ok ile cümle

ok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okumak onun baş eğlencesidir.Reading is his chief amusement.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Okumaktan yorulup kestirdi.Tired of reading, she took a nap.
Okumak için gittikçe daha az zamanım oluyor.I have less and less time for reading.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.Reading helps you build up your vocabulary.
Okuma bize zevk verir.Reading affords us pleasure.
Okumak bana büyük bir zevk verir.Reading gives me great pleasure.
Okumak bana büyük zevk veriyor.Reading gives me great pleasure.
Bazı insanlar okumanın zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.Some people think of reading as a waste of time.
Okuma zihni geliştirir.Reading develops the mind.
Okumak zihnini geliştirebilir.Reading can develop your mind.
Bir kitap okumak bir seyahat ile kıyaslanabilir.Reading a book can be compared to making a journey.
Ben kitap okurken telefon çaldı.When I was reading a book, the telephone rang.
Okumak için zaman bulamayan hiç kimse çok meşgul değildir.Nobody is so busy that they cannot find time to read.
Okumak için bile zamanım yok.I have no time even for reading.
Ben okumaya devam ettim.I went on reading.
Okumaya devam ettim.I went on reading.
Gündüz vakti okumayı severim.I like reading by daylight.
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.It can harm your eyes to read in the sun's light.
Japonya'da okul nisanda başlar.In Japan, school starts in April.
Japonya'da okul sezonu nisanda başlar.In Japan the school year begins in April.
Japonya'da, bütün çocuklar okula gider.In Japan, all children go to school.
Japonya'da ilk ve orta okula katılmak zorunludur.In Japan, attendance at elementary and junior high school is compulsory.
Japonya'da yeni bir okul yılı nisan ayında başlar.In Japan a new school year starts in April.
Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?Have you ever read a book written about Japan?
Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.Japanese high school students go to school 35 weeks a year.
Japonya anayasasını hiç okudun mu?Have you ever read the Constitution of Japan?
Bugün pazar. O, okula gitmiş olamaz.It's Sunday. He can't have gone to school.
Pazar, zamanımı okuyarak geçirdiğim gündür.Sunday is when I spend my time reading.
Kabul için başvurunuzu doğrudan okul idaresine gönderin.Mail your application for admission directly to the school office.
Tropik yağmur ormanları oksijen üretir karbondioksit tüketir.Tropical rainforests produce oxygen and consume carbon dioxide.
Biz yıl sonuna kadar bu kitabı okumaya devam edeceğiz.We shall go on reading this book until the end of the year.
8:30'dan önce okula varmalısın.You should arrive at school before 8:30.
O, bu kitabı okumuş olamaz.He can't have read this book.
O, okula gitmiş olamaz.He can not have gone to school.
Onun okula devamsızlık yapması tuhaf.It is strange for him to be absent from school.
O bu yüzden okulu bıraktı.It is for this reason that he left school.
Şu anda onun okuduğu gibi güzel bir kitap okumalısın.You should read such a good book as he is reading now.
Gazetede onun öldürüldüğünü okudum.I read in the newspaper that he had been murdered.
O aradığında bir süredir kitap okuyordum.I had been reading a book for some time when he called.
O içeri geldiğinde, bir saattir kitap okuyordum.I had been reading for an hour when he came in.
O içeri geldiğinde, ben yaklaşık bir saattir bir kitap okuyordum.I had been reading a book for about an hour when he came in.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.I had been reading a book when he came in.
O içeri geldiğinde, o iki saat boyunca kitap okuyordu.He had been reading for two hours when she came in.
O, okulumuzdaki en iyi beyzbol oyuncusu.He is the very best baseball player in our school.
Mektubu sadece o okudu.Only he read the letter.
Biz neredeyse birbirimizin düşüncelerini okuyabiliriz.We can just about read each other's minds.
Onun bunu okumasını istiyorum.I want him to read this.
Onun henüz okula gitmeyen iki oğlu var.He has two sons that don't go to school yet.
Onun bir kız kardeşi var ve o da okula gidiyor.He has a sister and she goes to school, too.
Ona okula geç kalmamasını söyle.Tell him not to be late for school.
Mektubu ona okudum.I read the letter to him.
Onun iyi bir okul kaydı var.He has a good school record.
Çantası burada, demek ki okula gitmiş olamaz.His bag is right here, so he cannot have gone to school yet.
Onun erkek kardeşi okula otobüsle gider.His brother goes to school by bus.
Onun en son romanı okumaya değer.His latest novel is well worth reading.
Onun yazısını okumak imkansızdır.His writing is impossible to read.
Onun romanlarının her ikisini de okumadım.I haven't read both of his novels.
Onun romanlarından hiçbirini okumadım.I haven't read any of his novels.

İlgili Sayfalar