Ana içeriğe geç
Sözlük

okulları ile cümle

okulları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Ved sin grundlæggelse spillede Return to Forever primært latinamerikansk inspireret musik.
Helenistik dönem boyunca birçok şehir devleti halk okulları açtı.I den hellenistiske perioden, ble imidlertid noen offentlige skoler etablert.
Bu kitaplar günümüzde halen Rus askeri okullarında okutulmaktadır.Effektene av loven ser man i den russiske skolen i dag.
Bu göç Nisan ayında başlayarak okulların yaz tatiline girmesiyle tamamlanır.Men denne gangen er det en stor del av handlingen som tar plass i sommerferien, før skoleåret begynner.
Wisconsin ve Oregon'da devlet okullarında eğitim gördü.Murphy fikk sin utdannelse ved de offentlige skolene i Wisconsin og Oregon.
Okul, Almanya'daki en önemli film okullarından bir tanesidir.Det er en av de mest kjente tyske filmhøyskoler.
Okulların kapanmasıyla nüfus artar.Ellers risiker skoler nedleggelse.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Skolen er en av New Zealands katolske skoler skoler.
ESSEC, Financial Times tarafından 2015 yıllarında Avrupa İşletme Okulları arasında 16. sırada gösterilmiştir.ESSEC ble rangert som den 16. beste europeiske handelshøyskolen i 2015 av Financial Times.
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.Senere ble det også innrettet såkalte idiotskoler der.
"Deprem okulları tatil ettirdi".«Frostvedt skole takket for seg».
Bu tesislerde ayrıca spor okulları da açılmaktadır.På denne tiden dukket også bygdeskolene opp.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Det er også andre høyskoler i byen.
GEM, Financial Times tarafından 2015 yıllarında Avrupa İşletme Okulları arasında 20. sırada gösterilmiştir.GEM ble rangert som den 20. beste europeiske handelshøyskolen i 2015 av Financial Times.
"Kadıköylülere yaz spor okulları".«Sommerskisenternes snuoperasjon».
Seçilen filmlerden dördü ilk kez Cinéfondation'a katılan okulları temsil ediyor.Empat dari film terpilih mewakili sekolah-sekolah yang berpartisipasi dalam Cinéfondation untuk kali pertama.
Satıcılar genellikle Orchard Yolu ve Çin Mahallesi'nde ve okulların dışında bulunur.Vendor biasanya ditemukan di sepanjang Orchard Road dan Chinatown dan di luar sekolah.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Adalah salah satu sekolah yang paling besar di Selandia Baru.
Cinéfondation bölümü, öğrencilerin film okullarındaki filmlerine odaklanmaktadır.Sesi Cinéfondation difokuskan untuk film yang dibuat oleh para siswa di sekolah mereka.
Bu zaman içerisinde bazı öğrencileri ustalık seviyesine ulaşmış ve kendi okullarını açmışlardır.Pada saat itu, beberapa muridnya sudah cukup ahli untuk mulai membuka perguruan sendiri.
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.Banyak sekolah pribadi melayani satu komunitas ekspatriat atau lebih.
Wisconsin ve Oregon'da devlet okullarında eğitim gördü.Ia menempuh pendidikan di sekolah negeri yang ada di Wisconsin dan Oregon.
Bu okulların yöneticiliğini yapmıştır.Ia mengelola sekolah ini dengan sungguh-sungguh.
Hükümet camileri kapattı ve din okullarını din karşıtı müze haline getirdi.Pemerintah menutup sebagian besar masjid, dan sekolah agama menjadi museum anti agama.
RSFSRnin okullarının ünlü öğretmeni.Dan menjadi sekolah bestandar RSBI.
Mary, Waterford, Michigan'daki Waterford okullarına gitti.Ia lulus dari Waterford Kettering High School di Waterford, Michigan pada 1968.
Ülkedeki diğer Amerikan okulları arasında büyük bir önemi yoktu.Di Distrik ini terdapat sejumlah sekolah swasta terbaik di Amerika Serikat.
İzleyen dönemde müzik okullarında gitar eğitimi vermiştir.Dia pernah belajar gitar dalam mengembangkan bakat musik.
"Kadıköylülere yaz spor okulları"."Menempuh Studi di Kampus Bergengsi".
Brezilya’da 8 senelik zorunlu eğitim devlet okulları tarafından ücretsiz bir şekilde sağlanmaktadır.Penyelenggaraan enam tahun pendidikan dasar ini wajib dan disediakan gratis di sekolah-sekolah umum.
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.Hầu hết các trường tư nhân phục vụ cho một hoặc nhiều cộng đồng người nước ngoài.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Đây là một trong những trường học rộng nhất của New Zealand.
