Ana içeriğe geç
Sözlük

odalar ile cümle

odalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.우리는 창문도 없는 어두운 방에서 숨어서 햇빛도 제대로 못보며 일을 했죠.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Ne ascundem în încăperi întunecate, fără ferestre, şi în general evităm lumina soarelui.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Nos escondemos en la oscuridad, en cuartos sin ventanas y, por lo general, evitamos la luz solar.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Nous nous cachons dans des salles sombres, sans fenêtre, et généralement nous évitons les rayons du soleil.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Schováváme se v temných místnostech bez oken a obecně se vyhýbáme slunečnímu svitu.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Skrývame sa v tmavých miestnostiach bez okien a vo všeobecnosti sa vyhýbame slnku.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Sötét, ablaktalan szobákban bújunk meg, és általában kerüljük a napfényt.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Vi gömmer oss i mörka, fönsterlösa rum, och undviker normalt solljus.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.We kruipen weg in donkere kamers zonder ramen en vermijden meestal het daglicht.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Wir verstecken uns in dunklen, fensterlose Räumen, und versuchen uns vom Sonnenlicht fernzuhalten.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Κρυβόμαστε σε σκοτεινά δωμάτια, χωρίς παράθυρα και γενικά αποφεύγουμε το φως του ήλιου.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Вони ховаються у темних приміщеннях без вікон і більшість часу уникають сонячного світла.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Крием се в тъмни стаи без прозорци и избягваме слънчевата светлина.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Мы прячемся в тёмных комнатах без окон и избегаем солнечного света.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.אנו נחבאים בחדרים אפלים וחסרי חלונות, ובדרך כלל מתרחקים מאור השמש.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.نختبئ في الظلام، في غرف بلا نوافذ، وعادة ما نتفادى ضوء الشمس.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.日光を避けるようにします 私達は細身のモデルをさらに細身に 完璧な肌をさらに完璧に
Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar. Adalar ise, küçük odacıklar.Die Kontinente sind die Zimmer des Palastes und die Inseln die Kammern.
Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar.여러 대륙들을 궁 안의 방이라고 가정해 봅시다.
Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar.היבשות הן חדרים בארמון,
Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar.والقارات هي غرف في ذلك القصر،
Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar.島々は小部屋です
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.A lányok kicsomagoltak, Judy férje Mark is hazajött a golfpályáról, és a teraszon ebédeltek.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.Luego de desempacar y que el esposo de Judy, Mark, volvió de jugar golf el almuerzo fue servido en la terraza.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.بعد أن أفرغت الفتاتين حقائبهما و عاد زوج جودي مارك من ملعب الغولف تم تقديم الغداء على التراس
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Các khách sạn ở Hàn Quốc luôn sưởi ấm quá mức cần thiết nên ban ngày, bao giờ tôi cũng mở cửa sổ.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.E surriscaldano terribilmente gli hotel in Corea così durante il giorno tenevo sempre la finestra aperta.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Eu já estava neste quarto há uns meses.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Iar în Coreea mereu supraîncălzesc camerele, așa că în timpul zile mereu lăsam geamul deschis.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.In Korea verwarmen ze de hotels altijd veel te veel, dus gedurende de dag liet ik het raam open.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.한국의 호텔을 좀 심하게 난방을 해서 거기 머무는 동안
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Und in Korea überhitzen sie die Hotels schrecklich, weshalb ich während des Tages das Fenster offenließ.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.W Korei zawsze bardzo przegrzewają hotele, więc w ciągu dnia zostawiałem otwarte okno.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Πάντα θερμαίνουν υπερβολικά τα ξενοδοχεία στην Κορέα, έτσι την ημέρα πάντα άφηνα το παράθυρο ανοικτό.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.В Корее всегда ужасно перенагревают помещения, поэтому на день я обычно оставлял открытое окно.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Хотелите в Корея винаги са презатоплени, затова през деня, винаги оставях прозореца отворен.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.והם תמיד מחממים נורא את החדרים בקוריאה,
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.وكانوا دائما ما يزيدون حرارة الفنادق في كوريا بشكل رهيب،
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.滞在中はいつも窓を開けていました
Kral vardı el gözlemleyerek ona uzattı, o kapalı set benim onun odaları için şirket.Beobachtung der Hand, hatte der König nach ihm ausstreckt, brach er in meinem Unternehmen für seine Kammern.
Kral vardı el gözlemleyerek ona uzattı, o kapalı set benim onun odaları için şirket.왕이 있던 손을 관찰 그를 밖으로 뻗어, 그는 떠났고 내 그의 챔버 스에 대한 기업.
Kral vardı el gözlemleyerek ona uzattı, o kapalı set benim onun odaları için şirket.התבוננות ביד אשר שהמלך הושיט לו, יצא לדרך ב שלי החברה עבור בלשכתו.
Kral vardı el gözlemleyerek ona uzattı, o kapalı set benim onun odaları için şirket.مراقبة اليد الذي كان الملك اقام مدت له ، قبالة في بلدي شركة لغرفته.
Kral vardı el gözlemleyerek ona uzattı, o kapalı set benim onun odaları için şirket.彼に伸ばし、彼はオフに設定私 彼の部屋のための会社。 そして、それは大きなスキャンダルが脅かさどのようにした
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.비밀 결사 또는 사원의 신사 실 내 관심을 켜십시오.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, alebo naopak moju pozornosť na pána komory v chráme.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ali pa me je opozoril na zbornice gospoda v templju.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, atau mengalihkan perhatian saya ke kamar si pria dalam Bait Allah.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, eller vända min uppmärksamhet åt herrn kammare i templet.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, eller vende min opmærksomhed på herres kamre i templet.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, hoặc chuyển sự chú ý của tôi để phòng của quý ông trong Đền Thờ.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, lub zwrócić moją uwagę na dżentelmena komór w świątyni.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, nebo naopak mou pozornost na pána komory v chrámu.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, oder schalten Sie meine Aufmerksamkeit auf die Gentleman Kammern in den Tempel.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, o dirigir mi mirada a las cámaras de los caballeros en el templo.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, of draai mijn aandacht op kamers van de heer in de tempel.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, o girare la mia attenzione alle camere del gentiluomo nel Tempio.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ou tourner mon attention vers les chambres de l'homme dans le Temple.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ou virar a minha atenção para as câmaras do cavalheiro no Templo.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, sau întoarce atenţia către camerele domnul lui în Templu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
odalar ile cümle - Sayfa 19 - odalar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App