odaların ile cümle
odaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Os corredores do seu apartamento estavam cheios de fotografias da família.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.De voorzijde is voorzien van zijn portret.
Bu dönemde krallar mastaba denilen dikdörtgen kerpiç odaların altına gömülmüştü.Tot die tijd werden koningen begraven in de zogenaamde mastaba's, vierkante stenen monumenten.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Na het eten worden de vrienden naar relaxkamers gebracht.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Ze hebben kamers en zijn volledig als huishouding ingericht.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Het rust niet op de kledij die de reiziger draagt.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.Deze tempels waren dan ook alle op het zuiden gericht.
1859 yılında ise semahane, selamlık ve dergah odalarının bulunduğu ana yapı, günümüzdeki şekliyle inşa edildi.In 1859 werd het huidige, bakstenen, gebouw opgericht.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.Miejsce akcji toczy się w hotelu w Leeds.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Wskazane jest także zdezynfekowanie ubrania zasypką do odzieży.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Liczebność kurii wzrosła tym samym do dziewięciu.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Kilka z jego dzieł to portrety dworzan.
Erkekler kış döneminde köy odalarında bir araya gelirler.Zimą osobniki zbierają się na noclegowiskach.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Gdy wkraczają do środka okazuje się, że całe miasto składa się z połączonych ze sobą pomieszczeń.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."De flesta som bott på ön sedan dess är deras ättlingar (Långörasläkten).
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Senare fick han i uppgift att fösa in de nakna människorna i gaskamrarna.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Deras flyg påminner om klädesmalens rörelse i luften.
Stadyumun soyunma odalarına yangın çıktı.Branden upptäcktes i fru Seatons klädkammare.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.En av dessa är ett broderat porträtt av honom.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Hennes roll var också att sköta hans hushåll och hantera hans samlingar och pappersarbete.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Після вечері гості пішли.
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.З 1972 по 1975 рік Альмунія був економістом Бюро Ради іспанських торгово-промислових палат у Брюсселі.
Yolculuktan sağ çıkmayı başaranların büyük bölümü bu kamplardaki gaz odalarında öldürülmüştür.Більшість в'язнів, що привозилися в табір, умертвляли в той же день у газових камерах.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.По тканині визначають вік одягу.
Marion: Ben de ödüyorum, otel odalarında buluşanlar da ödüyor.При ньому також є і готель, де розміщуються відвідувачі.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Вони займали власні будинки і обробляли свої присадибні ділянки.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Свою назву вулиця отримала через те, що усі її будинки дивляться на схід.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Alt kattaki odaların pencereleri yalnız revaka açılır.Okna v horním patře se skutečně sama zavírala.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Smrt může nastat již do dvaceti minut.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.V plynových komorách v táboře Auschwitz I bylo zavražděno asi 60 000 lidí.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Počet účastníků tak stoupl na devět.
Bu oda, bugünkü salon dediğimiz odaların görevini yapmaktadır.Dnes na uvedené adrese sídlí hotel My House Apartments.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Indicațiile de spălare de pe etichetele hainelor trebuie respectate.
Kaldırımın altına küçük kemerli odaların yapılması köprünün ağırlığını azaltıyordu.Lățimea redusă a podului îngreuna încrucișările de vehicule pe pod.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.A filmkészítők áttanulmányozták Logue dolgozószobáit, de azok túl szűkösek voltak a forgatáshoz.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ekkor azonban elmegy a világítás az öltözőben.
Veri merkezinin geçmişi bilgisayar endüstrisinin ilk çağlarındaki büyük bilgisayar odalarına dayanmaktadır.Az adatközpontok története a számítástechnika korai időszakainak hatalmas számítógépszobáinál kezdődött.
Yörede yaşayan bir hoca günün birinde bu odaların kapısını açmaya niyetlenir.Arra kell fel, hogy valaki próbálja kinyitni szobája ajtaját.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ratsastusvaelluksella pitää olla sään mukaiset vaatteet.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Huoneissa oleskeltiin suurissa yhteisissä kylmä- ja lämminvesialtaissa.
Bu odaların ikisi de aynı çeşit gazla doldurulmuştur ve gazın sıcaklığı her iki odada da aynıdır.Jos kahdella kaasulla kaikki nämä suureet ovat samat, sanotaan molempien kaasujen olevan samassa tilassa.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom on sen verran järkevä, ettei paljasta oikeaa nimeään chateissä.
Bu odaların sayısının 9'a kadar çıktığı ifade edilmektedir.Αυτό είχε σαν συνέπεια το group να πάει από τα δέκα μέλη στα εννέα.
Ek odaların yanı sıra varsayılan olarak yeni odalarda görünen daha fazla simge vardı. ^ Office)Υπήρχαν επίσης περισσότερα εικονίδια που εμφανιζόταν από προεπιλογή στα νέα δωμάτια.
Ama daha sonraki dönemlerde, sokak tarafına da oturma odalarının baktırıldığı görülür.Στην πραγματικότητα τελευταία φορά τους είδαν να κάθονται στις καρέκλες του καταστρώματος.
Uyandırıcı (Evoker): Uyandırıcılar orman konaklarının belirli odalarında tek seferde canlanırlar.Επισκέπτες: Μόνο προβολή νημάτων σε ορισμένα φόρουμ.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.Alene i koncentrationslejren Auschwitz anslås omkring 1 million jøder at være blevet dræbt.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.De lå alle på siden med ansigtet mod syd.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Det er usikkert når vestveggen ble bordkledd.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.I Polen ble mer enn en million jøder myrdet i gasskamre i det største utryddelsesanlegget, Auschwitz-Birkenau.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Para korban kemudian digiring telanjang ke dalam kamar gas.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Kasih melihat robekan baju Sinar.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Kebanyakan dari mereka yang hijrah keluar negeri disebabkan olah berbagai alasan.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Các nạn nhân chết trong vòng 20 phút.
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.Việc sử dụng các phòng hơi ngạt ở Bắc Triều Tiên cũng đã được báo cáo.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Khi nói đến số tầng nhà là có thể hình dung được chiều cao khối xây của tầng nhà.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."ほとんど全ての者を汝(うぬ)、彼奴(きゃつ)呼ばわりした。
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.1972年から1975年まで、ベルギーのブリュッセルにあるスペイン商工会議所事務局にエコノミストとして在籍した。
Yahudiler Sobibor'da gaz odalarında öldürülmüşlerdir.ユダヤ人たちはガス室の中で待っている。