(Arya: Sogno soave E casto) Norina'nın odası Norina bir roman okumaktadır.Escenas 4–5: un apartamento en la casa de Norina En su casa Norina está sentada a solas, leyendo un libro.
Gençlerin büyük kısmı ise üniversite mezunu ya da üniversite okumaktadır.Jóvenes insertos ya en el mundo del trabajo o en la Universidad.
Böyle sayıları okumak, onlarla işlem yapmak çok zordur.Sin embargo, para los seres humanos resulta muy difícil memorizar y trabajar con estos números.
Okumak en öz ve en eski eğlendirişlerden biridir.Tiene entre sus lecturas más importantes el Antiguo y el Nuevo Testamento.
“Haşim’in Yollar’ını Yeniden Okumak“, Dergâh, Sayı: 94, Aralık1997, s."El regreso de los cocodrilos", Ciencia Compartida No. 9: 4-9.
(Soru sormak için ek yok ancak soru vurgusuyla okumak gerekiyor.)(No contiene los Zusats pero si las observaciones).
Felsefe eğitimiyle beraber, Althusser'in Kapital'i Okumak adlı eserine katkı vermiştir.Junto a Althusser, coescribió el clásico Para leer El Capital.
Okumak için az zamanım var.Ho poco tempo per leggere.
Biz kitap okumaktan hoşlanırız.Ci piace leggere libri.
Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.Mi sono ripromesso di leggere più libri.
Raporu dikkatle okumak için söz veriyorum.Ho dato la mia parola di leggere attentamente il rapporto.
Daha genç olsam, okumak için yurt dışına giderim.Se fossi più giovane andrei a studiare all'estero.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Il blog Gawker ha scherzosamente dichiarato che "leggere /b/ può sciogliere il cervello".
Aslında proje yalnızca Vikipedi için tasarlanmış olsa da herhangi bir Wikimedia projesini okumak da mümkündür.È possibile consultare i contenuti di ogni progetto Wikimedia, anche se è stato progettato per Wikipedia.
Okumak en öz ve en eski eğlendirişlerden biridir.È considerato uno degli ittiosauri più antichi e primitivi.
Nowitzki kitap okumak ve saksafon çalmaktan hoşlanır.A Zavarov piace giocare a scacchi e leggere libri.
Sinemia Sosyal sitesindeki içerikleri okumak için üye olunmasına gerek yoktur.Non risulta iscritta al Pubblico registro cinematografico.
"100 yıllık sinemayı okumak".Cent'anni di cinema maledetto.
En sevdiği şey alışveriş yapmak ve moda dergilerini okumak.Le piace fare shopping e seguire le ultime tendenze in fatto di moda.
Şehir dışında okumaktadır.Leggere la città.
(Soru sormak için ek yok ancak soru vurgusuyla okumak gerekiyor.)(Non esiste un fallimento nella scrittura della cache istruzioni perché esse sono di sola lettura.)
Yolda yürürken bile Kur'ân-ı kerîm okumakla meşguldü.Sempre alla ricerca di tempo per la lettura, spesso leggeva camminando per strada.
Şu anda Konkuk Üniversitesi Film bölümünde okumaktadır.Ha frequentato la facoltà di Cinema dell'Università Konkuk.
Japonyanın bir köyünden okumak için Tokyoya gelmiştir.Un giapponese arrivato in Corea per impararne la cucina.
Daha sonra ABD'ye Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde siyasal bilgiler okumak üzere taşındı.Si trasferì in seguito negli Stati Uniti per studiare all'University of Southern California.
Ancak, orta okul yatılı okumaktadır.Lettura: allenamento alla lettura veloce...
Günümüzde, Tora okumak üzere ikinci sırada bir Levi çağrılır.Oggi, il levita viene richiamato come secondo alla lettura della Torah.
Okumak için, yeterli ışık yok.Света недостаточно, чтобы читать.
Kitap okumak için zamanım yok.У меня нет времени на чтение книг.
Neden yurtdışında okumak istiyorsunuz?Почему вы хотите учиться за границей?
Bu kitabı okumak istemiyorum.Я не хочу читать эту книгу.
