Ana içeriğe geç
Sözlük

oksijen ile cümle

oksijen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Kiedy jest prąd, koncentrator tlenu pobiera zwykłe powietrze.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.전기가 들어올 때에는 산소 생성기는 실내의 공기를 사용합니다.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Mais donc ici dedans quand il y a de l'électricité, le concentrateur d'oxygène absorbe l'air ambiant.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Per cui qui, quando c'è elettricità, il concentratore di ossigeno usa l'aria dell'ambiente.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Portanto, quando há electricidade, o concentrador de oxigénio capta o ar da sala.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Vì vậy khi có điện, thiết bị tạo ô-xy lấy không khí ở trong phòng.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Wenn elektrischer Strom vorhanden ist, dann saugt der Sauerstoffkonzentrator die Raumluft an.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Όμως εδώ, όταν έχει ρεύμα, ο συμπιεστής οξυγόνου εισάγει αέρα δωματίου.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Итак, когда есть электричество, кислородный концентратор всасывает воздух из помещения.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Когато има ток, кислородният концентратор използва въздуха в стаята.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.אבל ככה בפנים כשיש חשמל, מרכז החמצן לוקח אויר מהחדר.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.حسنا هنا عندما تتوفر الكهرباء، مكثف الأوكسجين يأخذ هواء الغرفة.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.酸素圧縮機が部屋の空気を取り込みます 部屋の空気は見事なほどに無料だと分かっていますし
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.De tilbringer mindre af deres tid på omkring brint og meget mere af deres tid omkring ilt.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Elektrony se pohybují raději okolo kyslíku a trochu méně okolo vodíku.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Eles gastam menos de seu tempo em torno do hidrogênio e um monte mais do seu tempo em torno do oxigênio.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.전자 쌍들은 수소주위에서 적은 시간을 보내고 많은 시간을 산소 주변에서 보낼 것입니다.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Pasan menos tiempo en torno al hidrógeno, y mucho más de su tiempo en torno al oxígeno.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Sie verbringen weniger Zeit um den Wasserstoff und viel mehr Zeit um den Sauerstoff.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Te elektrony spędzają mniej czasu przy wodorze, a więcej - przy tlenie.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.Менше часу біля водню, більше - біля кисню.
Elimde 4 oksijen var.Cztery atomy tlenu.
Elimde 4 oksijen var.Ich habe vier Sauerstoffatome.
Elimde 4 oksijen var.Mám čtyři kyslíky.
Elimde 4 oksijen var.Tengo cuatro oxígenos.
Elimde 4 oksijen var.Tenho quatro oxigênios.
Elimde 4 oksijen var.لدي ٤ اكسجين
Elleriniz çok oksijen harcardı.Deine Hände würden viel Sauerstoff verbrauchen.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Kätesi vaativat paljon happea.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Les mains auraient besoin de beaucoup d'oxygène.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Met je handen, heb je veel zuurstof nodig.
Elleriniz çok oksijen harcardı. Onun yerine taşa tutun ve git.Doar dând din mâini ei ar pierde mult oxigen.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Protože plavání vezme hodně kyslíku.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Tus manos cogerían demasiaso oxígeno.
Elleriniz çok oksijen harcardı.Twoje ręce wezmą dużo tlenu.
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Azt írta: "Igen, ha a keresztcsonti ideget oxigénnel látjuk el. Lehetséges."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Cô ấy trả lời: "Được chứ, nếu thần kinh xương cùng được cung cấp ôxy. Bạn có thể làm điều đó."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Dia berkata, "Ya, jika syaraf sakral itu menerima oksigen. Kau bisa melakukannya."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Ea a spus, "Da, dacă nervul sacral este oxigenat. Teoretic, s-ar putea."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Elle m'a dit: "Oui, si le nerf médullaire est oxygéné. Ce serait concevable."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz.""É, se o nervo sacral estiver a ser oxigenado. "Teoricamente, é possível."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Hon sa: Uppenbarligen skulle det inte vara speciellt roligt för personen i fråga.
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Hun sagde, "Ja, hvis den sakrale nerve bliver iltet, kunne man muligvis gøre det."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz.""Ja, als de sacrale zenuw zuurstofrijk blijft is het denkbaar dat je dat zou kunnen."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Mi ha detto "Sì, se il nervo sacrale viene ossigenato sarebbe teoricamente possibile."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Odpovedala, "Áno, pokiaľ je krížový nerv okysličovaný. Je to možné."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Odpověděla: "Ano, pokud je křížový okysličovaný. Je to možné."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Powiedziała, że tak, jeśli nerw krzyżowy otrzymuje tlen.
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Sie sagte:
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz.""Sí, si los nervios sacros se oxigenan, es concebiblemente posible."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Εκείνη είπε, "Ναι , εάν το ιερό πλεγμα (νεύρο) οξυγονώνεται. Θα μπορούσε κανείς να το κάνει."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."И она ответила: "Да, если кислород поступает к крестцовому нерву". "В принципе это возможно".
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."Тя отговори: "Да, ако сакралният нерв е снабдяван с кислород. Мислимо е."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."היא אמרה "כן, אם עצב הבסיס יקבל חמצן. טכנית זה ניתן."
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."فقالت لي: "نعم إذا كان الأوكسجين يصل للأعصاب العجزية فأنت تستطعين ذلك "
"Evet," dedi, "eğer kalça sinirine oksijen gidiyorsa gerçekten de tetikleyebiliriz."ひょっとしなくても可能です」との事でした もちろん本人にとっては面白くも何ともないんですけど
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Aber in Wirklichkeit hatte er am meisten Probleme mit dem Sauerstoff.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Brak tlenu wpływał na niego tak bardzo, że w końcu nie umiał dodać prostych liczb.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.Dar de fapt el era persoana cea mai sensibilă la lipsa de oxigen.
Fakat aslında oksijensizlikten en çok etkilenen kişi da doktordu.In realtà lui era il più suscettibile al calo di ossigeno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod