Ana içeriğe geç
Sözlük

odalar ile cümle

odalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Vart än jag gick, sjukhusets rum är så tyst så det är inte roligt.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Všade, kde som bol, boli izby tiché a nudné.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Waar ik ook ging, de ziekenhuis kamers waren zo stil dat het niet leuk was.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Wszędzie, gdzie do tej pory byłem sale szpitalne były takie ciche i nie było tam nic zabawnego.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Οπου και αν πήγα, τα δωμάτια του νοσοκομείου ήταν τόσο ήσυχα, που δεν είχε πλάκα.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Везде, где я был, в больничных палатах было так тихо, совсем не интересно.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.في كل مكان اذهب اليه في غرف المستشفى كان هادئا لم يكن هنا اي مرح
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.ここは面白くて好きです
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Durante el día está bien, cuando la luz del sol inunda las salas principales.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Este în regulă pe timpul zilei Când cele mai multe camere sunt inundate de lumină naturală.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Gedung ini baik-baik saja di siang hari saat ruangan utamanya penuh cahaya matahari.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Het is prima gedurende de dag als de belangrijkste kamers worden overspoeld met zonlicht.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Il convient très bien la journée, quand les pièces principales baignent dans la lumière du soleil.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.낮 동안에는 괜찮습니다. 주요 방들 전체가 햇빛으로 가득 찼을 때는 말이죠.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Mọi thứ vẫn ổn suốt cả ngày khi những phòng chính tràn ngập ánh nắng.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Va bene durante la giornata, quando le stanze principali sono inondate dalla luce del sole.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Vše je v pořádku za dne, kdy jsou místnosti zaplaveny slunečním světlem.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Την μέρα είναι μια χαρά όταν όλα τα δωμάτια τα πλημμυρίζει το φως του ήλιου.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Добре е през деня, когато основните стаи са облети със слънчева светлина.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.Прекрасно, когда днём комнаты залиты солнечным светом.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.זה בסדר במהלך היום כשהחדרים המרכזיים מוצפים אור שמש.
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.لقد كان يوما اعتياديا عندما كانت الغرف الرئيسية ملأى بضوء الشمس الساطع
Her şey yolundadır, odalar gündüz vakti güneş ışığına boğulurken.あふれる日中は立派 でも日が暮れると
Hoş bulduk. Düzeltme Odaları.Camere di Rettificazione.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A mezzogiorno, di fronte allo spazio libero e alla muraglia di cinta, c'erano stanz
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A pitvar falának szélességében dél felé az elkülönített hely és az épület elõtt is kamarák valának.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Cũng có những phòng trên bề ngang tường hành lang, về phía đông, ngay trước mặt khoảng đất biệt riêng và nhà.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.남편 골방 뜰 맞은편과 남편 건물 맞은편에도 방 둘이 있는데
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Mai erau nişte odăi de grosimea zidului curţii dinspre răsărit, în dreptul locului gol şi în dreptul clădirii.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na širnem zidu na dvorišču proti jugu, pred odločenim prostorom in pred poslopjem, so bili tudi hrami,
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na šíř ohrady té síně k východu před příhradkem i před stavením byly komůrky.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na szerokości ogrodzenia onej sieni ku wschodowi przed piętrem i przed budowaniem były komórki.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Po šírke ohrady dvora smerom na východ pred ohradeným miestom a pred staväním boly komory.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Und an der Mauer gegen Mittag waren auch Kammern gegenüber dem Hofraum und gegenüber dem Gebäude.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.В ширину стены двора к востоку перед площадью и перед зданием были комнаты.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Стаите бяха в дебелината на дворовата стена към изток, пред определеното място, и пред зданието.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.ברחב גדר החצר דרך הקדים אל פני הגזרה ואל פני הבנין לשכות׃
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.المخادع كانت في عرض جدار الدار نحو الشرق قدام المكان المنفصل وقبالة البناء.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向 南 〔 原 文 作 東 〕 在 內 院 牆 裡 有 聖 屋 、 一 排 與 鋪 石 地 之 屋 相 對 、 一 排 順 著 空 地
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向南 〔 原文 作東 〕 在 內院 牆裡 有 聖屋 、 一 排 與鋪 石地 之 屋 相對 、 一 排 順 著 空地
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Am petrecut mult timp în acei ani de început plângând pe ascuns în vestiare.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.En los primeros años pasé mucho tiempo llorando en silencio en los camarines.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In diesen frühen Jahren habe ich viel Zeit still weinend in Künstlergarderoben verbracht.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In die verre tijden bracht ik veel tijd door in de kleedkamers, zachtjes huilend.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.J'ai passé beaucoup de temps à mes débuts à pleurer en silence dans les loges.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.전 처음 몇 년간을 탈의실에서 조용히 흐느끼며 보냈었습니다
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Những năm đầu tiên đó tôi dành rất nhiều thời gian khóc lóc một cách thầm lặng trong phòng thay đồ.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Passai molte ore, durante quei primi anni, a piangere in silenzio nei camerini.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Saya banyak menghabiskan waktu saat itu dengan menangis di kamar ganti.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Sok időt töltöttem azokban a kezdeti években csendesen sírva az öltözőkben.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Spędziłem dużo czasu w tych wczesnych latach cichutko płacząc w przebieralniach.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Ve svých začátcích jsem si často v šatnách naříkal.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Прекарах известно време в тези начални години, плачейки тихо в съблекалните.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провёл много времени в те ранние годы беззвучно плача в раздевалке.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провів багато часу в ті ранні роки беззвучно схлипуючи у роздягальнях.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.בזבזתי זמן רב באותם שנים מוקדמות בבכי שקט בחדרי הלבשה.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.أمضيت وقتا طويلا في سنواتي الأولى ابكي بصمت في غرفة الملابس
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.長いこと静かに泣いていたものです イギリスのベテラン指揮者コリン・デイヴィスのアドバイスも
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Ci nascondiamo in stanze oscure senza finestre, e in genere evitiamo la luce del sole.
Karanlıkta, penceresiz odalarda saklanırız ve genellikle güneş ışığından kaçınırız.Escondemo-nos em quartos escuros e sem janelas e normalmente evitamos a luz solar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
odalar ile cümle - Sayfa 18 - odalar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App