Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.Είναι ο προβολέας του καλλιτέχνη που σας βοηθάει να εστιάσετε.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.Прожекторното осветление върху артиста ви помага да се концентрирате.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.Це прожектор, направлений на актора, який допомагає Вам зосередитись.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.Это прожектор, направленный на артиста, который помогает Вам сфокусироваться.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.זה הזרקור על האמן שמסייע לכם להתמקד.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.ان تسليط الضوء على الفنان هو الذي يساعدك على التركيز.
Sanatçının üzerindeki spot ışığı odaklanmanıza yardım eder.スポットライトや 雲を貫く太陽光もこの部類に入ります
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Aku rasa beberapa perusahaan akan fokus pada salah satu dari kekuatan mereka dan tidak pada keduanya.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Azt gondolom, néhány cég csak az egyik erősségére koncentrál, nem pedig mindkettőre.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.E penso que alguma empresas irão focar-se apenas num dos seus pontos fortes em vez de se focarem nos dois.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.어떤 기업들은 양 쪽의 장점을 부각시키기 보다는 한 쪽의 장점만 부각시키기도 합니다.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Myślę też, że niektóre firmy skupią się na zaletach jednej albo drugiej cechy zamiast patrzyć na obie.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Penso che certe aziende si concentrino sull'una o sull'altra forza ma non su entrambe.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Und ich denke, einige Firmen werden sich nur auf eine Stärke konzentrieren, anstatt auf beide.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Мені здається, що деякі компанії фокусуватимуть увагу на одній із своїх переваг, а не на обидвох.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.Некоторые компании просто фокусируются на одной или другой из их сильных сторон вместо фокусировки на обеих.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.ואני חושבת שחברות מסויימות תתמקדנה בחוזקה אחת או אחרת שלהן במקום להתמקד בשתיהן גם יחד.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.وأعتقد أن بعض الشركات ستركز على قوى واحدة من الأخرى بدلا عن التركيز على الإثنين.
Sanırım çoğu şirket iki farklı yönlerinin ikisine birden odaklanmak yerine sadece birine odaklanacaklardır.両方の強みを活かそうとしないで 片方だけに専念すると思います ほとんどの企業は-人間は本質的にそうなのですが
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.1秒でも速ければ次に進む資格が
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Basta fissarsi con le maratone cittadine, che, se le fate in quattro ore fate schifo.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Berhenti berfokus pada urban maraton, yaitu, kalau waktu Anda empat jam, Anda kalah.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Deixarmos de nos concentrar nas maratonas urbanas, em que, se fizeres quatro horas, não prestas.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.도시 마라톤에 초점을 맞추지 마세요.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Ne a városi maratonokra koncentráljanak, amit ha négy óra alatt teljesítesz, akkor ügyetlen vagy.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Ngừng việc tập trung vào các cuộc thi chạy ma-ra-tông, mà nếu bạn chạy trong bốn giờ, mẹ kiếp.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Prestaňte sa zameriavať iba na mestské maratóny, ktoré ak ubehnete za štyri hodiny, tak stojíte za nič.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Přestaňte se zaměřovat jen na městské maratony, které jakmile uběhnete za čtyři hodiny, tak nestojíte za nic.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Să nu ne mai concentrăm pe maratoanele urbane, care, dacă le faci în patru ore, eşti un ratat.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Sluta bry er om stadsmaraton där du suger om dom tar dig mer än fyra timmar.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Stop je te richten op stadsmarathons, waar je slecht bent als je er vier uur over doet.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.Σταματήστε να επικεντρώνεστε σε αστικούς μαραθώνιους, στους οποίους, άμα κάνετε τέσσερις ώρες, τα πάτε χάλια.
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.להפסיק להתרכז במרתונים עירוניים,
Şehir maratonlarına odaklanmaktan vazgeçin.وتوقفوا عن التركيز على المارثونات المدنية
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Agora, quando eu foco um pouco mais nas celulas vermelhas do sangue e só nelas por que elas sao fascinantes
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Ahora quiero centrarme un poco en los glóbulos rojos sí porque es fascinante.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Aş vrea acum să vorbesc despre globulele roşii pentru că sunt fascinante.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Chciałbym się teraz skoncentrować na erytrocytach, bo same w sobie są fascynujące.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.저는 이제 적혈구 자체에 초점을 맞추어 설명하겠습니다 적혈구는 매우 매력적인 세포이기 때문이에요
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Nu wil ik een beetje focusen op de rode bloedcellen zelf omdat ze erg fascinerend zijn.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Ora voglio mettere a fuoco un po 'sul globulo rosso se stessa perché è affascinante.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Sekarang saya ingin sedikit fokus pada sel darah merah sendiri karena itu menarik.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Teď se chci více soustředit na samotné červené krvinky, protože jsou fascinující.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Не го носят червените кръвни клети, за които ще говорим след малко.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.Тепер хочу звернути увагу на самі еретроцити, тому що вони неймовірні.
Şimdi biraz kırmızı kan hücresi üzerinde odaklanmak istiyorum çünkü kendisi çok büyüleyici.עכשיו נתמקד קצת על תאי הדם האדומים בעצמם. כי הם מרתקים.
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinA questi bambini stiamo dando
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinIk ben niet onderlegd om dat te beweren.
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinLes habitudes de l'institution et les habitats qu'elles occupent
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinSekarang anak-anak ini diberikan
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinΣήμερα χορηγείται σ' αυτά τα παιδιά
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinНашим детям прописывают Риталин и Аддерал и кучу других препаратов, зачастую, это весьма опасные наркотики.
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinאנחנו נותנים לילדים האלה רטלין ותרופות אחרות,
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Am adăugat prezentul-hedonist și o focalizare pe trecutul-pozitiv.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Ho aggiunto un po' di "edonismo del presente", un focus sul passato positivo.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Ich fügte gegenwärtigen Genuss hinzu und den Fokus auf positive Erinnerungen.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Ik heb nu ook heden-hedonisme en ook een focus op het verleden-positief.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Jag har lagt till nutidshedonism, och jag har lagt till dåtidspositivism.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.저는 현재-쾌락주의를 추가했습니다. 저는 과거-긍적성을 추가했습니다.
Şimdiki-hazcılığı ekledim. Geçmişe-olumluluğa odaklanmayı da ekledim.Pridal som prítomno-hedonistické a zameral sa na minulo-pozitívne.