневной формой обучения.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.الدراسة في المؤسسات التعليمية العليا المفتوحة هي ليست دراسة يوم كامل.
Açık yüksekokullarda okumak tüm günlü okumak değildir.بإمكانك أن تدرس أيضاً من خلال الشبكة العنكبوتية الإنترنت.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Ako aj zvyšok mojej rodiny, starý otec najradšej zo všetkého čítal.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Al igual que el resto de mi familia, Lo preferido para mi abuelo era leer.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Come il resto della mia famiglia, la cosa che mio nonno preferiva fare in assoluto era leggere.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Épp ahogy családom többi tagjának, nagyapámnak is az olvasás volt a világon a legkedvencebb elfoglaltsága.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Jak w przypadku całej mojej rodziny, ulubionym zajęciem dziadka było czytanie.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.다른 식구들 처럼, 제 할아버지의 일생 동안의 취미는 독서였습니다.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Kot drugi v moji družini je dedek najraje od vsega na svetu bral.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Kuten muunkin perheeni, isoisäni lempiharrastus oli lukeminen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Ligesom resten af min familie var min bedstefars yndlingsbeskæftigelse at læse.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Net zoals de rest van mijn familie had mijn opa één lievelingsbezigheid: lezen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Precis som hos resten av min familj var min farfars favoritsyssla att läsa av alla saker i världen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Precum restul familiei mele, activitatea preferată a bunicului meu era să citească.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Sebagaimana seluruh keluarga saya, kegiatan favorit kakek saya di seluruh dunia adalah membaca.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Stejně jako u zbytku mé rodiny, dědečkovou nejoblíbenější činností na celém světě bylo čtení.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Tal como o resto da família, a actividade favorita do meu avô no mundo inteiro era ler.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Tout comme le reste de ma famille, ce que mon grand-père aimait à faire le plus au monde, c'était lire.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Wie der Rest meiner Familie war Lesen die Lieblingsbeschäftigung meines Großvaters.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Όπως και η υπόλοιπη οικογένειά μου, το αγαπημένο πράγμα του παππού μου ήταν να διαβάζει.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Любимейшим занятием моего дедушки, как впрочем и всех остальных членов семьи, было чтение.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Як і решта моєї родини, дідусь понад усе на світі любив читати.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.ממש כמו אצל שאר משפחתי, הדבר הכי אהוב על סבי היה קריאה.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.تماما مثل بقية عائلتي، فقد كان عشق جدي الوحيد في هذا العالم هو القراءة.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.祖父もまた何よりも本を読むのが好きでした でも祖父はまた教会の集まりも好きでした
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Ale zapomniałam, że jestem w pracy, i tylko czytałam książki, więc mnie zwolnili.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Jag glömde att det var ett jobb och läste jämnt så jag fick sparken.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Jeg glemte, at det var et job, og læste bare, så jeg blev fyret.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Ma ho dimenticato che si trattava di un lavoro, non facevo altro che leggere, e così mi hanno licenziato.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Mas esquecia-me de que estava a trabalhar e passava o tempo a ler livros, por isso, fui despedida.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Pero se me olvidó que tenía que trabajar y me pasaba el día leyendo libros.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Unohdin olevani töissä ja vain luin, joten sain potkut.
Ama i,ste oldugumu unuttum. Tek yaptıgım kitap okumaktı, bu yüzden i,sten atıldım.Ξεχνούσα, όμως, ότι ήμουν στη δουλειά, και διάβαζα συνεχώς βιβλία, για αυτό με απέλυσαν.