Bir aile tanıyorum. Okulda çok başarılı, sevimli, harika bir kızları ve bir de oğulları var.Cunosc o familie care are un băiat și o fată ambii foarte buni la școală, niște copii minunați și dragi.
Bir aile tanıyorum. Okulda çok başarılı, sevimli, harika bir kızları ve bir de oğulları var.В одной семье есть сын и дочь, оба отличники в школе, замечательные дети.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.4,999 học sinh trong trường là người Nhật, ngoài học sinh người Mỹ ra.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.저를 제외하고, 4,999명의 학생이 일본인이었고,
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Ale celorlalţi 4.999 de elevi din acea şcoală, care erau cu toţii japonezi, în afara americanului.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.A többi 4.999 diáknak a suliban, akik japánok voltak. Az amerikain kívül.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Dla 4999 Japończyków i jednego Amerykanina.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Dus voor de andere 4.999 studenten in de school, die allemaal Japans waren, behalve de Amerikaan.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Für die anderen 4.999 Studenten in der Schule, die Japaner waren, außer dem Amerikaner.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Gli altri 4,999 studenti nella scuola erano giapponesi, a parte quelli Americani.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Les 4,999 autres élèves de l'école, qui étaient japonais, en dehors des américains.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Los otros 4.999 estudiantes en la escuela eran japoneses, además del americano.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.Другите 4999 ученици в училището, които бяха японци, освен американеца.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.שאר 4,999 התלמידים שהיו בבית הספר, אשר היו יפניים, חוץ מהאמריקאי.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.وغيرها من 4999 طالب في المدرسة ، الذين اليابانية ، الى جانب الأميركي.
Bir Amerikalının yanında okuldaki diğer 4.999 Japon öğrenci için.私のリアクションはこんな感じでした
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Az egyik barátom szintén erőszak áldozata volt, és kicsapták az iskolából
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Een vriend van mij is ook van die school gegaan omdat hij was verbannen.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ein Freund von mir ist auch von der Schule abgegangen, weil er gemobbt wurde.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,J'ai aussi un ami qui a quitté l'école parce qu'il était victimisé.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,제 친구도 이지메, 아니 왕따 당하다가 학교 자퇴했거든요..
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Min vän blev grovt mobbad och han slutade skolan,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Môjho priateľa tiež šikanovali, takže odišiel zo školy,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Moj prijatelj je tudi bil žrtev nasilja in je zato pustil šolo.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Mój przyjaciel też był torturowany i wyleciał ze szkoły.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Một người bạn của tôi đã phải bỏ học vì bị tẩy chay
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Můj přítel byl také těžce šikanován, a vyhozen ze školy!
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Un prieten de-al meu a renuntat si el la scoala din cauza ca s-au luat de el.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ο φίλος μου ήταν και αυτός θύμα βαρύ εκφοβισμού και παράτησε το σχολείο.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Моего друга тоже сильно избили и он бросил школу
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Мой приятел също беше тежко тормозен и напусна училището,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,صديقى ايضاً تعرض للأساءه وترك المدرسه.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,彼らは受験勉強もしないのに そんなにストレスが?
Biraz şaşırdılar ve dediler ki, "Şey, bizde okuldan ayrılma yok.Ils eurent tous l'air un peu déconcertés et ont dit : " Eh bien, nous n'en avons pas.
Biraz şaşırdılar ve dediler ki, "Şey, bizde okuldan ayrılma yok.Vsi so izgledali malo zbegano, odgovor pa je bil:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibi이 아이가 7살 때 하루는 학교에서 돌아왔길래 날마다 하듯이 물었어요.
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiCând avea 7 ani a venit acasă de la şcoală într-o zi, şi aşa cum fac în fiecare zi, am întrebat-o,
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiĐây là Maezza, và khi con bé bảy tuổi, ngày nọ, con bé từ trường về nhà, và như thường lệ, tôi hỏi con bé:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiJahren kam sie einmal von der Schule nach Hause, und ich fragte sie wie jeden Tag:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiŐ Maezza, és mikor hét éves volt, egy nap hazajött az iskolából, és mint minden egyes nap megkérdeztem tőle,
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiQuand elle avait sept ans, elle est revenue de l'école un jour, et comme tous les jours, je lui ai demandé :
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiQuesta è Maezza, e quando aveva sette anni, tornò da scuola un giorno e, come faccio ogni giorno, le chiesi,
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiToen ze zeven was, kwam ze op een dag thuis van school en zoals elke dag vroeg ik haar:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiY a los 7 años un día al volver de la escuela, como hago todos los días, le pregunté:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiКоли їй було сім років, вона прийшла якось зі школи і, як завжди, я запитала у неї:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiТова е Маеза и когато тя беше на седем години, един ден дойде от училище и като всеки ден, я попитах:
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiבת שבע, היא חזרה יום אחד מבית הספר, וכמו שאני עושה כל יום, שאלתי אותה,
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiفي السابعه من العمر, اتت من المدرسه في احد الايام وما افعل انا كل يوم, اسألها
Bir gün 7 yaşındayken okuldan eve geldi ve ben her gün olduğu gibiいつものように聞きました 「今日は何習ったの?」 いつものように聞きました 「今日は何習ったの?」
Bir gün okuldan geldim ve annem yoktu.> Eines Tages als ich von der Schule nach Hause kam war sie nicht mehr da.
Bir gün okuldan geldim ve annem yoktu.그리고 내가 왔을 때 어느 날 학교에서 집, 아니 었 고
Bir gün okuldan geldim ve annem yoktu.و عندما جئت للمنزل إحدى الأيام لم تكن هناك،
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Beberapa minggu kemudian, kami mendapat panggilan dari sekolah,
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Een paar weken later kregen we een telefoontje van de school.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Ein paar Wochen später erhielten wir einen Anruf von der Schule.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Kilka tygodni później dostaliśmy telefon ze szkoły.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.몇 주 후에 학교에서 전화가 왔습니다.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Néhány hét múlva felhívtak az iskolából.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Quelques semaines plus tard, l'école nous a appelés.
Birkaç hafta sonra, okuldan bir telefon geldi.Unas semanas después, recibimos una llamada de la escuela.