Ana içeriğe geç
Sözlük

odalar ile cümle

odalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sami ve Leyla odalarında vurulmuş bulundular.Sami and Layla were found shot in their room.
Sami ve Leyla ayrı odalarda uyudular.Sami and Layla slept in separate rooms.
Odaları değiştirebilir miyiz?Can we change rooms?
Tom bana bütün odaları gösterdi.Tom showed me every room.
Josef Stalin'in de Kremlin'de kişisel odaları vardı.Joseph Stalin also had his personal rooms in the Kremlin.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.The play is set in an expensive hotel room in Leeds.
1943 başında, yeni gaz odaları ve krematoryumlar, artan sayıları karşılamak için inşa edildi.In early 1943, new gas chambers and crematoria were built to accommodate the numbers.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.The crew investigated Logue's former consultation rooms, but they were too small to film in.
Odalar grup mesajlaşma ve iletişim için özel eklenen bir özelliktir.Rooms is a feature added specifically for group messaging and communication.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.The victims were dead within 20 minutes.
Sarayda odalar: Kraliçe Matilda'yı idam cezasına çarptırdığını ilan eder.Rooms in the Palace The Queen states that she has sentenced Matilda to death.
1933'te Edward Maufe'un tasarladığı yeni odalar eklenmiştir.More rooms were added by Edward Maufe in 1933.
Batı tribününün altına VIP odalar kuruldu ve localar yeniden düzenlenerek 1.000 yeni koltuk eklendi.Under the west stand, VIP rooms were set and the lodge was rearranged, adding 1,000 new seats.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.They were then herded naked into the gas chambers.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.There is also a station supervisor's office and bus drivers` rest room facilities.
Şirketin odaları güneş ışığıya doludur, Ben Geisler'in ofisi bir yeşilliğe bakar.The company's rooms are bathed in sunlight, and Ben Geisler's office faces a lush array of flora.
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.The use of gas chambers in North Korea has also been reported.
Tesiste ayrıca iki kafeterya, sauna ve çok amaçlı odalar bulunmaktadır.The facility also includes two cafeterias, sauna and multi-purpose rooms.
Üniversitede yurt odalarının boşalmasını bekledikten sonra Ocak 1851'de bir eve yerleşti.After waiting for rooms in college to become available, he went into residence in January 1851.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.In fact, they have separate rooms.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.Human bones and possible grave goods or votive offerings were found in these chambers.
Etraftaki kullanılabilir boşluk farklı odalara ve katlara bölünebilir.Surrounding usable space could be partitioned into different rooms and floors.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.The houses all faced south.
Örneğin kalenin temeline bir park yapıldı, ana odalar ise müze odaları haline getirildi.For example, the castle grounds became a park and the central halls became museum rooms.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Students live in three student hostels.
Barlar, salonlar, gece kulüpleri ve oyun odaları sık sık aksiyonun geçtiği sahneler olur.Bars, lounges, nightclubs, and gambling dens are frequently the scene of action.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.Bedrooms generally accommodate four or five children.
Muhammed ve ailesi Medine'deki Mescid-i Nebeviye bitişik küçük odalarda yaşadı.Muhammad and his family lived in small apartments adjacent the mosque at Medina.
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.The toilets are next to these stairs.
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.This floor contains the principal reception and bedrooms of the house.
Bu köprünün sağ ve solunda da nice pencereli odalar vardır.On the right and left sides of the corridor there are two small rooms.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.The rooms were unfurnished and had been uninhabited for months.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.There are two bedrooms separated by a passage.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Extra clothing to match the weather.
Her apsit, apsitler arasında dairesel küçük odalara açılan birer kapıya sahipti.Each apse also had a door that communicated with small circular rooms, situated between the apses.
Ayrı odalarda Veronica ve L.J.'yi bağlar.Grizard puts Jack and Véronique in separate bedrooms.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.There are also studio rooms available.
Bu hücreler, EPİDEM hücreleri denilen bir veya daha fazla alt epidermal odalarına açılır.These cells (called epithem cells) open out into one or more sub-epidermal chambers.
Bu meslek sahiplerinin çoğu esnaf odalarında birleşmişlerdi.Many of these workers settled here owing to family ties.
Mısır piramitlerindeki bilinmeyen odaları araştırmak için x-ışını ile inceleme projesine katıldı.He was involved in a project to x-ray the Egyptian pyramids to search for unknown chambers.
Binada 50 öğrencinin kaldığı banyolu odalar mevcuttur.There are 60 student rooms in the building.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.The number of teams later increased to nine.
Odalar gayet geniş bir şekilde yapılmış ve balkonludur.The rooms are properly ventilated and well lit.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.After dinner everyone goes back to their cell.
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.In Pulling we even err too much the other way and make the men too two-dimensional.
Her katta öğrenciler için etüt odaları mevcuttur.It contains enough classrooms for all the students.
Okul pansiyonu kız ve erkek ayrı olmak üzere 4 kişilik odalarla hizmet vermektedir.The University provides hostel accommodation for boys and girls separately.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.There will also be meeting rooms on this floor.
Odalar kireçten yapılmış kırmızı veya pembemsi terrazzo zeminlere sahiptir.The rooms have red or pinkish terrazzo-floors made of lime.
Revaklı avlunun üç tarafında medrese odaları bulunmaktadır.The waiting room is enclosed on three sides only.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Tournaments are commonly sponsored by e-cigarette companies.
O her bir dervişle odalarda ayrı ayrı görüşerek hepsini konuşmalarıyla bayıltmıştır.She gathered in her salon men of all shades of opinion.
Yolculuktan sağ çıkmayı başaranların büyük bölümü bu kamplardaki gaz odalarında öldürülmüştür.Those who survived the passage died in the gas chambers.
Pek çok eski Mısır tapınağı, iç odaları Sirius'u görecek biçimde inşa edilmişti.There must have been an old temple where this Vishnu image was installed.
Sigara odaları havaalanları ve fabrikalar ve işyerlerinde bulunabilir.Food courts may be found in shopping malls, airports, and parks.
Odalar büyük pencerelerle dolu olduğundan doğal ışığın bol olması sağlanmaktaydı.The working areas above were plain with large windows to allow in natural light.
Bu binadaki odalar genellikle üçüncü ve dördüncü yıl lisans öğrencilerine ayrılır.The accommodation is usually reserved for third and fourth year undergraduates.
Bu temel parçaların özelliklerini ölçmede bulut odaların kullanımına bir başka yol ekledi.This added another way to use cloud chambers to measure the properties of elementary particles.
Kulenin altında üç kat, her katta çeşitli odalar bulunur.Beneath the tower are three levels, with rooms on each level.
Renkli camlar, kutsal emanet odaları, heykeller tahrip edildi veya yıkıldılar.Stained glass, shrines, statues, and roods were defaced or destroyed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod