Ana içeriğe geç
Sözlük

okumak ile cümle

okumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Beatles hakkında bazı kitaplar okumak istiyorum.I'd like to read some books about the Beatles.
Ben, Lincoln hakkında bazı kitaplar okumak istiyorum.I would like to read some books about Lincoln.
İngilizce okumak istiyorum.I want to study English.
Trende okumak için bir şey istiyorum.I want something to read on the train.
Bazı kitapları okumak için kütüphaneye gittim.I went to the library to read some books.
Bir roman okumakla meşguldüm.I was absorbed in reading a novel.
Ben matematik okumak istiyorum.I want to study math.
Trende okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read in the train.
Okumak için çok sayıda kitap istiyorum.I want many books to read.
Okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read.
Ben okumaktan yoruldum.I am tired of reading.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.I would like to read books on Japanese history.
Ona okumak için komik bir kitap verdim.I gave her a comic book to read.
O kadar meşgulüm ki okumak için zamanım yok.I am so busy that I have no time to read.
Okumaktan bıktım.I'm tired of studying.
Kitap okumak için kütüphaneye gittim.I went to the library to read books.
Okumak için az zamanım var.I have little time to read.
Biz kitap okumaktan hoşlanırız.We enjoy reading books.
Genç iken güzel kitapları okumak güzel bir şey.It's a good thing to read good books when you are young.
Birkaç kitabı dikkatle okumak, birçok kitabı rastgele okumaktan daha iyidir.It is better to read a few books carefully than to read many at random.
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.There's nothing better than reading in the long autumn nights.
Hepiniz onu okumak zorundasınız.All of you have to read it.
Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.You may have whatever book you want to read.
Okumak istediğiniz herhangi bir kitabı alın.Take any books that you want to read.
Okumak için hiç kitabın var mı?Do you have any books to read?
Okumaktan zevk alıp almayacağını belirleyen okuyucunun kendisidir.It's the reader that determines whether they extract pleasure from reading.
Okumak onun baş eğlencesidir.Reading is his chief amusement.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Okumaktan yorulup kestirdi.Tired of reading, she took a nap.
Okumak için gittikçe daha az zamanım oluyor.I have less and less time for reading.
Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.Reading helps you build up your vocabulary.
Okumak bana büyük bir zevk verir.Reading gives me great pleasure.
Okumak bana büyük zevk veriyor.Reading gives me great pleasure.
Okumak zihnini geliştirebilir.Reading can develop your mind.
Bir kitap okumak bir seyahat ile kıyaslanabilir.Reading a book can be compared to making a journey.
Okumak için zaman bulamayan hiç kimse çok meşgul değildir.Nobody is so busy that they cannot find time to read.
Okumak için bile zamanım yok.I have no time even for reading.
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.It can harm your eyes to read in the sun's light.
Onun yazısını okumak imkansızdır.His writing is impossible to read.
Onun kitaplarından bazılarını okumak zor.Some of his books are difficult to read.
Hayali Amerika'da kimya okumak.His dream is to study chemistry in the US.
O, okumak için Amerika'ya gitme fikrinden vazgeçti.He gave up the idea of going to America to study.
O Amerikan edebiyatı okumak amacıyla Amerika'ya gitti.He went to America for the purpose of studying American literature.
O, her zaman kendi bildiğini okumak ister.He always wants to have his own way.
O, kitabı okumak için istekli.He is anxious to read the book.
Gazete okumaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but read newspapers.
O, İngilizce okumak niyetiyle Tokyo'ya gitti.He went up to Tokyo with the intention of studying English.
O, İngiliz edebiyatı okumak amacıyla İngiltere'ye gitti.He went to England for the purpose of studying English literature.
O yurt dışında okumak için kararını verdi.He made up his mind to study abroad.
Bir çocuk olmasına rağmen felsefe kitapları okumak ilgisini çekerdi.Though only a child, he was interested in reading books on philosophy.
Okumak için bana üç kitap tahsis etti.He assigned me three books to read.
O, bir roman okumak için oturdu.He sat down to read a novel.
O, okumak için bir kitap istiyor.He wants a book to read.
Okumaktan yoruldu.He was tired from reading.
O okumaktan bıktı.He got tired of reading.
Çok okumaktan gözlerini zorlamıştı.He strained his eyes by reading too much.
Okumak için yeterli zamanı olmadığından yakındı.He complains of not having enough time to read.
Kitap okumak için kütüphaneye gider.He goes to the library to read books.
O kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read books.
O çizgi roman okumaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but read comics.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod