odayı ile cümle

odayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.A tamojší riaditeľ nedá na ňu dopustiť. Vždy keď má návštevu, ukáže im ju ako prvú.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Główną ideą jest zakochanie się w nim. Kiedy ktoś odwiedza szkołę to pierwsze pokazywane mu miejsce.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Hiệu trưởng ở đó thì rất yêu thích cái phòng này. Mỗi khi có khách, đây là nơi đầu tiên ông dẫn họ đến thăm.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.이 학교 교장선생님은 이 실습실을 아주 좋아하지요. 학교에 방문객이 올 때면, 이 곳을 제일 먼저 보여주곤 하신답니다.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Nincs egyetlen okleveles építész az egész megyében.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Och rektorn är förälskad i detta rum. Varje gång han har besökare, är det hit han först och främst tar dem.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Pokaždé, když přijde návštěva, tak je vezme nejdříve sem.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Siempre que tiene visitas es el primer lugar al que los lleva.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.Und der Aufseher dort liebte diesen Raum. Jedesmal wenn Besucher kommen, bringt er sie zuerst dort hinein.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.И директорът там обича тази стая. Винаги, когато идва посетител, първо там го водят.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.והמנהל שם מאוהב בחדר. בכל פעם כשבאים מבקרים, זה המקום הראשון שהוא מראה להם.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.و المدير هناك يحب هذه الغرفة. فكل مره يكون لديه زوار يأخدهم إليها أولا.
Müdür bu odayı o kadar seviyor ki her gelen misafire önce burayı gösteriyor.来客があると、いつもここを最初に見せるのです これもまた、教師と一緒になって創り上げた
Odayı elinden alıyorum!Aku akan membawa pergi kamar itu darinya.
Odayı elinden alıyorum!Anh sẽ lấy cái phòng đó lại.
Odayı elinden alıyorum!Gli sto togliendo la stanza!
Odayı elinden alıyorum!Ii voi lua camera!
Odayı elinden alıyorum!Ik neem de kamer van hem af.
Odayı elinden alıyorum!Jag tar rummet ifrån honom!
Odayı elinden alıyorum!Je lui retire la chambre !
Odayı elinden alıyorum!Zabieram mu miejsce w pokoju!
Odayı elinden alıyorum!Я заберу у него комнату!
Odayı görmeniz gerek.De kamer is echt iets om te zien.
Odayı görmeniz gerek.El cuarto realmente merece la pena ser visto.
Odayı görmeniz gerek.Et vraiment, cette pièce vaut le coup d'oeil.
Odayı görmeniz gerek.E' una stanza che veramente merita una visita.
Odayı görmeniz gerek.Iar încăperea chiar merită văzută.
Odayı görmeniz gerek.이 방은 정말 볼만 합니다.
Odayı görmeniz gerek.O comportamento das pessoas muda quando entram ali.
Odayı görmeniz gerek.Ten pokój naprawdę warto zobaczyć.
Odayı görmeniz gerek.Und diesen Raum muss man wirklich mal gesehen haben.
Odayı görmeniz gerek.Và căn phòng thực sự đáng được tham quan.
Odayı görmeniz gerek.Стаята наистина си заслужава да се види.
Odayı görmeniz gerek.Ця кімната дійсно варта того, щоб її відвідати.
Odayı görmeniz gerek.Эта комната стоит того, чтобы в нее заглянуть.
Odayı görmeniz gerek.והחדר הוא באמת משהו שצריך לראות.
Odayı görmeniz gerek.والغرفة جديرة بالمشاهدة حقاً
Odayı görmeniz gerek.そこに行くと人生が変わります
Odayı kapatıp, suyun buharlaşmasını bekliyorsunuz물이 증발하길 기다려 봅시다
Odayı kapatıp, suyun buharlaşmasını bekliyorsunuzSie versiegeln den Raum und warten auf das Wasser zu verdunsten.
Odayı kapatıp, suyun buharlaşmasını bekliyorsunuzSluit de kamer af en totdat het water verdampt.
Odayı kapatıp, suyun buharlaşmasını bekliyorsunuzVous scellez la pièce et attendez que l'eau s'évapore.
Odayı kapatıp, suyun buharlaşmasını bekliyorsunuzZamykacie szczelnie pokój i czekacie aż woda odparuje.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Cô ta bỏ ra ngoài, trong khi anh ta đang kể lể về tình yêu anh dành cho cô.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Ea a părăsit încăperea de la jumătatea enumerării iubirii lui pentru ea.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Ela saiu da sala a meio da enumeração dele do seu amor por ela.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Ella se fue de la habitación a mitad de la enumeración de su amor por ella.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Elle quitta la pièce à la moitié de l'énumération de son amour pour elle.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Hun forlod lokalet halvvejs gennem hans opremsning om hans kærlighed for hende.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Kiment a szobából a felsorolás felénél, hogy mennyire is szereti ezt a nőt.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Nainen lähti huoneesta puolessa välissä listaa miehen rakkaudesta häntä kohtaan.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Odešla z místnosti v půli jeho vyznávání lásky.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Odišla v polke vypočitávania jeho lásky k nej.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Se ne è andata prima che finisse l'elenco del suo amore per lei.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Sie verließ den Raum noch während seiner Aufzählung über seine Liebe zu ihr.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Wyszła w połowie tego wyliczania. Dość! Wyszła w połowie tego wyliczania.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Εκείνη αποχώρησε από την αίθουσα στην μέση της απαρίθμησης της αγάπης του για εκείνη.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Вона пішла на половині переліку його кохання до неї.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Тя напусна стаята преди той да успее да изброи своята любов към нея.
Öyle değil mi? Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Cand va dati seama ca aveti fruntea pictata in albastru, va trebui sa parasiti incaperea.
İlgili Sayfalar