Okul yıllarında, para kazanmak için uçaklara yakıt doldurdu.وكان لسنوات يجمع المال من أجل تكاليف الدراسة.
E-kitap okuyucular tablet bilgisayarların benzer bir formudur.هذه الهجمات هي أمثلة على قرصنة الكمبيوتر.
Paket ayrıca Simlerin çocuklarını hazırlık okuluna göndermelerine de imkan sunar.وعندها فقط أصبح أفراد عائلة جوو قادرين على إرسال أطفالهم إلى المدرسة.
Sinem Kobal, dört yaşında Yıldız Alper bale okulunda başladığı bale eğitimine sekiz yıl devam etmiştir.تعلمت سينيم كوبال في سن أربع سنوات، فن البالية في مدرسة البالية لمدة ثماني سنوات.
1921 — Çocuk Müzik Okulu açılmıştır.وفي عام 1900 افتتحت مدرسة للموسيقى.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.ثم وجدت طريقها في كتابة الروايات والقصص.
Yine ilk defa bu tarihte öğrencilere okul forması giyme zorunluluğu getirilmiştir.لهذا اليوم أهمية خاصة لدى طلاب الصف الأول القادمين إلى المدرسة للمرة الأولى.
4 adet lköğretim okulu ve 7 adet cami vardır.هناك 7 مدارس طب أسنان مع 3 منها حكومية.
Şu anda ilk okuldan sonra, orta eğitim için öğrenciler komşu Karaterzi mahallesine gitmektedirler.قبل افتتاح المدرسة، كان الطلاب يرتادون مدرسة ميلر المجاورة.
Sonrasında, Auvinen okul etrafında dolaşarak sınıf kapılarını çalmaya başladı.بدأ أوفينن بعد ذلك يتجول في المدرسة طرقاً على أبواب الفصول.
Ah, şu okul bir bitse… Keşke sen de bizimle sinemaya gelsen.إذا ركبنا الحافلة فهي معنا وإذا ذهبنا إلى السينما شاركتنا.
Okulda, yetişkinlerin devam ettiği derslere katılmasına da izin verildi.كما يأكل تلاميذ المدارس نفس الأشياء التي يأكلها البالغون.
Oslo Katedrali Okulu'na gitti.تعلم في Oslo Cathedral School .
Petah Tikva'da FYKB okulunda eğitim görevlisi olarak işe başladı.وقد بدأ كويست عمله في الصحافة كمتدرب لدى بي بي سي.
Alaska'daki tek okulları budur.هي المدرسة التركية الوحيدة في قطر.
Okyanustaki bir petrol istasyonunda patlamalar başlar.عدد من مشاريع نفطية في عرض البحر تشرع في العمل هناك.
Adres biriminin çıkışı, okuma ve yazma adreslemesi için veriyolu birimine iletilir.وصول مباشر إلى ذاكرة العرض للقراءة والكتابة.
Lübnan’daki tüm okullar Millî Eğitim'e bağlıdır.جميع المدارس في آيسلندا مختلطة.
Topçu birliği yetiştirme okulundan mezun oldu ve 1954'te teğmen olarak Suriye Ordusuna katıldı.انتسب للمدرسة الحربية في للجيش اللبناني وتخرج كضابط مدفعية في العام 1959.
ODTÜ Maden Mühendisliği'nde okudu.إجازة في هندسة المعادن.
2005: Senden Yanayım - Akın Ok, Artvizyon Müzik.(2006): أغنية ياعيني عليكي يا طيبة فيلم خيانة مشروعة.
1922'de okulun adı Nafia Fen Mektebi'ne dönüştürülmüştür.في عام 1922، تم تغيير اسم المدرسة إلى"مدرسة الأشغال العامة" (بالتركية: Nafia Fen Mektebi).
Erdelan Prensliğinde, Hevrami şiir okulunda eğitim aldı.و أثناء أسقفيته أنشأ مدرسة للغات في زحلة.
Bir okul matbaası kurulmuş ve ders kitapları basılmıştır.وتم بناء حجرة الطعام وفتح مدارس الأحد.
Havada oldukça kararlıdır, ısıtıldığında oksitlenir.وعندما يكون الجو في برودة شديدة تصبح الحماصة في الحرارة المعتدلة.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.الإدارة الوطنية للمحيطات والغلاف الجوي.
Bu evre oksijen varlığında gerçekleşir.على الرغم من ذلك، لا يقع هذا إلا في وجود الأكسجين.
Köyde, 3 tane okul vardır.يوجد في القرية تسعة مدارس.
Bir okul piyesinde oynayana kadar oyunculuk yapmayı düşünmemiştir.لم تكن لايزك أي اهتمام في التمثيل إلى أن انضم إلى نادي الدراما في مدرسته.
İmam hutbeyi merdivenin basamakları üzerinde okur.أخرج وعد إلى الدرج.
Aslerlik Şubesine başvurup süvari yedek subay okuluna kabul edilmiştir.اركض إلى الطبقة الأعلى وكن مستعد لجندي مدرع آخر.
