Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.하지만 사실, 그는 산소에 가장 민감한 사람이었습니다.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Maar in feite was dat de persoon die het meest kwetsbaar was voor zuurstof.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Mais en réalité c'était la personne la plus fragile face au manque d'oxygène.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Namun sebenarnya dialah orang yang paling rentan terhadap oksigen.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Nhưng thực tế anh ta là một người nhạy cảm nhất với Oxy.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Ve skutečnosti to byl ale on, kdo byl nejcitlivější na hladinu kyslíku.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Всъщност, той беше човекът, който беше най-чувствителен спрямо кислорода.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Но на самом деле он был человеком, который больше всех нас ощущал нехватку кислорода.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.אולם למעשה הוא היה האדם שנפגע במידה הרבה ביותר מהחמצן
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.ولكن في الحقيقة كان هو الشخص الأكثر حساسية للأكسجين.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.ある日、彼はついに一連の足し算ができなくなり
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Aber unser Sauerstoff nahm schneller ab, als unser CO2 zunahm, was ziemlich überraschend war.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Ale ilość tlenu spadała szybciej, niż wzrastał poziom CO2.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.하지만 예상외로, 산소가, CO2가 증가하는 것보다 더 빠르게 감소해버렸습니다.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Dar oxigenul nostru se diminua mai repede decât creştea CO2-ul, ceea ce era de-a dreptul neaşteptat.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Maar onze zuurstof nam nog sneller af dan onze CO2 toenam, wat we niet echt verwacht hadden.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Namun oksigen kami turun lebih cepat daripada CO2 yang cukup tidak terduga.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Nhưng lượng Oxy đang giảm nhanh hơn là lượng CO2 được sinh ra, điều này đã không được tính trước.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.Но уровень нашего кислорода снижался быстрее, чем рос наш CO2, что было довольно неожиданно.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.אולם החמצן שלנו ירד מהר יותר והפחמן הדו חמצני עלה, דבר שהיה לחלוטין לא צפוי.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.لكن كمية الأكسجين كانت تنخفض بشكل أسرع بالقياس إلى ازدياد CO2 ، التي كانت غير متوقعة تماما.
Fakat oksijenimiz daha da hızla tükenmeye başladı ve sonra karbondioksit oranı beklenmedik bir biçimde arttı.早く減っていきました 予想もしなかったことです テストモジュールではそれらは一緒に変化していたからです
Farklı bir renk kullanayım. Burada 14 oksijen.Tady jich máme čtrnáct.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı. Ancak sadece sadeleştirme için çekmek sadece böyle fosfat grubu.Насправді фосфатна група приєднана до кисню, але я зобразив її таким чином для спрощення.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.De fosfaatgroep is in feite aangehecht aan de zuurstof.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Die Phosphat-Gruppe tatsächlich an den Sauerstoff gebunden.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.El grupo fosfato del realmente conectado al oxígeno.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Fosfátová skupina je napojena na kyslík.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Grupa fosforanowa jest przyłączona do do węgla poprzez atomu tlenu.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Kelompok fosfat sebenarnya melekat pada oksigen.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.인산기는 사실 산소에 붙어 있죠.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Le groupement phosphate est en fait lié à l'oxygène.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.O fosfato está, na verdade, ligado ao oxigênio.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Η φωσφορική ομάδα είναι ενωμένη με το οξυγόνο.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.Тя е прикрепена към кислорода.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.עכשיו אנו מוכנים להכנס לשלב הרווח הנקי.
Fosfat grubu aslında oksijene bağlı.في الواقع تعلق مجموعة الفوسفات للأكسجين.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Bien, debo decirles algo muy extraño, estar expuesto a bajos niveles de oxígeno no siempre lleva a la muerte.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Ei bine, am să vă spun ceva foarte ciudat, și anume expunerea la doze mici de oxigen nu ucide întotdeauna.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Ich muss Ihnen etwas sehr Seltsames erzählen, und zwar, dass zu wenig Sauerstoff nicht immer tödlich ist.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.제가 여러분께 드리고 싶은 말은 이상하게 들릴지 모르지만 산소가 결핍된 상태에 있다고 반드시 죽는 것은 아니라는 겁니다.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Е, трябва да ви кажа нещо странно -- да бъдеш изложен на ниски количества кислород не винаги убива.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Сейчас я расскажу вам кое-что странное, и это вот что: низкая концентрация кислорода не всегда смертельна.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.ובכן, עלי לספר לכם משהו משונה מאד, והוא שחשיפה לשיעור נמוך של חמצן לא תמיד הורגת.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.حسنًا، يجب علي أن أخبركم بشيء غريب جدًا، وهو أن التعرض لدرجة منخفضة جدًا من الأوكسجين لا يقتل دائمًا.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.低酸素の環境にいても 必ず死ぬとは限りません この会場の酸素の濃度は20%ほどです
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Având sângele și oxigenul pompat printr-o inimă dezvoltată, se puteau deplasa cu viteze mai mari.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Con sangre y oxigeno bombeado por un corazón avanzado, ahora podían desplazarse a mayores velocidades.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Med blod och syre pumpandes genom ett advancerat hjärta, kunde dom nu färdas med högre hastigheter.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Met bloed en zuurstof wat door een geavanceerde hart werd gepompt, konden ze nu met hogere snelheden reizen.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Skozi napredno srce sta se črpala kri in kisik, zato so lahko potovali z večjimi hitrostmi.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.S krví a kyslíkem, který byl pumpován skrz pokročilé srdce, nyní mohli cestovat vyššími rychlostmi.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.Z pomocą krwi i tlenu pompowanej przez zaawansowane serce, mogły teraz poruszać się z dużymi prędkościami.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.С кровю и кислородом, церкулируемыми через улучшенное сердце, они могут путешествовать на высоких скоростях.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.כאשר הדם והחמצן נשאבו על ידי לב מתקדם, הם הצליחו לנוע במהירויות גבוהות יותר.
Gelişkin bir kalbin vücutlarına pompaladığı kan ve oksijen sayesinde artık daha hızlı hareket edebiliyorlardı.今や彼らは高速での移動ができる。 身体は更に発達した。
Gerçekten midenizi bir balon gibi şişirebilirsiniz ama bu vücudumuza oksijen girmesini sağlamaz.이 경우 우리는 우리 위를 풍선처럼 부풀릴 수 있습니다. 하지만 혈액으로 산소를 보내는 데는 아무 도움이 되지 않죠.
Gerçekten midenizi bir balon gibi şişirebilirsiniz ama bu vücudumuza oksijen girmesini sağlamaz.L'air continue à être divisé et réparti et descend par différends chemins.
Gerçekten midenizi bir balon gibi şişirebilirsiniz ama bu vücudumuza oksijen girmesini sağlamaz.Můžeme nafouknou břicho jako balón, ale to nám vůbec nepomůže dostat kyslík do krevního řečiště.
Gerçekten midenizi bir balon gibi şişirebilirsiniz ama bu vücudumuza oksijen girmesini sağlamaz.Nadmuchać go, jak balon, ale w ten sposób nie dostarczylibyśmy tlenu do krwi.