Sami yürüyerek yatak odasından çıktı.Sami walked out of the bedroom.
Sami polis sorgulama odasında her şeyi döktü.Sami spilled everything in the police interrogation room.
Sami, Leyla'nın odasını kontrol etti.Sami checked Layla's room.
Sami boş yatak odasına dikkatlice girdi.Sami carefully entered the empty bedroom.
Sami yatak odasının kapısını açtı.Sami opened the bedroom door.
Sami'nin yatak odası bir suç mahalli haline geldi.Sami's bedroom became a crime scene.
Sami oturma odasındaydı.Sami was in the living room.
Sami yatak odasındaydı.Sami was in the bedroom.
Sami o yatak odasına gidemez.Sami can't go in that bedroom.
Sami'nin yastığı Leyla'nın yatak odasındadır.Sami's pillow is in Layla's bedroom.
Sami ölüm odasına götürüldü.Sami was led to the death chamber.
Sami yatak odasını boyuyordu.Sami was painting the bedroom.
Sami kendisini odasına kilitledi.Sami locked himself in his room.
Sami polis sorgulama odasındaydı.Sami was in the police interrogation room.
Sami hastane odasının dışında dayanıyordu.Sami stood outside the hospital room.
Sami o hastane odasında kızının yanında kaldı.Sami stayed beside his daughter in that hospital room.
Sami yatak odasında uyukluyordu.Sami was napping in his bedroom.
Sami yatak odasında kestiriyordu.Sami was napping in his bedroom.
Sami jüri odasındaydı.Sami was in the jury room.
Tom, Mary'nin odasına girmesine izin vermedi.Tom didn't let Mary in his room.
Mary'nin, Tom'un odasına girmesine Tom izin vermedi.Tom didn't let Mary in his room.
Tom odasına hiç kimsenin girmesine izin vermezdi.Tom wouldn't let anyone into his room.
Tom odasına girmemi reddetti.Tom refused to let me in his room.
Tom, Mary’nin odasına girmesini reddetti.Tom refused to let Mary in his room.
Tom, Mary'ye odasına girmesi için izin vermedi.Tom didn't allow Mary to enter his room.
Tom odasına girmeme izin vermeyi reddetti.Tom refused to allow me to enter his room.
Tom, Mary'nin odasına girmesine izin vermeyi reddetti.Tom refused to allow Mary to enter his room.
Tom bazı kıyafetler almak için yatak odasına girdi.Tom walked into the bedroom to get some clothes.
Burası müdürün çalışma odası.This is the principal's office.
Tom daha önce bir kızın odasında hiç bulunmamıştı.Tom had never been in a girl's room before.
Tom'un odasında mini buzdolabı var.Tom has a mini-fridge in his room.
Tom odasında ev ödevini yapıyor.Tom is in his room doing his homework.
Tom bazen yatak odasında yemek yiyor.Tom sometimes eats in his bedroom.
Tom odasını çoktan temizledi.Tom has already cleaned his room.
Tom'un yatak odası benimkinden çok daha büyük.Tom's bedroom is much larger than mine.
Tom, Mary'nin valizini misafir odasına taşıdı.Tom carried Mary's suitcase up to the guest room.
Tom şimdi yemek odasında akşam yemeği yiyor.Tom is eating dinner now in the dining room.
Tom şu an odasında, değil mi?Tom is in his room now, isn't he?
Öğretmenler odasındaydım.I was in the teacher's room.
Sami oturma odasında oturdu.Sami sat in the living room.
Tom odasını temizliyor, değil mi?Tom is cleaning his room, isn't he?
Okul müdürü Tom'u odasına çağırdı.The school principal called Tom into his office.
Tom'un odası her zaman temiz.Tom's room is always neat.
Kendini odasına kilitledi.He locked himself in his bedroom.
Tom soyunma odasında üstünü değiştiriyor.Tom is changing in the locker room.
Tom ebeveyn yatak odasında yatıyor.Tom sleeps in the master bedroom.
Tom odasında TV izliyor.Tom is in his room, watching TV.
Müdür seni odasında görmek istiyor.The director wants to see you in his office.
Müdür seni odasına çağırıyor.The director wants to see you in his office.
Bildiğim kadarıyla Tom hâlâ odasında.As far as I know, Tom is still in his room.
Tom çoğu zaman odasında durur.Tom stays in his room most of the time.
Tom genelde odasından çıkmaz.Tom stays in his room most of the time.
Tom'un odasının duvarları posterlerle kaplı.The walls of Tom's room are covered with posters.
Mary odasında.Mary is in her room.
Tom odasını dekore etti.Tom decorated his room.
Evimizin iki yatak odası var.Our house has two bedrooms.
Onun odasına girmeden önce daima kapısını çalmalısın.You should always knock before entering his room.
Oturma odası çok şık döşenmişti.His living room was tastefully furnished.
İzole edilmiş kişinin odasına maskesiz girmeyin.Don't enter the room of anyone in isolation without wearing a mask.
Gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.He listened to music in his room until late at night.