Saşa hoşuna gitmeyen kitabı okumakta ısrar ediyor.Саша упрямо продолжает читать книгу, которая ему не нравится.
Bazen Tevrat'ı okumak yerine Şabat törenlerinde Aftara duasını okumakta aynı işlevi görür.Иногда ء пишется над конечной буквой هٔ для обозначения конечного звука ə (зваракай).
River, hapishanesinde günlüğünü okumaktadır.Так писал Рэй в своём дневнике.
"Muhayyelât'ı okumak..."Теория выразительного чтения …».
Kadın elindeki mektubu dikkatlice okumaktadır.Ждем с нетерпением письма от Вас.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.Источником рассказов Корана, согласно исламу, является только Всевышний.
Ama çocukların asıl derdi Ziraat okumak değil, müzisyen olabilmektir.Поэтому детки смогут не только читать, а ещё и петь.
Kadın, pembe dizi romanları okumaktan hoşlanmaktadır.Ещё она очень любит читать дамские романы.
Şehir dışında okumaktadır.За пределами города.
Bart ve Lisa bu okulda okumaktadır.Лиза показывает этот номер в школе.
Çocukluktan temel hobisi kitap okumak ve sporla uğraşmak olmuştur.С детства главным хобби Ровшана было чтение книг и занятия спортом.
Besteyle okumak için yazılmıştır.Работа была написана для чтения вслух.
Okumak en öz ve en eski eğlendirişlerden biridir.Логика, таким образом, является как одной из самых древних, так и одной из самых современных дисциплин.
Sabah Namazının farzında zammı sureleri uzun okumak daha faziletlidir.Утренние часы для занятий наиболее удобны.
1931 yılında babasının isteği üzerine iktisat okumak üzere İsviçre'nin Lozan şehrine gitti.وفي عام 1931 ذهب إلى مدينة لوزان بسويسرا بناءً على رغبة والده لدراسة الاقتصاد.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.كما قال موقع غوكر مازحاً ان "قراءة منتدى /b/ ستذيب دماغك".
“Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı.عام 1898تم إلقاءالقبض عليه بسبب"قراءة المنشورات الممنوعةوانتمائه لجمعيات معارضة".
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.ولم يسمع ذلك كله إلا بعد نزول القرآن وفي كلام المسلمين".
Rabbenâ âtinâ, Allahümmağfir leh Duâ niyeti ile Besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur.(رب إن من أعطيته العقل ماذا حرمته وإن من حرمته العقل ماذا وهبته) لعلى بن أبى طالب رضى الله عنه.
Erişim tarihi: 9 Ekim 2014. ^ "'Okumak istedi, okutmadılar'".اطلع عليه بتاريخ October 23, 2011. ...وقال المنتج: “أنا لا أفهم.
Yazar, okumak için köyden ayrılır.يتخرّج الطالب من الكتّاب عند ختمه للقران قراءة.
Bu esnada HAL onları duyamasa da, fark ettirmeden dudaklarını okumaktadır."هال" الذي لا يسمعهما يقرأ شفتيهما ويعرف مخططهما.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.كما كان يطلب من أي امرأة ترغب في إكمال دراستها في الخارج إذن مكتوب من الوالد أو الزوج.
İlde 266 ilköğretim okullarında toplam 87.359 öğrenci okumaktadır.يوجد في مراكز إسكي شهر 266 مدرسة ابتدائي ويبلغ مجموع التلاميذ في تلك المدارس 87.359 تلميذ.
Kadın, pembe dizi romanları okumaktan hoşlanmaktadır.كما قالت أنها كانت تحب قراءة الروايات الرومانسية في وقت فراغها.
Uzun bir heceyi bir kapalı bir açık hece halinde okumaktır.وهي تقطع إلى قالب قراءة مفتوح في رنا المرسال.
Okumaktan vazgeç.توقف عن القراءة.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Para estudar fora do país, Sofia precisava de uma permissão escrita de seu pai (ou marido).
1951'den 1955'e kadar "viroloji" alanında okumak için Sovyetler Birliği'ne gitti.Foi para a União Soviética estudar virologia de 1951 a 1955.