Wow burası senin odan mı?Wow, er det her dit værelse?
Wow burası senin odan mı?Wow! Ez a te szobád?
Wow burası senin odan mı?Wow, Is dit je kamer?
Wow burası senin odan mı?Wow, onko tämä sun huone?
Wow burası senin odan mı?Wow questa è la tua stanza?
Wow burası senin odan mı?Wow, tohle je tvůj pokoj?
Wow burası senin odan mı?Wow, to Twój pokój?
Wow burası senin odan mı?Ουά, αυτό είναι το δωμάτιό σου;
Wow burası senin odan mı?Оо, это твоя комната?
Wow burası senin odan mı?Уау, това твоята стая ли е?
Wow burası senin odan mı??ואוו, זה החדר שלך
Wow burası senin odan mı?واو هل هذة غرفتك ؟
Wow burası senin odan mı?こっち?
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!A hazugságfigyelők nem azok a szőrszálhasogató kölykök, azok a gyerekek a szoba végében, akik azt kiabálják:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni! Kaşın seğirdi."Detectorii de minciuni" nu sunt copiii din fundul sălii care strigă:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni! Kaşın seğirdi.Leugenspotters zijn niet die kinderen achterin het lokaal, die roepen:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni! Kaşın seğirdi.Mengenali kebohongan bukanlah anak-anak itu, anak-anak rewel di belakang yang berteriak, "Kena!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni! Kaşın seğirdi.Розпізнавачі брехні - це не ті малі бешкетники, які вистрибують зі схованки, вигукуючи, "Піймався!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni! Kaşın seğirdi.Хората, които разпознават лъжата не са като деца, като онези деца в задната част на стаята, които викат:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!거짓말을 찾아내는 사람은 그 장소의 뒷쪽에서 연신 "찾았다! 찾았다! 눈썹이 움직였어요!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!Los detectores de mentiras no son esos niños melindrosos, sentados detrás que gritan: "¡Te descubrí!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!Lügenentdecker sind keine pedantischen Kinder, die von hinten "Erwischt" schreien.
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!Smascherare un bugiardo non significa comportarsi come quei ragazzini pedanti che ti gridano:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!Знатоки лжи — это не те придирчивые дети, выкрикивающие из задних рядов:
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!מזהי שקרים אינם הילדים החטטניים האלו, הילדים בקצה החדר שצועקים "תפסתי אותך!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!مكتشفي الكذب ليسوا مثل لعب هؤلاء الأطفال، أولئك الأطفال في خلف الغرفة الذين يصيحون، "أمسك! أمسك!
Yalan gözcüleri herşeye kusur bulan, odanın arkasından "Yakaladım seni!こましゃくれた子供が 「あ!嘘ついた! 眉毛がぴくっとして 小鼻が膨らんだ ドラマ 「ライ・トゥ・ミー」で見たもん」
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Cu nerăbdare, eram acest tânăr designer din spatele sălii, și ridicam mâna, și puneam întrebări.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Dus in afwachting was ik die jonge vormgever achterin de ruimte met zijn hand omhoog om vragen te stellen.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Ich war dieser erwartungsvolle junge Designer hinten im Raum und ich hob meine Hand und stellte Fragen.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.지금처럼 되려고 그랬는지, 뒷편에 앉은 저는 손을 들고 주로 이런 질문을 했어요.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Quindi impaziente, ero questo giovane designer in fondo alla stanza, alzavo la mano, e facevo delle domande.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Tehát ott voltam mint egy fiatal tervező, a terem hátuljában felemeltem a kezem, s kérdéseket tettem fel.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Więc jako początkujący projektant siedzący z tyłu pokoju, podnosiłem rękę i zadawałem pytania.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.В предвкушении, будучи молодым дизайнером в дальней части комнаты, я поднимал руку и задавал вопросы.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Така с нетърпение, бях този млад дизайнер, който стоеше в края на залата и вдигаше ръка, и задаваше въпроси.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.Я, будучи молодим дизайнером в дальньому кутку кімнати, піднімав руку і задавав питання.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.אז מתוך ציפייה, אני בתור המעצב הצעיר שיושב בקצה החדר, הייתי מרים יד, ושואל שאלות.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.في الواقع كنت اصغر المصممين وكنت اجلس في اخر الغرفة وارفع يدي، واسأل بعض الاسئلة.
Yani beklenileceği gibi, ben genç bir tasarımcı olarak, odanın arkasında, elimi kaldırıp, sorular sorardım.後ろのほうで手を上げて 質問をするのです 振り返るとばかばかしい質問ですが
Yani bize yatakhanedeki odanıza, açık bir kabın içinde 2 litre su yerleştirdiğinizi söylüyor.한 기숙사 방에 물이 2L 담긴 뚜껑 없는 물통이 있습니다
Yani bize yatakhanedeki odanıza, açık bir kabın içinde 2 litre su yerleştirdiğinizi söylüyor.Also sagen sie uns, dass Sie 2 Liter Wasser platzieren in einem offenen Behälter in Ihrem Schlafsaal.
Yani bize yatakhanedeki odanıza, açık bir kabın içinde 2 litre su yerleştirdiğinizi söylüyor.Dus ze zeggen, plaats 2 liter water in een open container in uw slaapzaal.
Yani bize yatakhanedeki odanıza, açık bir kabın içinde 2 litre su yerleştirdiğinizi söylüyor.Si on nous dit que vous placez 2 litres d'eau dans un récipient ouvert dans votre chambre.
Yani bize yatakhanedeki odanıza, açık bir kabın içinde 2 litre su yerleştirdiğinizi söylüyor.Więc czytamy, że do otwartego pojemnika na wodę w waszym akademiku wlewacie 2 litry wody.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Also die Beschaffenheit des Raums bewirkte, daß man die Worte verstehen konnte.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Así que, la naturaleza de la sala implicaba que las palabras se podían entender.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Astfel natura camerei ajuta la înţelegerea cuvintelor.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Charakter místnosti dovolil, aby byla dobře slyšet slova.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Così la natura della stanza permetteva che si capissero le parole.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.De aard van de zaal bepaalde dat je de woorden kon verstaan.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Então a natureza da sala significava que as palavras podiam ser compreendidas.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Így a terem adottságainak köszönhetően a szöveget érteni lehetett.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.이 방의 본성은 말이 잘 전달 되는가 라는 뜻이기도 했지요
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.La nature de la salle faisait que les mots pouvaient être compris.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Vậy là tính chất của cái phòng đã giúp truyền tải ngôn từ tới người nghe.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.W tym pomieszczeniu tekst był zrozumiały.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Έτσι, η φύση του χώρου σήμαινε ότι οι στίχοι γίνονταν κατανοητοί.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Стаята била разработена така, че думите да могат да бъдат разбирани.
Yani odanın yapısı sayesinde sözler anlaşılabilecekti.Устройство этого помещение было таково, что слова песен можно было четко расслышать,