Wisconsin ve Oregon'da devlet okullarında eğitim gördü.Ông theo học các trường công lập ở Wisconsin và Oregon.
Fransa'nın en prestijli okullarından École Centrale Paris'ten mezun olmuştur.Nhưng cuối cùng, các trường quan trọng nhất vẫn ở lại Paris.
PVO'nun kendine ait komuta merkezi, askeri okulları, radar ve ses birimleri vardır.PVO có một chuỗi các bộ tư lệnh, trường học, hệ thống radar và tram thăm dò.
Helenistik dönem boyunca birçok şehir devleti halk okulları açtı.Trong suốt thời kỳ Hy Lạp hoá, một số thành-bang mở các trường công.
Bu sınavda başarılı olan öğrenciler okullarımıza kayıt hakkı kazanmaktadırlar.Nếu đạt được thành tích cao trong các kỳ thi này học sinh có thể nhận được học bổng theo quy định.
İktisadi düşünce tarihi farklı birçok İktisadi düşünce okullarını kapsar.Lịch sử tư tưởng kinh tế gồm nhiều trường phái tư tưởng kinh tế khác nhau.
Nüfus yazın okulların tatil olmasından dolayı artmaktadır.Học sinh tiểu học đang đi nghỉ hè.
Türkiye'de eğitim gören yabancı uyruklu öğrencilerin birçoğu Türk okullarından gelmektedir.トルコで教育を受ける外国人学生の多くがこれらの学校から来ているとされる。
Türk okulları özellikle Uluslararası Bilim Olimpiyatlarındaki başarıları ile gündeme gelmektedir .ギュレン学校は特に国際科学オリンピックにおいて成功を収めていることで話題となった。
Aşçılık okulları bile açmıştır.料理教室を開いている。
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.この大学が創立された当時、ほとんどの音楽学校は、主にクラシック音楽しか教えていなかった。
Genel olarak üniversite ve yüksek meslek okullarına kadar olan eğitim zorunlu ve ücretsizdir.義務教育期間と高等学校までの学費は無料である。
Șakayı yapanların tutuklanmasına rağmen okulların ön kapısında polis bir ay boyunca nöbet tuttu.組織の命令で学園都市に潜入した際は1ヶ月間、上条を監視。
Başta Rusya olmak üzere birçok ülkede okulları bulunmaktadır.日本では戦後も学校で朝礼が実施されている学校が多い。
Osmanlı Devleti'nde Misyoner Okulları.海軍兵学校における八雲の後輩。
Eyalet okulları ücretsizdir.小学生は無料。
Final Eğitim Kurumları, 2006 yılından itibaren Final Okulları'nı açmaya başlamıştır.^ 学生募集は2006年入学生で最終。
İsviçre'de hem devlet okulları hem de özel okullar bulunur ki, bunların bir kısmı yabancı özel okullardır.瑞士有公立及私立學校,包括許多私立國際學校。
Estonya’daki örgün eğitimin tarihi manastır ve katedral okullarının kurulduğu 13. ve 14. yüzyıllara dayanır.愛沙尼亞正規教育的歷史可追溯到13和14世紀,當第一所修道院和教堂學校成立時。
Bu programların okullarından mezun olanlar ilk yıllarında yaklaşık olarak 65.000 dolar talep ediyorlar.这些专业的毕业生在离开学校后的第一年,通常能挣到接近65 000美元。
Birleşik Krallık'taki öğrencilerin %5'i bu Londra Üniversitesi'ne bağlı üniversite okullarında okumaktadır.全英国有大约5%的学生都在伦敦大学的学院中学习过。
Bu özel elişlerini küçükten çocuklara öğretmek için özel dantelcilik okulları açıldı.因此她要求設立針對這些被折磨兒童的特別學校。
Avrupa’daki salsa okullarının çoğu bu stile dayanır.很多歐洲大陸大學植根於這些理念。
Çoğu üniversitenin mali yılı okulların kapanmasına denk düşen yaz aylarına sarkıtılır.但每年暑假過後會有許多煩惱的女學生上門,對此感到厭煩。
Alman öğrencilerden büyük çoğunluğu kendi yakınlarındaki eyalet okullarına devam etmektedirler.大多數的學生都會進入家附近的州立學校。
Okulların kendi imkânları dahilinde tiyatro çalışmaları vardır.许多学校也有自己的剧团。
Paris'in en ünlü tiyatro okullarında 6 yıl eğitim gördü.这是学校发展史上最萧条的六年。
Güney Kore'de eğitim, hem devlet okulları hem de özel okullar tarafından sağlanmaktadır.在斯里蘭卡,由公立以及非公立學校提供 A Level 試驗。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod