okçu ile cümle

okçu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Ðức_Chúa_Trời vùa giúp đứa trẻ ; nó lớn lên , ở trong đồng vắng , có tài bắn cung .
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Dumnezeu a fost cu copilul, care a crescut, a locuit în pustie, şi a ajuns vînător cu arcul.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.E Dio fu con il fanciullo, che crebbe e abitò nel deserto e divenne un tiratore d'arco
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.És vala Isten a gyermekkel, s az felnövekedék, és lakik vala a pusztában, és lõn íjászszá.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.I był Bóg z onem dziecięciem, Które urosło, i mieszkało na puszczy, był z niego strzelec dobry z łuku.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.In Bog je bil z dečkom, da je odrastel; bival pa je v puščavi in bil strelec z lokom.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Ja Jumala oli pojan kanssa, ja hän kasvoi ja asui erämaassa, ja hänestä tuli jousimies.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.하나님이 그 아이와 함께 계시매 그가 장성하여 광야에 거하며 활 쏘는 자가 되었더니
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Och Gud var med gossen, och han växte upp och bodde i öknen och blev med tiden en bågskytt.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Og Gud var med Drengen, og han voksede til; og han bosatte sig i Ørkenen og blev Bueskytte.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Og Gud var med gutten; han blev stor og bodde i ørkenen, og da han vokste til, blev han bueskytter.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Und Gott war mit dem Knaben; der wuchs und wohnte in der Wüste und ward ein guter Schütze.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Και ητο ο Θεος μετα του παιδιου, και ηυξησε, και κατωκησεν εν τη ερημω και εγεινε τοξοτης.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.Бог беше с момчето, което порасна, засели се в пустинята и стана стрелец.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.И Бог был с отроком; и он вырос, и стал жить в пустыне, и сделался стрелком из лука.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.ויהי אלהים את הנער ויגדל וישב במדבר ויהי רבה קשת׃
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.وكان الله مع الغلام فكبر. وسكن في البرية وكان ينمو رامي قوس.
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.神 保 佑 童 子 、 他 就 漸 長 、 住 在 曠 野 、 成 了 弓 箭 手
Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı. Çocuk çölde yaşadı ve okçu oldu.神 保佑 童子 、 他 就 漸長 、 住在 曠野 、 成 了 弓箭手
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.헤엄쳐 오는 적을 향해 낮은 벽 위에서 안전하게 활을 쏠 수 있었습니다.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.Niski mur bronił łuczników mierzących do tych, którzy usiłowali przepłynąć fosę.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.Um pequeno muro protegia os arqueiros que atiravam sobre os soldados encharcados que tentavam atravessá-lo.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.וקיר קצר הגן על קשתים שיכלו לירות בחיילים הספוגים שניסו לחצות בשחיה.
Kısa bir duvar, yüzüp geçmeye çalışan ıslanmış askerleri vuran okçuları koruyordu.وسور صغير يحمي الرماة الذين يمكنهم حرق الجنود الذين يحاولون السباحة عبر الخندق
OKÇUKConstellation name (optional)FLECHAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)FlècheConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)FRECCIAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)NUOLIConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)PFEILConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)PIJLConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)PILENConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)PILENConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)PUŠČICAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)SAGITTAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)SagittaConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)화살자리( SAGITTA) Constellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)SAGITTAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)SETAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)ŠÍPConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)ŠípConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)STRZAŁAConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)ΒΕΛΟΣConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)СТРЕЛАConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)СТРЕЛАConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)СТРІЛАConstellation name (optional)
OKÇUKConstellation name (optional)や座Constellation name (optional)
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Ačkoli hořkostí naplnili jej, a stříleli na něj, a v tajné nenávisti měli ho střelci:
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Acz gorzkością napełnili go, i strzelali nań, a nienawidzili go strzelcy.
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Arcaşii l-au aţîţat, au aruncat săgeţi, Şi l-au urmărit cu ura lor.
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Bågskyttar oroa honom, de skjuta på honom och ansätta honom;
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Boli ho naplnili horkosťou; strieľali do neho a útočili na neho strelci, strieľajúci strely z lučišťa.
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Bueskytter fejder imod ham, strides med ham, gør Angreb på ham,
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Hudo so ga užalili in nanj streljali in ga preganjali lokostrelci:
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Ils l`ont provoqué, ils ont lancé des traits; Les archers l`ont poursuivi de leur haine.
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Jousimiehet hätyyttävät häntä, ampuvat ja ahdistavat häntä.
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Kẻ cầm cung đã ghẹo - chọc người , Bắn tên vào , và hãm đánh ;
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Kẻ cầm cung đã ghẹo-chọc người, Bắn tên vào, và hãm đánh;
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Keserítik, lövöldözik és üldözik a nyilazók:
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.활쏘는 자가 그를 학대하며 그를 쏘며 그를 군박하였으나
Okçular acımadan saldırdı ona. Düşmanca savurdular oklarını üzerine.Lo hanno esasperato e colpito, lo hanno perseguitato i tiratori di frecce
İlgili Sayfalar