Ana içeriğe geç
Sözlük

oklar ile cümle

oklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Okları yapmak için, bir pamuklu çubuk kullanmak için gidiyoruzTo make the arrows, we're going to use a cotton bud
Okları yapmak için, bir pamuklu çubuk kullanmak için gidiyoruzUm die Pfeile zu machen, werden wir ein Wattestäbchen verwenden
Okları yapmak için, bir pamuklu çubuk kullanmak için gidiyoruzЗа да направим стрелите, ще да се използваме клечки с памук
Okları yapmak için, bir pamuklu çubuk kullanmak için gidiyoruzЧтобы стрелки, мы собираемся использовать ватные палочки
Okları yapmak için, bir pamuklu çubuk kullanmak için gidiyoruzとはさみのペアを使用してオフに端をカットします。
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Ale z łuków dziatki postrzelają, a nad płodem żywota nie zmiłują się, oko ich synom nie przepuści.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Ale z luků dítky rozrážeti, aniž se nad plodem života slitují, aniž synům odpustí oko jejich.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.De aanvallende legers zullen geen medelijden hebben met de jonge mensen van Babel, met babies of met kinderen.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Deres Buer fælder de unge, Livsfrugt skåner de ej, med Børn har deres Øjne ej Medynk.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.dùng cung đập giập kẻ trai trẻ, chẳng thương xót đến thai trong lòng mẹ, mắt chẳng tiếc trẻ con.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.dùng cung đập giập kẻ trai_trẻ , chẳng thương_xót đến thai trong lòng mẹ , mắt chẳng tiếc trẻ_con .
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Heidän jousensa kaatavat nuoret miehet; he eivät armahda kohdun hedelmää eivätkä lapsia sääli.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Ich luky porozrážajú mládencov, a nezľutujú sa nad plodom života; ich oko nebude ľutovať synov.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Kézíveik szétzúznak ifjakat, és nem könyörülnek a méh gyümölcsén, a fiaknak nem irgalmaz szemök:
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.메대 사람이 활로 청년을 쏘아 죽이며 태의 열매를 긍휼히 여기지 아니하며 아이를 가석히 보지 아니하리라
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Луки их сразят юношей и не пощадят плода чрева: глаз их не сжалится над детьми.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Но с лъковете си ще смажат юношите; И не ще се смилят за плода на утробата, Окото им няма да пощади децата.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.וקשתות נערים תרטשנה ופרי בטן לא ירחמו על בנים לא תחוס עינם׃
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.فتحطم القسي الفتيان ولا يرحمون ثمرة البطن. لا تشفق عيونهم على الاولاد.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.他 們 必 用 弓 擊 碎 少 年 人 、 不 憐 憫 婦 人 所 生 的 、 眼 也 不 顧 惜 孩 子
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.他 們必 用 弓擊 碎 少年人 、 不 憐憫婦 人 所 生 的 、 眼 也 不 顧惜 孩子
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.(77:9) Сыны Ефремовы, вооруженные, стреляющие из луков, обратились назад в день брани:
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Albo jako synowie Efraimowi zbrojni, którzy, choć umieli z łuku strzelać, wszakże w dzień wojny tył podali.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Con cháu Ép-ra-im cầm binh khí và giương cung, Có xây lưng lại trong ngày chiến trận.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Con_cháu Ép - ra-im cầm binh_khí và giương cung , Có xây lưng lại trong ngày chiến_trận .
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Efraim fiai, a fegyveres íjászok hátat fordítottak az ütközet napján;
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Efraimin lapset, asestetut jousimiehet, kääntyivät pakoon taistelun päivänä.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Efra'ims barn, de rustede bueskyttere, vendte om på stridens dag.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Efraims barn, välbeväpnade bågskyttar, vände om på stridens dag.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.- Efraims Børn var rustede Bueskytter, men svigted på Stridens Dag -
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Fiii lui Efraim, înarmaţi şi trăgînd cu arcul, au dat dosul în ziua luptei,
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.I figli di Efraim, valenti tiratori d'arco, voltarono le spalle nel giorno della lotta
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Jako synové Efraim zbrojní, ač uměle z lučiště stříleli, však v čas boje zpět se obrátili,
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.에브라임 자손은 병기를 갖추며 활을 가졌으나 전쟁의 날에 물러갔도다
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Les fils d`Éphraïm, armés et tirant de l`arc, Tournèrent le dos le jour du combat.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Los hijos de Efraín, armados con excelentes arcos, volvieron las espaldas en el día de la batalla
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Os filhos de Efraim, armados de arcos, retrocederam no dia da peleja.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Sinovi Efraimovi, lokostrelci oboroženi, so obrnili hrbte ob času bitve.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Suku Efraim yang bersenjatakan panah dan busur, melarikan diri pada waktu bertempur
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Synovia Efraimovi, ozbrojenci, strelci z luku, obrátili sa zpät v deň boja.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.wie die Kinder Ephraim, die geharnischt den Bogen führten, abfielen zur Zeit des Streits.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.ως οι υιοι του Εφραιμ, οιτινες ωπλισμενοι, βασταζοντες τοξα, εστραφησαν οπισω την ημεραν της μαχης.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.Ефремците, макар въоръжени и запъващи лъкове, Върнаха се назад в деня на боя.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.בני אפרים נושקי רומי קשת הפכו ביום קרב׃
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.بنو افرايم النازعون في القوس الرامون انقلبوا في يوم الحرب‎.
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.以 法 蓮 的 子 孫 、 帶 著 兵 器 、 拿 著 弓 、 臨 陣 之 日 、 轉 身 退 後
Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler.以法 蓮 的 子孫 、 帶著 兵器 、 拿著弓 、 臨陣 之 日 、 轉身 退 後
Oklarla yönü göstermeliyim.Ale kdybych to uděllal, tak bych nemohl kreslit šipky.
Oklarla yönü göstermeliyim.לתוך המטען השלילי... וזה נראה ככה
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.이런 공격에도 살아남은 적들은
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.חיצים, חניתות, או גרוע יותר, אש יוונית -- צורה עתיקה של נפלם שהיתה ניצתת במגע
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.سهام ورماح, والأسوء (النار اليونانية) وهي نموذج قديم (للنابالم) تشتعل فور ملامستها
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.(41:19) La flèche ne le met pas en fuite, Les pierres de la fronde sont pour lui du chaume.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.( 41 : 19 ) Mũi_tên không làm cho nó chạy trốn ; Ðá trành với nó khác_nào cây rạ ,
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.(41:19) Mũi tên không làm cho nó chạy trốn; Ðá trành với nó khác nào cây rạ,
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.41:20 Kein Pfeil wird ihn verjagen; die Schleudersteine sind ihm wie Stoppeln.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.(41:20) Дочь лука не обратит его в бегство; пращные камни обращаются для него в плеву.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.A nyíl vesszõje el nem ûzi õt, a parittyakövek pozdorjává változnak rajta.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.A seta não o poderá fazer fugir; para ele as pedras das fundas se tornam em restolho.
Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.살이라도 그것으로 도망하게 못하겠고 물매돌도 그것에게는 겨같이 여기우는구나
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod