Tom ve Mary farklı okullara giderler.Tom and Mary go to different schools.
Tom banko gireceğini düşündüğü okullara bile giremedi.Tom didn't even get into any of his safety schools.
Yatılı okullara "ırksal açıdan kusursuz" olduğu düşünülen sadece erkek ve kızlar kabul edildi.Only boys and girls considered to be "racially flawless" were admitted to the boarding schools.
Washington'da doğan Todd, Hartford, Connecticut'ta büyüdü ve buradaki okullara gitti.Todd was born in Washington, D.C. and grew up in Hartford, Connecticut, attending local schools.
Sınavlarda başarılı sayılmak için gereklilikler okullara göre değişiklik göstermektedir.We shall see what changes should come over schools.
Maalesef devlet okulları işlemiyor, bu nedenle çocuklar özel okullara gidiyorlar.Unfortunately the government schools don't function, so children are going to private schools today.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Even in the slums of India more than 50 percent of urban kids are going into private schools.
Bu eğitim programları çocukları tekrar okullara kazandırmak için düzenleniyor.These are programs designed to get kids back into education.
Daha sıkı çalışırsan... ...seni en iyi okullara gönderirim.If you study harder I'll send you to the best school
Seni iyi okullara yollayabilmek için... ...burada yeterince para kazanamıyorum.Here I can't make enough money to continue to send you to good schools
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.He started selling surplus parts, kits, to schools and stuff.
Özel okullara griş sınavı potansiyele bakar.The special case admissions look at potential.
Moskova'nın en iyi okullara gönderdi.I sent you to the best schools in Moscow.
Okullara gelelim.Let's go to schools.
Başbakan, gerisinin "taraflara, yerel toplumlara ve okullara" ait olacağını belirtti.The rest, he said, would belong to the "the entities, local communities and schools".
Toplumun genelindeki demografik değişiklikler okullara da yansıdı.The demographic changes of the larger community were reflected in the schools.
Güvenli kentler, hastaneler ve okullara özel önem verilecek.Particular attention will be given to secure cities, hospitals and schools.
Futura ilk olarak medya gelişimi ve okullara eğilecek.Futura will focus first on media development and schools.
İlginçtir ki, iki genç aynı binada derslere gitmesine karşın farklı okullara gidiyorlar.Ironically, the two teenagers attend classes in the same building but they go to different schools.
Bu, USAID'in okullara yardım amacıyla sürdürdüğü tek faaliyet değil.This is not the only activity USAID has been implementing to assist schools.
Bilim ve Teknoloji: Bulgaristan'da okullara kablosuz İnternet erişimi sağlanacakScience and Technology: Schools in Bulgaria to receive wireless internet access
Örneğin Bulgaristan, bütün okullara 16 Kasım'a kadar dersleri durdurma talimatı verdi.Bulgaria, for instance, has ordered all schools to halt classes until at least November 16th.
Bu tür okullara giden öğrencilere "Gymnasiast" (Almanca çoğulu: Gymnasiasten) denir.A student attending gymnasium is called a "Gymnasiast" (German plural: Gymnasiasten).
İlahiyat okulu aynı zamanda öğretmenleri laik okullara hazırlama görevini de üstlendi.The seminary was also charged with the task of preparing teachers for secular schools.
Muhtarov, Bakü ve çevresinde okullara sponsor oldu ve camiler inşa etti.Mukhtarov sponsored schools and build mosques in Baku and surrounding areas.
Hikayesini anlatmak için okullara birkaç ziyaret yaptı.He made several visits to schools to tell his story.
Ortaöğretim sonrası okullara toplam kayıt 150.000'in üzerindedir.Total enrollment at post-secondary schools is over 150,000.
Bu, esas olarak okullara, yiyecek kilerine ve barınaklara fon sağlayarak gerçekleştirirdi.This is accomplished mainly by funding schools, food pantries and shelters.
Lise sonrası okullara toplam kayıt 150.000'in üzerindedir.Total enrollment at post-secondary schools is over 150,000.
Güncel olarak çocukların %80'i beş yıllık ilkokul eğitimini almak için okullara gitmektedir.85 % der Schüler kommen täglich mit dem Bus zur Schule.
8 yıla tamamlama eğitimi en yakın Zonguldak Kozlu Beldesindeki okullara taşımalı eğitim ile yapılmaktadır.Die Prüfung dauert acht Stunden und wird in Räumen der Universität zu Köln durchgeführt.
Eğitim dili okullara göre değişmektedir.Cependant, leur interprétation varie selon les écoles.
ISIPCA yedi okullara ayrılmıştır: Parfüm, Kozmetik, Aroma.La gamme se décline en quatre parfums : fraise, citron, mangue et cerise.
