Ana içeriğe geç
Sözlük

odası ile cümle

odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Práve som bola v sprche hotelovej izby v Sydney, keď zomrela. 600 míľ od Melbourne.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Saya sedang mandi di sebuah kamar hotel di Sydney saat nenek meninggal di Melbourne yang jaraknya 600 mil.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Tôi đang tắm trong một phòng khách sạn ở Sydney vào thời khắc bà mất cách đó 600 dặm, ở Melbourne.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Tuširala sem se v hotelu v Sydneyju v trenutku, ko je umrla v 960 km oddaljenem Melbournu.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Έκανα ντους σε ένα δωμάτιο ξενοδοχείου στο Σίδνεϊ όταν πέθανε, 970 χμ. μακριά, στη Μελβούρνη.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Взимах си душ в хотелска стая в Сидни в момента, в който тя умря. На 1000 километра надалеч от Мелбърн.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Я приймала душ у готельному номері в Сіднеї у ту мить, коли вона померла за шістсот миль звідти, у Мельбурні.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.Я принимала душ в отеле Сиднея, когда она умерла в Мельбурне, в тысяче километрах от меня.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.הייתי במקלחת, בחדר-מלון בסידני ברגע פטירתה, במרחק 1000 ק"מ משם, במלבורן.
600 mil uzakta Melbourne'de hayata gözlerini yumduğunda ben Sydney'deki bir otel odasında duş alıyordum.كنت استحم في غرفة في فندق في سيدني في الوقت الذي ماتت فيه على بعد 600 ميل في ميلبورن.
Aa, Albay Mustang, çok üzgünüm. Ekselansları başkumandan odasında değil.Coronel Mustang, lo siento mucho, pero el General no está en estos momentos.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.De familie gaat naar de eetkamer.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.그녀의 가족은 식당에 오는 것을 막고
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.A família dirige-se para a sala de jantar e o jantar é-lhes servido.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Cả gia đình đi vào phòng ăn và dùng bữa.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Die Familie geht ins Speisezimmer und bekommt ihr Abendessen.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La famiglia si reca in sala da pranzo e la cena è servita.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La familia va al comedor y se sirve la cena.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La famille se dirige vers la salle à manger et on leur sert à dîner.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Rodzina kieruje się do jadalni, gdzie podano kolację.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Семья переходит в столовую, где уже накрыт ужин.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.המשפחה הולכת לחדר האוכל
Aile yemek odasına doğru geçiyor.夕食を取ります
Akabinde beni odasından kovdu.En ik werd buitengezet.
Akabinde beni odasından kovdu.E pôs-me para fora da sala.
Akabinde beni odasından kovdu. "Senin yardımına ihtiyacım yok." diye ekledi."Nepotřebuji vaši pomoc," řekl.
Akabinde beni odasından kovdu.Și m-a dat afară din încăpere.
Akabinde beni odasından kovdu.Und dann warf er mich raus.
Akabinde beni odasından kovdu.Và ông ấy đã quẳng tôi ra khỏi phòng.
Akabinde beni odasından kovdu.Y me mandó fuera de la sala.
Akabinde beni odasından kovdu.Και με πέταξε έξω απ' τον χώρο.
Akabinde beni odasından kovdu."И ме изхвърли от стаята.
Akabinde beni odasından kovdu.И он выставил меня из комнаты.
Akabinde beni odasından kovdu.І він випровадив мене з кімнати.
- Alet çantan nerede? - Çan odasında kaldı.- Die ligt in de klokkenkamer.
- Alet çantan nerede? - Çan odasında kaldı.- En la sala de la campana.
- Alet çantan nerede? - Çan odasında kaldı.- En la sala de la campana.
- Alet çantan nerede? - Çan odasında kaldı.Είναι στο δωμάτιο της καμπάνας.
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.하지만 회사했습니다. 난 넥타이를 묶어 코트를 탔고
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.لكنني كنت حازما. تعادل لي ربطة عنق ، وصلت الى ومعطف
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.チョッキと、居間に入った。
Aman Allah'ım, yatak odası!Bambusz föld. Ó, istenem. Mit akarnak csinálni?
Aman Allah'ım, yatak odası!La forêt de bambou. Oh, mon Dieu. Qu'ont-ils prévu de faire ?
Aman Allah'ım, yatak odası! Ne yapmayı düşünüyorlar?يالهي, الغابة ماذا يخططان ليتصرفا هكذا
Aman Allah'ım, yatak odası!Ω Θεέ μου, το δάσος!
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Alors que l'eau de salon, il vaut mieux passer du goudron sur le toit."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Când vine vorba despre apa din sufragerie, este mai bine sa gudronăm acoperișul."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Ezzel szemben ha a nagyszoba ázik be, jobban járunk, ha a tetőfedéssel kezdjük.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."그에 반해 거실에 물이 새는 경우에는 천장에 방수제를 바르는 것이 낫습니다.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Mentre invece l'acqua del soggiorno si può rimediare col catrame sul tetto".
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Mientras que para el agua de living, es mejor el alquitrán en el techo.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Podczas gdy w przypadku zalanego salonu lepiej jest uszczelnić dach."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Terwijl het voor woonkamerwater beter is om het dak te asfalteren."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Wobei bei Wohnzimmerwasser, es besser ist, Dachpappe aufs Dach zu legen.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Ενώ στη διαρροή σαλονιού, καλύτερα να ρίξουμε πίσσα στην στέγη".
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."В случае воды в гостиной, нужно просмолить крышу.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Що се отнася до вода в хола, по-добре е да сложим катран на покрива."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."בעוד שעבור מי-סלון, עדיף לעשות זיפות על הגג."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."في حين أن ماء غرفة المعيشة، الأفضل له هو وضع القار على السقف."
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."タールを屋根に敷く方がいいでしょう」 ばかばかしいですが これが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod