Ana içeriğe geç
Sözlük

okuma ile cümle

okuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un Fransızca okumak istemediğinden eminim.I'm sure Tom doesn't want to study French.
Birkaç hafta önce Fransızca okumaya başladım.I started studying French a few weeks ago.
Tom Fransızca okumak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to study French.
Bunu okumak isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want to read this.
Tom Mary'den ona bir hikaye okumasını istedi.Tom wanted Mary to read him a story.
Tom Mary'nin mektuplarını okumaktan zevk aldı.Tom enjoyed reading Mary's letters.
Tom Mary'ye okumak için bir şey verdi.Tom gave Mary something to read.
Meydan okumanız benim ilgimi çekiyor.I'm intrigued by your challenge.
Biraz okuma yapacağım.I'm going to do some reading.
Tom dergi okumaktan hoşlanır.Tom likes reading magazines.
Senin okumayı sevdiğini düşündüm.I thought you loved reading.
Çok okuma yapıyorum.I'm doing a lot of reading.
Tom'un okuma sorunu var.Tom has trouble reading.
Burada okumaya çalışıyorum.I'm trying to read here.
O kitap okumaz ama televizyona gelince onu gece gündüz izler.He doesn't read books, but when it comes to television, he watches it day and night.
Karanlıkta okuma.Gözlerin için iyi olmaz.Don't read in the dark. It's not good for your eyes.
Satır aralarını okuman gerekir.You need to read between the lines.
"Savaş ve Barışı" ben de okumadım.I haven't read "War and Peace" either.
Utanç verici ama ben hiç Tolstoy okumadım.It's embarrassing, but I've never read Tolstoy.
Tom kurgudan başka bir şey okumaz.Tom reads nothing but fiction.
Her nedense okumaya başladığımda kendimi uykulu hissediyorum.For some reason, I feel sleepy when I start studying.
Tom'da Mary'nin okumak istediği kitap var.Tom has the book that Mary wants to read.
Tom Mary'nin okumak istediği kitabı henüz bana iade etmedi.Tom hasn't yet returned the book to me that Mary wants to read.
Tom ona bir hikaye okumadıkça yatmaya gitmeyecek.Tom won't go to sleep unless you read him a story.
Tom parktaki banka oturdu ve kitabını okumaya başladı.Tom sat down on the park bench and began to read his book.
Tom istemezse bunu okumasına gerek yok.Tom doesn't need to read this if he doesn't want to.
Tom sözleşmeyi okumak için gözlüğünü taktı.Tom put on his glasses to read the contract.
Tom sayfayı çevirdi ve okumaya devam etti.Tom flipped the page and continued reading.
Tom kitabı açtı ve okumaya başladı.Tom opened the book and started reading.
Tom kitabı açıp okumaya başladı.Tom opened the book and started reading.
Bu kitabı okumak gerçekten zamana değerdi.Reading this book was really worthwhile.
Tom geçen yıl Fransızca okumaya başladı.Tom started studying French last year.
Tom bile gazeteyi okumaz.Tom doesn't even read the newspaper.
İşte okumak istediğin kitap.Here's the book you wanted to read.
Burası kitap okumak için çok karanlık.It's too dark here to read a book.
Kitap okumayı severim.I love to read books.
Ben son zamanlarda herhangi bir kitap veya dergi okumadım.I haven't been reading any books or magazines lately.
Ben sadece okuma için gözlük takarım.I only wear glasses for reading.
Ben üniversitede kimya okumak istiyorum.I'd like to study chemistry at college.
Ben çok aptalım. Daha çok okumalıydım.I'm so stupid. I should have studied more.
Bir şey okumayan bir kişi görülmemiş bir kolaylıkla aldatılabilir.A person who never reads anything may be fooled with extraordinary ease.
Okumak zorundayım.I have to read.
Ben hiç Fransızca dil bilgisi okumadım.I've never studied French grammar.
Tom'un el yazısını okumak neredeyse imkansızdır.It's almost impossible to read Tom's handwriting.
Tom Mary'ye okumayı öğretti.Tom taught Mary how to read.
Tom, Mary'ye okumayı öğretti.Tom taught Mary to read.
Japonca okumaya başlayalı kırk yıl oldu.It's been forty years since I began to study Japanese.
Okumak önemlidir.Studying is important.
Sadece evde kalmalıydım ve bir kitap okumalıydım.I should've just stayed home and read a book.
Bunu okudum ve sizin de bunu okumaktan hoşlanabileceğinizi düşündüm.I read this and thought you might like to read it too.
Buraya tıklarsan okumak istediğin dosyalara girebilirsin.If you click here, you can access the files you want to read.
Sigorta poliçesini daha dikkatli okumalıydım.I should have read the insurance policy more carefully.
O ilginç bir okumaydı.That was an interesting read.
Mary her zaman Tom'un şiirsel mektuplarını okumaktan büyük zevk aldı.Mary always greatly enjoyed reading Tom's poetic letters.
İyi çocuklar okumayı ve çalışmayı sever.Good boys love study and work.
İngiliz edebiyatı okumayı seviyorum.I like reading English literature.
İngiliz edebiyatı okumayı seversin, değil mi?You like reading English literature, don't you?
O İngiliz edebiyatı okumayı seviyor.He likes reading English literature.
İngiliz edebiyatı'nı okumayı seviyor.She likes reading English literature.
Mary İngiliz edebiyatı okumaktan hoşlanır.Mary likes reading English literature.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod