Ana içeriğe geç
Sözlük

odası ile cümle

odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ne mutfakta ne de oturma odasında.She is not in the kitchen, nor is she in the living room.
Tom Mary'nin odasından hiçbir değerli şey almadı.Tom took nothing of value from Mary's room.
Tom sessizce Mary'nin odasına emekledi.Tom crawled silently into Mary's room.
Tom, Mary'nin odasını araştırdı.Tom searched Mary's room.
Tom akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Tom retreated to his bedroom after dinner.
Meryem akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Mary retreated to her bedroom after dinner.
Mary hızla odasına geri döndü.Mary hastened back to her room.
Tom odasına girmeme izin vermedi.Tom wouldn't let me into his room.
Bekleme odası boşalıyor.The waiting room is clearing out.
Tom henüz odasını temizledi mi?Has Tom cleaned his room yet?
Yemek odası nerede?Where's the dining room?
Tom bu sabah odasını temizledi.Tom cleaned his room this morning.
Tom kimsenin odasına girmesine izin vermezdi.Tom wouldn't let anyone in his room.
Tom odasına kadar onu takip etmem için beni zorladı.Tom forced me to follow him to his room.
Yatak odasına giren davetsiz bir misafir olduğundan şüpheleniyorum.I suspect there was an intruder who got into the bedroom.
Tom'un kendi odası var.Tom has his own room.
Hizmetçi misafir odasını temizleyecek.The maid will clean the guest room.
Oturma odasında uzun tüylü bir halı var.There's a shag carpet in the living room.
Odasında birçok pornografik dergisi vardı.He had many pornographic magazines in his room.
Mary odasına yürüdü ve kapıyı kapattı.Mary walked into her room and closed the door.
Bayanlar odasına gidiyorum.I am walking to the ladies room.
Bekleme odası boş.The waiting room is empty.
Tom çalışma odasında ölü bulundu.Tom was found dead in his study.
Mary odasına çıktı ve akşam yemeği için bile aşağı inmedi.Mary went up to her room and didn't come down, even for supper.
Tom küçücük yatak odasından nefret ediyor.Tom hates his tiny bedroom.
Tom kendini sakinleştiremediği için odasında dolanıyordu.Tom was pacing in his room, unable to calm himself down.
O okulu bıraktı ve odasında kalmaya başladı.He quit school and started staying in his room.
Tom boş odasını bir öğrenciye kiraya verdi. Odayı kiralayan öğrenci Mary idi.Tom rented out his spare room to a student. The student who rented the room was Mary.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıdı.Tom moved the desk to Mary's bedroom.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıttı.Tom had the desk moved to Mary's bedroom.
Tom'un odasını gördün mü?Have you seen Tom's room?
Tom yemek odasında bir sandviç yiyor.Tom is eating a sandwich in the lunchroom.
Bizim oturma odasında gerçek bir şömine var.There is a real fireplace in our living room.
Mary odasında herhangi bir mum yakmadı.Mary didn't light any candles in her room.
Bu mobilya parçası oturma odası için uygun değil.That piece of furniture is not fitting for the living room.
Mary odasını düzeltti.Mary straightened her room.
Tom yatak odası kapısını kilitli tutar.Tom keeps his bedroom door locked.
Tom tüm öğleden sonra yatak odasında kaldı.Tom stayed in his bedroom all afternoon.
Tom odasında ağlıyor.Tom is crying in his room.
Dairenin hem bir depolama odası hem de bir balkonu var.The apartment has both a storage room and a balcony.
Julia nerede? O odasında.Where is Julia? She is in her room.
Her ikisi de sınıfta yaramazlık ettiği için müdürün odasına gönderildi.They both got sent to the principal's office for misbehaving in class.
Oturma odasında bir şömine var.The living room has a fireplace.
Asansörü üç kat aşağı konferans odasına al.Take the elevator three floors down to the conference room.
Tom misafir odasında uyudu.Tom slept in the guest room.
Tom bana odasından uzak durmamı söyledi.Tom told me to stay out of his room.
Evimde dört tane yatak odası vardır.There are four bedrooms in my house.
Tom odasına girmeme izin vermezdi.Tom wouldn't let me in his room.
Otel odasından memnundu.He was pleased with the hotel room.
Ben kitabı oturma odasındaki masanın üstüne koydum.I put the book on the table in the living room.
Bay Smith odasını temizliyor.Mr. Smith is cleaning his room.
Boş yatak odasında uyuyabilirsin.You can sleep in the spare bedroom.
Tom'un odası salonun sonunda, sağda,Tom's room is at the end of the hall, on the right.
Tom, Mary'nin yatak odası penceresini tıklattı.Tom knocked on Mary's bedroom window.
Resim odasından yasaklandım.I've been banned from the art room.
O odasında şarkı söylüyor.She's singing in her room.
O, odasında şarkı söylüyor.She's singing in her room.
Tom'un odası çok temizdi.Tom's room was very clean.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
Sarhoş turistler, ziyaretlerinden sonra otel odasını karmakarışık bir şekilde terk etti.The drunk tourists left the hotel room in shambles after their visit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod