Ana içeriğe geç
Sözlük

odası ile cümle

odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İmparator'un yatak odası Octagon'u içermekteydi.Incluyó el octágono, el cuarto del emperador.
"Özgürlüğüm yatak odasında"."La ley de la libertad en una plataforma".
Violetta odasında tek başına Alfredo'nun babası tarafından gönderilmiş bir mektubu okumaktadır.Le lleva, de parte de Alberto, la carta de su padre.
Doktor, kontrol odasına ulaşır.Los cuatro tratan de llegar a la sala de control.
Ardından Ellie motel odasına girer ve duş alır.Helen sale de la ducha y entra en el dormitorio.
Eski bir mederese odası.Antiguo comedor de gala.
Alt kata bir de küçük konferans odası vardır.Además, en este nivel hay una sala de conferencias.
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.Este piso contiene los dormitorios principales y habitaciones de recepción del edificio.
Bazı durumlarda dolmenler birkaç mezar odası içerebilirler.Por lo general las tumbas de tiro pueden albergar a varios cuerpos.
Bir ara oradan uzaklaştığında herkesin onunla ilgili fısıldaştığını duyar ve hiddetle yukarı, odasına çıkar.Al despertar, oye que alguien la llama desde abajo.
Gelenekler; Köy odasına kim gelirse gelsin; herkes kalkıp hoş geldin der.Aeródomo : Allí llegaras volando y todos te darán una bienvenida.
Milas Ticaret ve Sanayi Odası.Cámara Oficial de Comercio e Industria de Valladolid.
Rick üst kattaki yatak odasına çıkar ve uykuya dalır.Rick se va a la cama en una habitación del segundo piso cuando se van.
Köy odası, yılın 365 günü, 24 saat, köyden ve köy dışından gelen tüm misafirlere açıktır.Ambos auditorios abren 365 días al año, y están dirigidos por el gobierno provincial.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Se despierta en el hospital.
Kalpana onları odasında kabul eder.Caliban la lleva a su cuarto para cuidar de ella.
Iokaste de kendisini odasında asar.También preparo te para él en su casa.
Artık Cehennem Ağzı'nın tam üzerinde müdür odası vardır.El nota que la boca del infierno está ubicada justo debajo del despacho del director.
Daha sonra bütün grup üyeleri bir otel odasında bir grup kızla beraber görünmektedir.Luego en el vídeo, cada miembro se muestra con una chica en su apartamento.
Ama artık odasını Zack'le paylaşmak zorunda olmadığı için de mutludur.Aunque más incomoda a Rosa, ya que no le gusta compartir a Miguel con ella.
Yeni özelliklerinde artık dükkân ve kahramanın odası vardı.Él acababa de comprar una casa nueva y su cuarto automóvil.
Magma üst yüzeye yaklaştıkça, o magma odasının altında ya da volkanın içinde birleşirler.Cuando el magma se acerca a la superficie, forma una especie de laguna en una cámara magmática bajo el volcán.
Muhtarlık odası vardır.La Salle Gracia.
Tyrion, kalenin altındaki tünellerden geçip babasının odasına gider, Shae ve babasının yattığını görür.Tyrion huye hasta los aposentos de la Mano donde encuentra a Shae en la cama de su padre.
Köyde internet odası (internet cafe) hizmeti vardır.Puede consultarse en línea la sala del «Café militaire» en: .
Yemek odası, evde oturanların beraber yemek yedikleri odadır.La Monitora: Es la encargada del comedor donde comen todos.
Kabarcık odası uygulama ve temel ilkede sis odası ile benzerdir.La cámara de burbujas es similar a la cámara de niebla en su aplicación y principios básicos.
İlk olarak Colin Creevey Harry Potter ve Sırlar Odası kitabında ismi geçmiştir.Hugh Mitchell es más conocido por el papel de Colin Creevey en Harry Potter y la cámara secreta.
(Arya: Sogno soave E casto) Norina'nın odası Norina bir roman okumaktadır.Escenas 4–5: un apartamento en la casa de Norina En su casa Norina está sentada a solas, leyendo un libro.
