odaları ile cümle

odaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘
O eğdi ve Kral elini gözetmeyerek geri çeviriyor ona uzattı, onun odaları için benim şirket yola.그는 숙이고, 그리고 왕이 있던 손을 관찰하지 않고도 끊기고 그를 밖으로 뻗어, 자기 방으로 내 회사에서 출발했다.
O eğdi ve Kral elini gözetmeyerek geri çeviriyor ona uzattı, onun odaları için benim şirket yola.Uklonil se a otočil se bez dodržení rukou, které král natáhla k němu vyrazil v mé společnosti pro jeho komory.
O eğdi ve Kral elini gözetmeyerek geri çeviriyor ona uzattı, onun odaları için benim şirket yola.הוא קד קידה, ובפנותו בלי התבוננות יד אשר המלך היה הושיט לו, יצא בחברה שלי בלשכתו.
O eğdi ve Kral elini gözetmeyerek geri çeviriyor ona uzattı, onun odaları için benim şirket yola.انحنى له ، والابتعاد دون مراعاة اليد الذي كان الملك تعيين انه ممددا له قد بدأ في الشركة التي أعمل لغرفته.
O eğdi ve Kral elini gözetmeyerek geri çeviriyor ona uzattı, onun odaları için benim şirket yola.彼に伸ばして、彼は彼のチャンバーのための私の会社でオフに設定します。 そして、それは大きなスキャンダルがボヘミアの王国に影響を与える脅威をどのようであり、どのように
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.Azokban a mozgalmas időkben chat-szobákkal kísérleteztünk, és virtuális online közösségekkel.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.En ces jours grisants, nous expérimentions avec salles de chat en ligne et des communautés virtuelles.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.În acele vremuri amețitoare, experimentam cu chat room-urile şi comunităţile virtuale online.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.In die dagen experimenteerden we met chatrooms en online virtuele gemeenschappen.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.In diesen aufregenden Tagen experimentierten wir mit Chaträumen und virtuellen Onlinegemeinschaften.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.In quei primi anni, stavamo sperimentando le chat room e le comunità virtuali online.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.그 정신없던 시절에는, 우리 모두 채팅방과 온라인 커뮤니티라는 것들을 경험해 보고 있었어요.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.Nesses dias de glória, estávamos a experimentar salas de diálogo e comunidades virtuais online.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.Noina kiivaina päivinä teimme kokeiluja chat-huoneilla ja netin virtuaaliyhteisöillä.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.Under dessa berusande dagar, experimenterade vi med chattrum och online-gemenskaper.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.V těch opojných dnech jsme experimentovali s chaty a virtuálními komunitami.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.V tých opojných dňoch sme experimentovali s chatovými miestnosťami a virtuálnymi online komunitami.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.Εκείνες τις ξέγνοιαστες εποχές, πειραματιζόμασταν με τα τσατ ρουμ και τις ηλεκτρονικές εικονικές κοινότητες.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.В онези стремителни дни експериментирахме с чат стаи и интернет виртуални общности.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.В те бурные дни мы экспериментировали с чатами и виртуальными онлайн сообществами.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.У ті бурхливі дні ми експериментували з чатами та віртуальними спільнотами.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.בימים המשכרים ההם, התנסינו בחדרי צ'אט ובקהילות וירטואליות.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.في تلك الأيام المتهورة، كنا نجري تجارب على غرف الدردشة والمجتمعات الافتراضية على الانترنت.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.仮想コミュニティの 実験に取り組んでいました 自分のいろいろな側面を 探求しては
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''오! ! 그래서 내 양심은 화상, 그래서 바로 위쪽 '그는, 보충'나를 응답 있지만 내 영혼의 챔버 crookedness에 있습니다! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"Oh! więc moje sumienie wisi mi "jęczy" prosto w górę, więc spala;! ale komór duszy znajdują się w zawiłości!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"אוי! כך המצפון שלי תלוי בי "הוא נאנח," ישר כלפי מעלה, כך שזה שורף!! אבל החדרים של הנשמה שלי כל נוכלות! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''أوه! حتى توقف في ضميري لي 'انه الآهات ،' صعودا على التوالي ، وذلك الحروق ؛! لكن غرف روحي كلها في عوج!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '私の魂のチャンバーが曲がっていることですべてです!" "、まだ動揺彼のベッドにdrunkenお祭り騒ぎのhiesの夜後、1と同様だが、
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Caminho de Seol é a sua casa, o qual desce �s câmaras da morte.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Casa ei este drumul spre locuinţa morţilor, drumul care pogoară spre locaşurile morţii.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Cesty pekelné dům její, vedoucí do skrýší smrti.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Dom jej jest jako drogi piekielne, wiodące do gmachów śmierci.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.fra hennes hus går veier til dødsriket, de fører ned til dødens kammere.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Genom hennes hus gå dödsrikets vägar, de som föra nedåt till dödens kamrar.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Haar huis is een halte op de weg naar de dood.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hänen majastaan käyvät tuonelan tiet, jotka vievät alas tuonelan kammioihin.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hendes Hus er Dødsrigets Veje, som fører til Dødens Kamre.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Hiša njena je pot v kraj mrtvih, gredoča doli v smrtne hrame.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Ihr Haus sind Wege zum Grab, da man hinunterfährt in des Todes Kammern.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Jej dom je cestami do pekla, ktoré sostupujú do komôr smrti.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.그 집은 음부의 길이라 사망의 방으로 내려가느니라
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.La sua casa è la strada per gli inferi, che scende nelle camere della morte
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Nhà nàng là con đường của âm phủ, Dẫn xuống các phòng của sự chết.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Nhà nàng là con đường của âm_phủ , Dẫn xuống các phòng của sự chết .
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Pergi ke rumahnya berarti mengambil jalan pendek ke arah kematian
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Sa maison, c`est le chemin du séjour des morts; Il descend vers les demeures de la mort.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Sírba vívõ út az õ háza, a mely levisz a halálnak hajlékába.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Su casa está en los caminos del Seol que descienden a las cámaras de la muerte
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Οδοι αδου ειναι ο οικος αυτης, καταβαινουσαι εις τα ταμεια του θανατου.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.дом ее – пути в преисподнюю, нисходящие во внутренние жилища смерти.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Домът й е път към ада, И води надолу в клетките на смъртта.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.דרכי שאול ביתה ירדות אל חדרי מות׃
İlgili Sayfalar