odaların ile cümle
odaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, sau întoarce atenţia către camerele domnul lui în Templu.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, tai kääntämään huomion herrasmiehen Chambers temppelissä.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, vagy pedig a figyelmemet az úri kamarák a templomban.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ή να στρέψω την προσοχή μου στα επιμελητήρια κυρίων στο Ναό.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, или да насоча вниманието камари на джентълмен в Храма.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Лодж, або звернути свою увагу на камери джентльмена в Храмі.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Лодж, или обратить свое внимание на камеры джентльмена в Храме.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.לודג', או מפנה את תשומת לבי בלשכתו של ג'נטלמן בבית המקדש.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.لودج ، أو إيقاف انتباهي إلى دوائر جنتلمان في المعبد.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.それは微妙な点であり、それは私の質問のフィールドを広げる。
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,Ik probeerde me te herinneren wat er gebeurd was en alles zowat te vatten. De pijn was overweldigend.
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,Io cercavo di ricordare cosa fosse successo e di raccapezzarmi. Il dolore era opprimete, e lui disse:
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,저는 무슨 일이 있었는지 기억해내려고 했습니다. 뭐든 기억해내려고 애쓰고 있었지요. 그런데 통증은 정말 대단했어요. 의사가 그러더군요.
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,Snažil som sa rozpamätať, čo sa stalo, pochopiť to, bolesť bola úplne zdrvujúca a povedal:
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,Я намагався пригадати, що трапилось, і розгледіти все навколо. Біль був просто нестерпним. Тоді він сказав:
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,Я пытался вспомнить, что случилось, рассмотреть всё вокруг. Боль была непереносимая. Тогда он сказал:
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,וניסיתי להיזכר מה קרה וניסיתי לקלוט את הכל, והכאב היה פשוט מכריע, והוא אמר,
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,وكنت أحاول أن أتذكر ما حدث وأحاول تذكر كل شيء، وكان الألم شديداً، وقال:
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,全てを理解しようとしました だが痛みはただあまりにもひどかった すると医者が 「髪は切らないようにしたよ サムソンのように
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum aklımın odalarında dolaştım, acı çok derindi,我當時嘗試記返發生咗乜嘢事 我嘗試諗返所有嘢 但係真係好痛
Ne oluyor? Elric karde,sler bu gece yine odalarına mı kapandı?Ovatko veljekset taas sulkeutuneet huoneisiinsa?
Nereye gidiyor? Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.Να πάει που; Είπες ότι όλα τα δωμάτια είναι κλεισμένα.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.A pred komorami bola cestica desiatich lakťov šírky do vnútra, cesta jedného lakťa, a ich dvere na sever.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.És a kamarák elõtt tíz sing széles út vala befelé, hosszúsága száz sing; és ajtaik észak felé valának.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.Foran Kamrene var der en Forgang, ti Alen bred og hundrede Alen lang, og deres Døre vendte mod Nord.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.그 두 방 사이에 통한 길이 있어 광이 십척이요 장이 일백척이며 그 문들은 북을 향하였으며
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.А перед комнатами ход в десять локтей ширины, а внутрь в один локоть; двери их лицом к северу.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.ולפני הלשכות מהלך עשר אמות רחב אל הפנימית דרך אמה אחת ופתחיהם לצפון׃
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.وامام المخادع ممشى عشر اذرع عرضا. والى الداخلية طريق ذراع واحد عرضا وابوابها نحو الشمال.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.在 聖 屋 前 有 一 條 夾 道 、 寬 十 肘 、 長 一 百 肘 . 房 門 都 向 北
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.在 聖屋 前有 一 條 夾道 、 寬十肘 、 長一百肘.房門 都 向北
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.A ohrada, ktorá bola vonku popri komorách smerom vonkajšieho dvora, pred komorami, bola dlhá päťdesiat lakťov,
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Bức tường ngoài đi dọc theo các phòng về hướng hành lang ngoài, trước mặt các phòng, có năm mươi cu-đê bề dài;
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Caminho de Seol é a sua casa, o qual desce �s câmaras da morte.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Casa ei este drumul spre locuinţa morţilor, drumul care pogoară spre locaşurile morţii.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Cesty pekelné dům její, vedoucí do skrýší smrti.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Dom jej jest jako drogi piekielne, wiodące do gmachów śmierci.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.fra hennes hus går veier til dødsriket, de fører ned til dødens kammere.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Genom hennes hus gå dödsrikets vägar, de som föra nedåt till dödens kamrar.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Haar huis is een halte op de weg naar de dood.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hänen majastaan käyvät tuonelan tiet, jotka vievät alas tuonelan kammioihin.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hendes Hus er Dødsrigets Veje, som fører til Dødens Kamre.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hiša njena je pot v kraj mrtvih, gredoča doli v smrtne hrame.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Ihr Haus sind Wege zum Grab, da man hinunterfährt in des Todes Kammern.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Jej dom je cestami do pekla, ktoré sostupujú do komôr smrti.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.그 집은 음부의 길이라 사망의 방으로 내려가느니라
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.La sua casa è la strada per gli inferi, che scende nelle camere della morte
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Nhà nàng là con đường của âm phủ, Dẫn xuống các phòng của sự chết.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Nhà nàng là con đường của âm_phủ , Dẫn xuống các phòng của sự chết .
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Pergi ke rumahnya berarti mengambil jalan pendek ke arah kematian
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Sa maison, c`est le chemin du séjour des morts; Il descend vers les demeures de la mort.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Sírba vívõ út az õ háza, a mely levisz a halálnak hajlékába.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Su casa está en los caminos del Seol que descienden a las cámaras de la muerte