Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ảnh này chụp trong một cuộc săn khỉ, săn bằng phi tiêu tẩm độc ở mũi.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Asta este la o vanatoare de maimute, care se vaneaza cu sageti cu varful imbibat in curara.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.C'était lors d'une chasse aux singes, ils chassaient avec des fléchettes empoisonnées.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Das hier war eine Affenjagd mit Kurare-getränkten Pfeilen.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Disse-nos: "Sabem, agora estou velho.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Dit was een jacht op apen, met in curare-gif gedoopte pijlen.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Esto fue en una cacería de monos, cazando con dardos envenenados con curare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ez egy majomvadászat volt, kuráréval mérgezett hegyű dárdákkal.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ini mereka sedang berburu monyet, dengan anak panah berujung racun curare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.이건 원숭이 사냥때 인데 식물로된 화살을 이용하여 잡았습니다.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Questa è stata fatta durante una caccia alla scimmia, che si caccia con frecce dalla punta intinta nel curaro.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.To działo się na polowaniu na małpy, polując przy użyciu strzałek zatrutych kurarą.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Tohle bylo na lovu opic, lovili šipkami namočenými v kurare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Αυτό ήταν σε ένα κυνήγι μαϊμούδων, κυνηγούσαν με βελάκια εμποτισμένα στο κουράριο.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Они охотились на обезьян, охотились при помощи дротиков, смазанных ядом кураре.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Това беше лов на маймуни, ловуване със стрели с кураре.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Того разу вони полювали на мавп, використовуючи дротики, змазані отрутою кураре.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.זה היה צייד קוף, צדו עם חיצים עם קצה קוררה.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.وقد شهدنا اصطياد " قرد " بواسطة عصي تحمل سهاماً
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.クラーレ(毒)を先に塗った 投げ矢を使っています 自然環境に対する彼らの知識は
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.(76:18) Облака изливали воды, тучи издавали гром,и стрелы Твои летали.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.As nuvens desfizeram-se em água; os céus retumbaram; as tuas flechas também correram de uma para outra parte.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Awan mencurahkan hujan, guntur mengguruh; halilintar menyambar ke segala arah
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước , Bầu_trời vang ra tiếng . Và các tên Chúa bay đây_đó .
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước, Bầu trời vang ra tiếng. Và các tên Chúa bay đây đó.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Die dicken Wolken gossen Wasser, die Wolken donnerten, und die Strahlen fuhren daher.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Izlili so oblaki vode, glas so zagnali gornji oblaki, tudi pšice tvoje so švigale semtertja.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.구름이 물을 쏟고 궁창이 소리를 발하며 주의 살도 날아 나갔나이다
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Láttak téged a vizek, oh Isten, láttak téged a vizek és megfélemlének; a mélységek is megrázkódának.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Los nubarrones vertieron sus aguas; tronaron las nubes; también se desplazaron tus rayos
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Norii au turnat apă cu găleata, tunetul a răsunat în nori, şi săgeţile Tale au sburat în toate părţile.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Skyerne udøste Vand, Skyhimlens Stemme gjaldede, dine Pile for hid og did;
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Ti videro le acque, Dio, ti videro e ne furono sconvolte; sussultarono anche gli abissi
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Toen het water U zag, o God, beefde en sidderde het.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vannene så dig, Gud, vannene så dig, de bevet, ja avgrunnene skalv.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vattnen sågo dig, och Gud, vattnen sågo dig och våndades, själva djupen darrade.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vedet näkivät sinut, Jumala, vedet näkivät sinut ja vapisivat, ja syvyydet värisivät.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Videly ťa vody, Bože, videly ťa vody a chvely sa; áno, triasly sa hlbiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vidělyť jsou tě vody, Bože, viděly tě vody, a zstrašily se; pohnuly se také i hlubiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Widziały cię wody, o Boże! widziały cię wody, i ulękły się, i wzruszyły się przepaści.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Πλημμυραν υδατων εχυσαν αι νεφελαι φωνην εδωκαν οι ουρανοι και τα βελη σου διεπεταξαν.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Облаците изляха поройни води; небесата издадоха глас; Тоже и стрелите Ти прелетяха.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.זרמו מים עבות קול נתנו שחקים אף חצציך יתהלכו׃
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.سكبت الغيوم مياها اعطت السحب صوتا. ايضا سهامك طارت.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲 中 倒 出 水 來 . 天 空 發 出 響 聲 . 你 的 箭 也 飛 行 四 方
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲中 倒出 水來 . 天空 發出 響聲 . 你 的 箭 也 飛行 四方
Bu mor oklar mor levhanın E alanını gösteriyor.Siločáry budou vypadat asi takto:
Bu mor oklar mor levhanın E alanını gösteriyor.אז קווי השדה שלו ייראו ככה.
Bu mor oklar mor levhanın E alanını gösteriyor.ستبدو خطوط المجال هكذا
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.Kilka strzał wylatujących z monitora.
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.이것들은 튀어나오는 몇 개의 화살표입니다.
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.Se trata de un manojo de flechas saltando.
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.Toto je skupina šípů vystupujících z obrazovky ven.
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.Ето група стрели, които излизат
Bunlar dışında haşhaş oklar bir demet.זאת קבוצה של חיצים היוצאים מהמסך.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.A nade wszystko wziąwszy tarczę wiary, którą byście mogli wszystkie strzały ogniste onego złośnika zagasić.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.A pritom pri všetkom vezmite štít viery, ktorým budete môcť uhasiť všetky ohnivé šípy toho zlého.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.A zvláště pak vezmouce štít víry, kterýmž byste mohli všecky šípy ohnivé nešlechetníka toho uhasiti.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.Kaikessa ottakaa uskon kilpi, jolla voitte sammuttaa kaikki pahan palavat nuolet,
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.모든 것 위에 믿음의 방패를 가지고 이로써 능히 악한 자의 모든 화전을 소멸하고