İki yıl sonraki kış, Konstantin'in çalışma odasında geçer.Dos meses de invierno se consumen en la titánica tarea.
Türbenin üç büyük odası vardı.Por primera vez, la casa tenía tres dormitorios.
Belediye Başkanı odasında o yıllarda hediye ettiği manyetolu telefon halen saklanmaktadır.Él cuida mucho el sombrero que le regaló Ada.
İstanbul: TMMOB Mimarlar Odası.Individuales: Sala Italcable de Málaga.
Julia onu anında reddedince, yanıt olarak yatak odasının kapısına bir fıçı şarap fırlatmıştı.Kaufman, a cambio, le arrojó un vaso de agua a la cara.
Walter, Masurewicz'in odasına gider.Mulder entonces se dirige a las oficinas de Kallenchuk.
Kız evi ise yatak odası ve beyez eşyayı düzmekle mükelleftir.Es una habitación de hospital y la cama tiene correas para sujetarla.
Yatak Odası: Eski dönemlerde Musandralık denilirdi.Casa de las Cadenas: antiguamente había sido una sinagoga.
Mahallenin "genç odası" mevcuttur.En el municipio se encuentra el yacimiento de "El contadero".
Aynı yıl saraçlar meslek odasına da kaydoldu.Destacó esos años incluso en la jardinería.
Başlangıç marjı ödenmezdi ve taraflar takas odası ile değil doğrudan birbirleriyle sözleşme yapardı.Los precios no estaban marcados en cada artículo, sino que el cliente negociaba el precio.
Bu sırada oğlu de görüşme odasına dalmış ve suçunu itiraf etmek istediğini söylemiştir.En consecuencia se apresuraron a ir a su vivienda para oír su confesión.
Meksika Fonogram ve Videogram Yapımcıları Odası.Asociación Mexicana de Productores de Fonogramas y Videogramas.
Bina, sırasıyla taç odası, kabul binası olarak kullanılmıştır.Esta vez, sin embargo, usó el recinto como su sala de ensayo.
Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?L'appartamento ha tre camere da letto?
Elbisesini değiştirmek için odasına gitti.Andò nella sua stanza per cambiarsi d'abito.
O temizlemeden önce Tom'a kaç kez odasını temizlemesini istemek zorunda olduğumu düşünüyorsun?Secondo te quante volte dovrò chiedere a Tom di pulire la sua stanza prima che si decida a farlo?
O, odasında tek başına bir kitap okuyordu.Stava leggendo un libro tutto solo nella sua stanza.
Mary şu anda odasında ders çalışıyor.In questo momento Mary sta facendo i compiti nella sua stanza.
Tom odasını temizliyor.Tom sta pulendo la sua stanza.
Evin bir yemek odası, bir yatak odası ve bir çalışma odası var.La casa ha una sala da pranzo, una camera da letto e uno studio.
Tom yatak odası pencerelerini açtı.Tom aprì le finestre della sua camera da letto.
Tom misafir odası kapısının önünde duruyordu.Tom era in piedi davanti alla porta della stanza degli ospiti.
Tom erkek kardeşiyle bir yatak odasını paylaşıyor.Tom divide la camera da letto con suo fratello.
Tom odasında, değil mi?Tom è nella sua stanza, vero?
Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.Nella mia nuova casa il salotto è al pianterreno e la camera da letto al primo piano.
Donna Anna'nın odası.Nella stanza di Donna Anna.
Lenin derhal Kremlin'deki odasına götürüldü.Lenin fu trasportato nel suo appartamento al Cremlino.
Daha sonra bütün grup üyeleri bir otel odasında bir grup kızla beraber görünmektedir.Tutta la band si trova poi in una camera d'albergo con un paio di ragazze.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Scesi dal letto e andai nel mio salotto (indossando solo la mia vestaglia) e, sola, li incontrai.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Lei nasconde Ottone nella sua camera da letto dicendogli di ascoltare attentamente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod