odaların ile cümle
odaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gaz odalarina hayvanlar, kalabalik gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çikabilir,בתא גזים החיות נדחסות בחוזקה וזה יכול לקחת אפילו 20 דקות .לגסוס למוות
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.Dalam kamar gas, hewan yang dikemas sangat erat dan dapat banteng selama 20 menit untuk mati.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.Egy gázkamrába nagyon szorosan pakolják be az állatokat, és a halál akár 20 percet is várathat magára.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.I en gaskammare packas djur väldigt tätt och det kan ta upp emot 20 minuter att dö.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.Intr-o camera de gazare, animalele sunt inghesuite pana la limita si dureaza pana la 20 de min pana mor.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.los animales son apilados en compartimentos y mueren dentro de 20 minutos.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.W komorach gazowych zwierzęta są wkładane bardzo ciasno i ich śmierć trwa aż 20 minut
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.В газовой камере, животные упакованы очень сильно и может взять пока 20 минут, чтобы умереть.
Gaz odalarına hayvanlar, kalabalık gruplar olarak konulurlar ve ölme süreleri 20 dakikaya kadar çıkabilir.בתא גזים, החיות נדחסות בחוזקה וזה יכול לקחת אפילו 20 דקות לגסוס למוות.
Gitmek istemiyorlar. onlara söyle odalarında şampanya şisesi onları bekliyor.Ellas no quieren acostarse.</i> Diles... ...que el champagne las espera en la suit.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Am petrecut mult timp în acei ani de început plângând pe ascuns în vestiare.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.En los primeros años pasé mucho tiempo llorando en silencio en los camarines.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In diesen frühen Jahren habe ich viel Zeit still weinend in Künstlergarderoben verbracht.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.In die verre tijden bracht ik veel tijd door in de kleedkamers, zachtjes huilend.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.J'ai passé beaucoup de temps à mes débuts à pleurer en silence dans les loges.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.전 처음 몇 년간을 탈의실에서 조용히 흐느끼며 보냈었습니다
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Những năm đầu tiên đó tôi dành rất nhiều thời gian khóc lóc một cách thầm lặng trong phòng thay đồ.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Passai molte ore, durante quei primi anni, a piangere in silenzio nei camerini.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Saya banyak menghabiskan waktu saat itu dengan menangis di kamar ganti.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Sok időt töltöttem azokban a kezdeti években csendesen sírva az öltözőkben.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Spędziłem dużo czasu w tych wczesnych latach cichutko płacząc w przebieralniach.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Ve svých začátcích jsem si často v šatnách naříkal.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Прекарах известно време в тези начални години, плачейки тихо в съблекалните.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провёл много времени в те ранние годы беззвучно плача в раздевалке.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провів багато часу в ті ранні роки беззвучно схлипуючи у роздягальнях.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.בזבזתי זמן רב באותם שנים מוקדמות בבכי שקט בחדרי הלבשה.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.أمضيت وقتا طويلا في سنواتي الأولى ابكي بصمت في غرفة الملابس
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.長いこと静かに泣いていたものです イギリスのベテラン指揮者コリン・デイヴィスのアドバイスも
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.A lányok kicsomagoltak, Judy férje Mark is hazajött a golfpályáról, és a teraszon ebédeltek.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.Luego de desempacar y que el esposo de Judy, Mark, volvió de jugar golf el almuerzo fue servido en la terraza.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.بعد أن أفرغت الفتاتين حقائبهما و عاد زوج جودي مارك من ملعب الغولف تم تقديم الغداء على التراس
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Các khách sạn ở Hàn Quốc luôn sưởi ấm quá mức cần thiết nên ban ngày, bao giờ tôi cũng mở cửa sổ.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.E surriscaldano terribilmente gli hotel in Corea così durante il giorno tenevo sempre la finestra aperta.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Eu já estava neste quarto há uns meses.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Iar în Coreea mereu supraîncălzesc camerele, așa că în timpul zile mereu lăsam geamul deschis.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.In Korea verwarmen ze de hotels altijd veel te veel, dus gedurende de dag liet ik het raam open.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.한국의 호텔을 좀 심하게 난방을 해서 거기 머무는 동안
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Und in Korea überhitzen sie die Hotels schrecklich, weshalb ich während des Tages das Fenster offenließ.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.W Korei zawsze bardzo przegrzewają hotele, więc w ciągu dnia zostawiałem otwarte okno.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Πάντα θερμαίνουν υπερβολικά τα ξενοδοχεία στην Κορέα, έτσι την ημέρα πάντα άφηνα το παράθυρο ανοικτό.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.В Корее всегда ужасно перенагревают помещения, поэтому на день я обычно оставлял открытое окно.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.Хотелите в Корея винаги са презатоплени, затова през деня, винаги оставях прозореца отворен.
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.והם תמיד מחממים נורא את החדרים בקוריאה,
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.وكانوا دائما ما يزيدون حرارة الفنادق في كوريا بشكل رهيب،
Kore'de otel odalarını aşırı ısıtırlar.滞在中はいつも窓を開けていました
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.비밀 결사 또는 사원의 신사 실 내 관심을 켜십시오.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, alebo naopak moju pozornosť na pána komory v chráme.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ali pa me je opozoril na zbornice gospoda v templju.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, atau mengalihkan perhatian saya ke kamar si pria dalam Bait Allah.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, eller vända min uppmärksamhet åt herrn kammare i templet.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, eller vende min opmærksomhed på herres kamre i templet.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, hoặc chuyển sự chú ý của tôi để phòng của quý ông trong Đền Thờ.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, lub zwrócić moją uwagę na dżentelmena komór w świątyni.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, nebo naopak mou pozornost na pána komory v chrámu.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, oder schalten Sie meine Aufmerksamkeit auf die Gentleman Kammern in den Tempel.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, o dirigir mi mirada a las cámaras de los caballeros en el templo.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, of draai mijn aandacht op kamers van de heer in de tempel.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, o girare la mia attenzione alle camere del gentiluomo nel Tempio.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ou tourner mon attention vers les chambres de l'homme dans le Temple.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, ou virar a minha atenção para as câmaras do cavalheiro no Templo.