Hilkiya bunu Yoşiyahu'ya sundu ve kral bunun Kudüs halkına okunması emrini verdi.طلب كالب إقليم الجبل فأعطاه يشوع ملكا له.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.ولم يسمع ذلك كله إلا بعد نزول القرآن وفي كلام المسلمين".
2013'te The New School'da okudu.اطلع عليه بتاريخ 06 مايو 2013. In Schools We Trust.
Onları okulun yanına diktik.فقد ذهبوا إلي المدرسة معهم.
Bir diğeri de bizi yetiştiren insanlara ve okula her konuda destek olabilmektir.ويكفيني أن يشكر لي أحدهم الدرس الذي أقدمه هنا .
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.أعتقد حقاً أن هذا واحد من أهم الكتب التي استعرضتها على الإطلاق. "
17 tane ilköğretim okulu bulunmaktadır.تنقلت بين سبعة عشر مدرسة حكومية.
4 yaşında nota okumayı öğrendi.ثم تعلمت القراءة في عامها الرابع.
Düğmeler genellikle okul amblemi ile süslenir.يزين هذه الأزرار عادة بشعار المدرسة.
Birincil oksijen taşıyıcı molekül ise hemosiyanindir.الجزيء الناقل الأولي للأوكسجين هو هيموسيانين.
Bartol ayrıca Sigmund Freud’un çalışmalarını dikkatle okudu.وأولى بارتول اهتماما خاصا بأعمال سيجموند فرويد.
Osman Hamdi, ilkokul öğreniminin ardından, 1856 yılında Maarif-i Adliye okuluna başladı.وبعد ان اكمل عثمان حمدي تعليمه الأول بدأ دراسته بالمدرسه القضائيه في عام 1856 .
Titanyum oksit M yıldızlarında kuvvetli olabilir, genellikle M5 ile hakimdir.يُمكن أن يكون أوكسيد التيتانيوم قوياً في طيف هذا النوع، وعادة يكون قويا في درجة M5 من الطيف.
Her iki durumda da amaç azot oksitleri yerine azot gazı üretmektir.وفي أي من الحالتين، يكون الهدف هو الحصول على غاز النيتروجين، بدلاً من أكاسيد النيتروجين.
Okulda bir yardımcı doçent ve 21 öğretim görevlisi bulunmaktadır.إصابة مدرس و11 عاملا بالمدرسة.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.وكان يذهب إلى المدرسة ويعود يوميا بالباص.
Birincil - Kamuya ve özel sektöre ait (Özel olarak adlandırılan Hazırlık Okulları).الابتدائي :- المملوك للقطاع العام والخاص (حيث تسمى المملوكة للقطاع الخاص بالمدارس التحضيرية).
1774'te, Royal Okulu'nda fizik profesörü oldu.وفي عام 1774 أصبح أستاذاً في الفيزياء بالمدرسة الملكية في كومو.
1908-1910 yılları arasında ise Zvantseva Resim ve Çizim Okulu'nda Leon Bakst ile birlikte çalıştı.ومنذ عام 1908 وحتى عام 1910، درس شاجال الرسم على يد ليون باكست في مدرسة Zvantseva للرسم والتلوين.
OK – UZ ( yani OK-LAR ) anlamındaki bu söz sonradan Oğuz adını alır.م."، ثم جعل اسم "حفن يثع" من بعده وهو ابنه.
2 adet ilköğretim okulu bulunmaktadır.و عدد 2 مدارس ابتدائية..
Okulun en yakışıklı ve en popüler çocuğudur.إنه متواضع، سلس، وألطف الأولاد في المدرسة.
Başaran yedek subay okulundan çavuş olarak çıkarılınca üç yıl onu bekledi.و عندما أسُتبعد بشاران من مدرسة الظباط كضابط إحتياطي قامت خاتون بإنتظاره ثلاث أعوام.
Rabbenâ âtinâ, Allahümmağfir leh Duâ niyeti ile Besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur.(رب إن من أعطيته العقل ماذا حرمته وإن من حرمته العقل ماذا وهبته) لعلى بن أبى طالب رضى الله عنه.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.كان راهبا أيضا في البداية ولكنه انتقل من الدراسات اللاهوتية إلى الفلسفة فيما بعد.
Kandaki oksijen seviyesini artırmaya yardımcı olmak için oksijen terapisi kullanılabilir.العلاج باستخدام الأكسجين قد يستخدم للمساعدة في رفع نسبة الأكسجين في الدم.
8 yıl Fransızca, 5 yıl İngilizce okudu.ثم درست أصلي دير اللغة الفرنسية لمدة ثمانية أعوام و اللغة الإنجليزية لمدة خمسة أعوام.
Kalbin sağ tarafındaki basıncı azaltır ancak kanda daha düşük seviyede oksijen (hipoksiya) pahasına.وهو يقوم بتخفيف الضغط على الجانب الأيمن من القلب, لكن هذا يكون على حساب خفض مستويات الأوكسجين في الدم.
Ayrıca bir cami ve okul bulunmaktadır.وأصيب أيضا مسجد ومدرسة.