Washington'da doğan Todd, Hartford, Connecticut'ta büyüdü ve buradaki okullara gitti.Todd nació en Washington D. C. y creció en Hartford, Connecticut, donde asistió a escuelas locales.
Hatta zamanla Müslüman Türkler dahi çocuklarını bu okullara göndermişlerdir.Para ese año había cada vez más familias japonesas enviando a sus hijos a escuelas chinas.
Takip eden yüzyıllar bu okullara yorumlar ve reformlar getirmiştir.En este siglo se distinguen entre escuelas de la Reforma y escuelas de la Contrarreforma.
Bu tür okullara giden öğrencilere "Gymnasiast" (Almanca çoğulu: Gymnasiasten) denir.Los estudiantes que optan por este se otorgan un grado 'Sandwich'.
Amerika'da değişik okullara ismi verilmiştir.In America le diverse ore di lezione vengono chiamate periods.
Mahallede geride kalan onun altındaki çocuk Beyşehir merkezindeki okullara günlük gitmektedir.Мальчишкой будущий художник каждый день бегал через территорию завода в школу.
Cumberbatch 8 yaşından itibaren yatılı okullara gitti.حضر كومبرباتش المدارس الداخلية من سن 8 سنوات.
Din, politik ve etnik durumlara bakmaksızın devlet özel okullara finansal yardımda bulunur.الحكومة لا تساهم بالأموال إلى المدارس الخاصة سواء كانت دينية أو علمانية.
Lopez akademik kariyerinde Katolik okullara gitti.أمضت جنيفر مسيرتها الأكاديمية بأكملها في المدارس الكاثوليكية .
Çocukluğu süresince ABD'nin farklı eyaletlerinde ikamet etmiş ve çeşitli okullara devam etmiştir.Ela passou sua infância entre o Reino Unido e os Estados Unidos, cursando 18 escolas diferentes.
Hatta zamanla Müslüman Türkler dahi çocuklarını bu okullara göndermişlerdir.In de praktijk sturen veel moslimouders hun kinderen naar katholieke scholen.
Mahallede, ilköğretim okulu yoktur ve başka yerlerdeki okullara taşımalı eğitim yapılmaktadır.Nie ma szkół wyższych, dlatego studia odbywa się za granicą.
Avukat olan babası onu en kaliteli okullara gönderdi.Fadern sände honom bara till de bästa skolorna.
Güncel olarak çocukların %80'i beş yıllık ilkokul eğitimini almak için okullara gitmektedir.Близько 85 % дітей щороку переходило до середніх шкіл.
İşçiler iyi konut, tıbbi bakım ve çocuklarına yönelik okullara erişim hakkına sahiptir.Їм також надають зручне житло, краще медичне обслуговування, їх дітям — кращі школи.
Diğer uç öğrenci farklı okullara kaydoldular.Tělocvikáři mě nesnášeli na všech školách.
Gayrimüslim çocuklarının askeri okullara kabulü sağlanmıştır.Máme povinnost zajistit, že naše školy jsou bezpečné pro všechny naše děti.
Özel okullara giden öğrenci oranı yüzde 5'tir.Celkem 5 % připadá na speciální vzdělávání.
Avukat olan babası onu en kaliteli okullara gönderdi.Tatăl lui a încercat să-l dea la cele mai bune școli.
Din, politik ve etnik durumlara bakmaksızın devlet özel okullara finansal yardımda bulunur.Muissa provinsseissa yksityisiä, uskonnollisia kouluja rahoitetaan julkisin varoin.
Eğitim dili okullara göre değişmektedir.Programmeringssprog, der bruges på uddannelsen, er forskelligt fra skole til skole.
Daha sonra okullara isim verilince okula ünlü yenilikçi III. Selim'in ismi verilmiştir.Pada perkembangannya selanjutnya sekolah ini dikenal dengan nama SMAN 3 Teladan.
Cumberbatch 8 yaşından itibaren yatılı okullara gitti.Benedict Cumberbatch vào học tại trường nội trú từ năm 8 tuổi.
Bunlardan belli başlıları, Şüphecilik olarak adalandırılan okullara aittir.חלק מבתי ספר אלה נחשבים לבתי ספר עם אחוזי הצטיינות גבוהים.
Cumberbatch 8 yaşından itibaren yatılı okullara gitti.קמברבאץ' התחנך בפנימיות מגיל 8.
Eğitim dili okullara göre değişmektedir.JAZYKY Vo výučbe jazykov škola využíva jazykové varianty.
Özel okullara giden öğrenci oranı yüzde 5'tir.Erakõrgkoolide tudengitest moodustavad aga naised umbes 55%.