Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --فتاة في زاوية غرفة .. ان كانت محظوظة بما فيه الكفاية
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --コーランを眺めています。これは、 その女の子は恵まれていると言えます。
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --我徒步穿越阿富汗,
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.Kapan saja seekor lalat mencapai pertengahan ruangan di mana dua bebauan bertemu, dia harus membuat keputusan.
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.두 향이 겹치는 방의 중간 지점에 이를 때마다 파리는 결정을 내려야 합니다.
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.Vždy, keď jedinec dosiahne stredný bod komory, kde sa stretávaú dva zápachy, musí sa rozhodnúť.
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.Всякий раз, когда муха достигает середины камеры, где встречаются два запаха, она должна принять решение.
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.בכל פעם שזבוב מגיע לנקודת אמצע של התא, היכן ששני זרמי הריחות נפגשים, עליו לקבל החלטה.
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.عندما تصل أي ذبابة إلى نقطة المنتصف بالغرفة حيث الرائحتين تقتربا من بعضهم البعض ، لابد لها من إتخاذ قرار .
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.違う匂いの狭間で 決断をしなければなりません。 向きを変えて今来た道を戻り
Bir termometre ile, içinde bulunduğunuz odanın her noktasında sıcaklığı ölçebilirsiniz. -Dostali by jste jen teplotu. To je důvod, proč se tomu říká skalární pole.
Bir termometre ile, içinde bulunduğunuz odanın her noktasında sıcaklığı ölçebilirsiniz. - -Se vc toma um termometro e mede qualquer ponto no espaço na sala que vc está vc vai obter a temperatura.
Bohemya Kralı koştu sabah tost ve kahve üzerine meşgul oldular odanın içine.보헤미아의 왕이 급하게 아침에 우리 토스트와 커피에 교전이있었습니다 방 안으로.
Bohemya Kralı koştu sabah tost ve kahve üzerine meşgul oldular odanın içine.עסקו על טוסט שלנו קפה בבוקר כאשר מלך בוהמיה מיהרו אל תוך החדר.
Bohemya Kralı koştu sabah tost ve kahve üzerine meşgul oldular odanın içine.كانوا يعملون لدينا ولدى نخب القهوة في الصباح عندما هرع ملك بوهيميا في الغرفة.
Bohemya Kralı koştu sabah tost ve kahve üzerine meşgul oldular odanın içine.お部屋に。 "あなたは本当にそれを持っている!"と彼はどちらかの肩でシャーロックホームズの把握、叫んだ。
Boş odanız var mı?Ai o camera libera?
Boş odanız var mı?Avete una stanza libera?
Boş odanız var mı?Cô còn phòng nào không vậy ạ?
Boş odanız var mı?Còn phòng trống nào không?
Boş odanız var mı?Har du ett tomt rum?
Boş odanız var mı?Heb je dan een lege kamer?
Boş odanız var mı?Ihr habt ein leeres Zimmer?
Boş odanız var mı?Masz jakiś pusty pokój?
Boş odanız var mı?Máte prázdnej pokoj?
Boş odanız var mı?Máte voľnú izbu?
Boş odanız var mı? Seni uyarıyorum! Ona karşı bir hareket yapmaya kalkışma!빈 방있나?
Boş odanız var mı?Tu as une chambre vide ?
Boş odanız var mı?Van szobájuk?
Boş odanız var mı?Έχεις άδειο δωμάτιο;
Boş odanız var mı?И?а?е ли свободни с?аи?
Boş odanız var mı?Има ли празна стая?
Boş odanız var mı?У вас есть свободная комната?
Boş odanız var mı?יש לך חדר פנוי?
Boş odanız var mı?هل لديكم غرفة فارغة ؟
Boş odanız var mı?はっきり警告しておくけどな お前 変な考え起こすなよ
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.저는 건축가와 생물학자로 구성된 팀과 함께 이 건물의 300개가 넘는 방에서 샘플을 채취했습니다.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.Wspólnie z zespołem architektów i biologów pobraliśmy próbki z 300 pomieszczeń tego budynku.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.זהו קומפלקס העסקים "ליליס" באוניברסיטת אורגון, ואני עבדתי עם צוות של אדריכלים וביולוגים
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.و انا اعمل مع فريق مكون من مهندسين معمارين و علماء أحياء لنفترض ان هناك أكثر من ٣٠٠ غرفه في هذا المبنى.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.この建物内の300を超える部屋から サンプルを得ました 建物内の微生物の化石記録の様なものを 入手したかったのです
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Aici se vede influența majoră a timpului de reverberație care e gradul de reverberație al unei încăperi.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Cet effet est étroitement lié au temps de réverbération, au niveau acoustique de la salle.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Das wird sehr stark von der Resonanzzeit beeinflusst, wie viel Hall ein Raum hat.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Det här påverkas kraftigt av efterklangen, hur mycket eko ett rum har.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Dette er massivt påvirket af rumklangstid, altså hvor meget rumklang et værelse har.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Esto depende en gran medida del tiempo de resonancia, qué tan resonante puede ser una habitación.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Ezt nagyban befolyásolja a hangvisszaverődési idő, az, hogy mennyire veri vissza a terem a hangot.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Hal ini sangat dipengaruhi oleh waktu gema, seberapa besar gema dari sebuah ruangan.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Isto é determinado em grande escala pelo tempo de repercussão, quão repercussiva é uma sala.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.이건 소리의 반향 시간에 상당히 영향을 받는데요. 교실에 얼마나 메아리가 지는지 보시죠.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Questo fenomeno risente anche del tempo di riverbero, ossia di quanto riverbero ci sia in una stanza.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.To je ovlivněno hlavně ozvěnou, jak moc se zvuk v místnosti ozývá.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Všetko to spôsobuje najmä čas ozveny, ako sa miestnosť ozýva.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Wiele zależy od czasu pogłosu, jak bardzo pogłos niesie się w danym pomieszczeniu.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Αυτό επηρεάζεται δραστικά από το χρόνο αντήχησης, πόσο αντηχητικό είναι το δωμάτιο.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.На это в значительной степени влияет время реверберации, как звук отражается в комнате.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Това се повлиява от ехото, от това, как ехти стаята.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.Це позначається на часі відбиття звуку, і якою звучною є кімната.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.זה מושפע בצורה מאסיבית מזמן ההדהוד, כמה מהדהד החדר.