okulların ile cümle

okulların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Genel olarak üniversite ve yüksek meslek okullarına kadar olan eğitim zorunlu ve ücretsizdir.義務教育期間と高等学校までの学費は無料である。
Șakayı yapanların tutuklanmasına rağmen okulların ön kapısında polis bir ay boyunca nöbet tuttu.組織の命令で学園都市に潜入した際は1ヶ月間、上条を監視。
Estonya’daki örgün eğitimin tarihi manastır ve katedral okullarının kurulduğu 13. ve 14. yüzyıllara dayanır.愛沙尼亞正規教育的歷史可追溯到13和14世紀,當第一所修道院和教堂學校成立時。
Bu programların okullarından mezun olanlar ilk yıllarında yaklaşık olarak 65.000 dolar talep ediyorlar.这些专业的毕业生在离开学校后的第一年,通常能挣到接近65 000美元。
Birleşik Krallık'taki öğrencilerin %5'i bu Londra Üniversitesi'ne bağlı üniversite okullarında okumaktadır.全英国有大约5%的学生都在伦敦大学的学院中学习过。
Avrupa’daki salsa okullarının çoğu bu stile dayanır.很多歐洲大陸大學植根於這些理念。
Çoğu üniversitenin mali yılı okulların kapanmasına denk düşen yaz aylarına sarkıtılır.但每年暑假過後會有許多煩惱的女學生上門,對此感到厭煩。
Alman öğrencilerden büyük çoğunluğu kendi yakınlarındaki eyalet okullarına devam etmektedirler.大多數的學生都會進入家附近的州立學校。
Okulların kendi imkânları dahilinde tiyatro çalışmaları vardır.许多学校也有自己的剧团。
Paris'in en ünlü tiyatro okullarında 6 yıl eğitim gördü.这是学校发展史上最萧条的六年。
Okulların kapanmasıyla nüfus artar.一些学校关闭。
27 Mart - Harp okullarında öğretim süresi 4 yıla çıkarıldı.3월 27일 - 하로프로에그를 졸업.
İşçiler için açılan gece okullarında öğretmenlik yapar.직장인을 위해 야간 강의도 있다.
Rugby School Büyük Britanya'nın en eski vakıf okullarından biridir.루딘 스쿨은 영국의 가장 오래된 사립학교 중의 하나이다.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.현대에는 출산율 저하로 인해 많은 학교의 학급 수가 줄어들어 가고 있다.
İlçemizde bulunan tüm İlköğretim okullarında tam gün olarak eğitim öğretime devam edilmektedir.정해진 날 참여하는 학생들은 학교에서 하루 종일 침묵을 일관한다.
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.רוב בתי הספר הפרטיים משמשים לאחד או יותר מהקהילות הזרות.
Bu kitaplar günümüzde halen Rus askeri okullarında okutulmaktadır.כיום קיימים ספרים רבים ללימודים השפה הרוסית בבתי הספר בישראל.
Bugün bu okullar diğer okulların ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir.חדרים אלה עדיין מהווים חלק מבית הספר כיום.
Halkın geniş bir bölümü devlet okullarında eğitim almaktadır.שאר המורים במדינה מלמדים בבתי ספר ציבוריים.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.בסמוך למוסדות אלו ממוקם גם בית הספר של בנות חסידות ויז'ניץ.
Osmanlı Güç Dernekleri devlet okullarında zorunluydu.זו הייתה זכות בלעדית של בתי הספר הממלכתיים.
Sıradan halk genelde tüm Budist okullarında ortak olan Beş İlkeyi izler.Миряните обикновено се задължават да живеят по петте правила, които са общи за всички будистки школи.
Bu okulların çoğunluğu hızla laik bir yön kazanmıştı.По-голямата част от тези училища бързо придобиват светски аспект.
Okullarında başarılı oldu ve yüksek notlar aldı.В училище се справя добре, отбелязвайки високи резултати.
Okulların web sitelerden çevrim içi görüşmelerle öğrenci durumları değerlendirilebiliyor.За училищата без статии са дадени препратки към техните уебсайтове.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Днес организацията продължава да функционира и администрира няколко десетки училища в Израел.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Riječ je o jednoj od najvećih škola na Novom Zelandu.
İskoçya'nın en prestijli özel okullarından biri olan Hamilton Yüksekokulu'na devam etmektedir.Trenutačno pohađa jednu od najprestižnijih škotskih privatnih škola, Hamilton College.
Bu okulların çoğunluğu hızla laik bir yön kazanmıştı.Većina je ovih škola ubrzo i započela s radom.
