Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Las flechas no le hacen huir; las piedras de la honda le son como rastrojo
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Nobena pšica ga ne požene v beg, kameni s prače so mu kakor pleve,
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Săgeata nu -l pune pe fugă, pietrele din praştie sînt ca pleava pentru el.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Tak ada panah yang dapat menghalau dia; batu yang dilemparkan kepadanya seolah-olah jerami saja
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Τα βελη δεν δυνανται να τρεψωσιν αυτον εις φυγην αι πετραι της σφενδονης ειναι εις αυτον ως στυπιον.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.Стрелите не могат го накара да бяга; Камъните на прашката са за него като слама;
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.לא יבריחנו בן קשת לקש נהפכו לו אבני קלע׃
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.لا يستفزّه نبل القوس. حجارة المقلاع ترجع عنه كالقش.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.箭 不 能 恐 嚇 他 使 他 逃 避 、 彈 石 在 他 看 為 碎 秸
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.箭 不 能 恐嚇 他 使 他 逃避 、 彈石 在 他 看為 碎秸
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.A nyilak a szürkeállomány csúcsmennyiségét mutatják a prefrontális kéregben.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Các mũi tên biểu thị cao điểm của lượng chất xám trong vỏ não ở trán.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.De pijlen geven de piek in het volume van de grijze massa aan in de prefrontale cortex.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Die Pfeile zeigen den Höchststand der Gehirnmasse im präfrontalen Cortex.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.이 화살표는 회백질 부피의 최고점을 보여줍니다.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Las flechas indican el volumen máximo de materia gris en la corteza prefrontal.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Les flèches indiquent le pic de volume de matière grise dans le cortex préfrontal.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Pilarna anger den maximala volymen av grå hjärnsubstans i prefrontala cortex.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Puščice kažejo maksimalno količino sivih celic v prefrontalni skorji.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Săgețile arată creșterea maximă a volumului materiei cenușii în cortexul prefrontal.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Šipky ukazují největší objem šedé hmoty v prefronální kůře.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Strzałki wskazują na najwyższą objętość istoty szarej w korze przedczołowej.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Τα βέλη δείχνουν την ακμή του όγκου της φαιάς ουσίας στον προμετωπιαίο φλοιό.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Стрелката показва върха в обема на сивата материя в префронталния кортекс.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Стрелки указывают пик объёма серого вещества в префронтальной коре.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.Стрілки вказують на пік максимального обсягу сірої речовини у префронтальній корі.
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.החצים מראים את שיא הנפח של החומר האפור
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.تشير الأسهم لذروة حجم المادة الرمادية
Oklar prefrontal korteksteki maksimum değerleri gösteriyor.ピークを示しています このピークが訪れるのは 男の子の方が
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.As setas mostram o eixo longitudinal do esqueleto.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.De pijl laat de lengterichting zien van het skelet.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Der Pfeil zeigt die Längsachse des Skeletts an.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.화살표가 골격의 긴 축을 보여주고 있습니다.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.La flecha muestra el eje largo del esqueleto.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.La flèche vous montre l'axe longitudinal du squelette.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Le frecce indicano l'asse longitudinale dello scheletro.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Mũi tên chỉ trục dài khung xương.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Panah itu menunjukkan sumbu yang panjang dari rangka.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Săgeata arată axa longitudinală a scheletului.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Šipky znázorňují podélnou osu.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Strzałka wskazuje na pionową oś szkieletu.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Το βέλος δείχνει τον μακρύ άξονα του σκελετού.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Стрелка показывает продольную ось скелета.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.Стрелката показва дългата ос на скелета.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.החץ מראה את הציר הארוך של השלד.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.السهم يُظهر المحور الطولي للهيكل.
Oklar yine iskeletin boyuna olan ekseni gösteriyor.これには本当に驚きました
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(75:4) Там сокрушил Он стрелы лука, щит и меч и брань.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(76:4) C`est là qu`il a brisé les flèches, Le bouclier, l`épée et les armes de guerre. -Pause.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaacolo a sfărîmat El săgeţile, scutul, sabia, şi armele de război. -
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAli quebrou ele as flechas do arco, o escudo, a espada, e a guerra.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAllí quebró las ráfagas del arco, el escudo, la espada y el arma de guerra. (Selah
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDaselbst zerbricht er die Pfeile des Bogens, Schild, Schwert und Streit. (Sela.)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDer brød han Buens Lyn, skjold og Sværd og Krigsværn. - Sela.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDi sana Ia menghancurkan semua alat perang, semua panah berkilat, perisai dan pedang
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaE' in Gerusalemme la sua dimora, la sua abitazione, in Sion
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelai Salem vart hans hydda rest och hans boning på Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela거기서 저가 화살과 방패와 칼과 전쟁을 깨치시도다(셀라)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaMert hajléka van Sálemben, és lakhelye Sionban.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaOg han reiste sin hytte i Salem og sin bolig på Sion.