Litvanya okullarında İngilizce birinci yabancı dildir; ama bunun yanında Almanca'da öğretilmektedir.Dijelom se u tim zemljama njemački u školama uči kao prvi strani jezik, pa time stoji još ispred engleskog.
Fakat imhâ edilen düşünce okullarının birçoğu yok olmuştur.Nažalost, mnoge su njezine religijske slike izgubljene.
Hatta Japon okullarındaki İngilizce kasetlerini bile seslendirmiştir.Također je podučavala engleski jezik japanskim učenicima.
Bugün bile bu okulların hangi gruba ait oldukları belli değildir.Nažalost danas nije poznato o kojim je kolodvorima riječ.
Beklendiği gibi hiçbir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle meşgul olurlar.Kad je krenuo napad, Splićani su napustili svoja radna mjesta, a škole prekinule rad.
Okulların 21'i şehrin içinde 4 tanesi ise şehrin dışındadır.Danas u njegovom sklopu djeluje 13 fakulteta, od kojih se dva nalaze izvan grada.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Je to jedna z najväčších škôl na Novom Zélande.
Point Grey Secondary School ve Sir Winston Churchill Secondary School okullarına gitti.Jedinou strednou školou v tejto mestskej časti je Sir Winston Churchill Secondary School.
Bugün bile bu okulların hangi gruba ait oldukları belli değildir.Dodnes nevieme, v akom vzťahu tieto triedy sú.
Türkkuşu okullarında yüzlerce öğrenci yetiştirdi.Škola vychovala stovky nových rabínov.
Nüfus yazın okulların tatil olmasından dolayı artmaktadır.Letné prázdniny sú dlhé školské prázdniny v lete.
Okulların açılmasından yaklaşık 50 yıl sonra yerel yöneticilere devredilmesi planlanmıştı.Verejné služby sa stali pre miestnych obyvateľov dostupnými až zhruba 20 rokov po otvorení školy.
Bu kitaplar günümüzde halen Rus askeri okullarında okutulmaktadır.Táto bitka sa dodnes učí na každej vojenskej škole.
Yahudi çocukların Türk okullarına gitmesine izin verildi.Židovskí žiaci boli vylúčení zo všetkých verejných škôl.
Okullarında başarılı oldu ve yüksek notlar aldı.V šoli je bila zelo uspešna in je dosegala visoke ocene.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.Vendar pa v zadnjem času število kadrovskih štipendij pada.
Okulların kapatılmasından Taliban sorumlu tutuldu.Šolo so kasneje italijanske oblasti zaprle.
Bu dönemde Amerikan üniversitelerinde yüksek lisans eğitimi veren okullarına rol modeli olmuştur.V Ameriki so tako popularne, da so danes na mnogih univerzah aktualna tema seminarskega predavanja.
Bu düşünce okullarının ikisi de neoklasik sentez ile ilişkilidir.Oba dela stebrišča sta povezana s slavolokom.
Hükümet camileri kapattı ve din okullarını din karşıtı müze haline getirdi.Vyriausybė uždarė daugumą mečečių, o religinės mokyklos virto antireliginiais muziejais.
Küçük Salinger, Manhattan'ın Batı Yakası'nda devlet okullarına devam etti.Jerome Salingeris lankė nemokamas valstybines mokyklas vakariniame Manhatane.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Izraelio valstybė suteikia mokyklai didelę metodinę ir finansinę pagalbą.
Bu okulların pek çoğu taşımalı hale getirilmiştir.Didžioji dalis mokyklų buvo kilnojamos.
İngiliz ve Amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu.Studijavo vadybos ir informacijos mokslus universitetuose Rusijoje ir JAV.
Bazı okulların imam hatibe çevrilmesi.Panenteistinės yra kai kurios hinduizmo mokyklos.
Bu öğreti, tüm Budist okullarında temel öğreti olarak da gösterilmektedir.Bendras Narakos apibūdinimas yra vienodas visose pagrindinėse budizmo mokyklose.
Pali Derlemesi de denilen Tipitaka, Buddhizmin bütün mezhepleri ve okullarınca kabul edilir.Jį pripažįsta ir juo vadovaujasi, ko gero, visos budizmo mokyklos.
Özellikle dil okullarının bunda etkisi vardır.Veikia ir dvikalbės mokyklos šiomis kalbomis.
Bu öğreti, tüm Budist okullarında temel öğreti olarak da gösterilmektedir.Neid teese tunnustavad õpetuse alustõdedena kõik budistlikud koolkonnad.
36. maddeyle de devlet ilk ve orta dereceli devlet okullarında din eğitimi verilmesini onaylıyordu.Rahvahääletusel tuli anda poolt- või vastuhääl usuõpetuse lubamiseks algkooli õppekavas.
İlgili Sayfalar