Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklanma ile cümle

odaklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.To inżynier przyglądający się lampie nr 36, próbując ustalić dlaczego pamięć nie jest zogniskowana.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Voici un ingénieur qui inspecte le tube 36 pour déterminer pourquoi la mémoire flanchait.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Вот инженер взирает на лампу № 36, пытаясь понять, почему память не в фокусе.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ось інженер дивиться на лампу № 36, намагаючись зрозуміти, чому пам'ять не у фокусі.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Това е инженер разнищващ тръба номер 36, опитвал се е да разбере защо паметта не е на фокус.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.هذا مهندس يحدق على الأنبوب رقم 36 محاولا اكتشاف سبب عدم تركز الذاكرة
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.メモリーの焦点が合わない原因を見つけようとしています メモリーの焦点を合わせなければならないのです 「問題なさげ」
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuEbből a szempontból hasznos, hogy a célzott megelőzés nem teszi központi kérdéssé, és nem is bélyegzi meg
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuI Italien har många projekt som prioritet att skydda barn, mödrar och invandrarfamiljer eller människor
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuIn diesem Zusammenhang ist es sinnvoll, dass der selektive Präventionsansatz den
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.A czasem dostarcza mi to wystarczającej motywacji, aby zrobić stronę tytułową.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.En soms zet het me aan om een titelpagina te maken.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.가끔 적절하게 생각나는 게 있으면 전 제목을 만듭니다.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Ogni tanto mi permette di concentrarmi abbastanza, da tirarci fuori la pagina del titolo.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Parfois cela me suffit à me concentrer. Et je ferai même une couverture.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Și, uneori, mă face să mă concentrez îndestul, încât fac și o pagină de titlu.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Y a veces, sí me causa suficiente atención, llego a hacer incluso una página con el título.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.И иногда этого, и правда, достаточно, и я даже принимаюсь за титульный лист.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Понякога наистина ме съсредоточава достатъчно и дори правя титулна страница.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.לפעמים זה ממקד אותי מספיק ואני גם אעשה דף כותרת.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.وأحيانا يساعد تركيزي كافيا، بحيث استطيع خلق صفحة عنوان.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.タイトルのページぐらいは描く これはそんなタイトルのページですがここから
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Dzięki temu możecie skupić się na celu i spowodować duże uszkodzenia.
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.목표물에 집중해서 큰 피해를 줄 수 있는 기회를 제공합니다
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Tato vlastnost poskytuje vozidlu možnost soustředit se na cíl a způsobit hodně poškození.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.A fost o tragedie, dar ne-a forțat să reconsiderăm ceea ce făceam.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Byla to tragédie, ale donutilo nás to přeorientovat, co vlastně děláme.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.C'était une tragédie mais ça nous a réellement obligé à nous recentrer sur ce que nous faisions.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Das war eine Tragödie, aber es hat uns wirklich dazu gezwungen, das, was wir tun, neu zu gestalten.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Dat was een tragedie, maar het dwong ons te focussen op wat we aan het doen waren.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Đó là một bi kịch, nhưng nó thực sự làm chúng tôi tập trung lại vào cái mà chúng tôi đang làm.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Egy szörnyű tragédia volt, de arra kényszerített, hogy újragondoljuk, hogy valójában mit is csinálunk.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.È stata una tragedia, ma ci ha costretto a ridefinire che cosa stavamo facendo.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Foi uma tragédia, mas forçou-nos a rever o que estávamos a fazer.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ini adalah tragedi, tetapi itu memaksa kami untuk kembali fokus pada apa yang telah kami kerjakan.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.이 사건은 비극이지만, 우리가 무엇을 하고 있었는지 재조명하게 해주었습니다.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ta straszna tragedia zmusiła nas do zastanowienia się nad tym, co robiliśmy.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ήταν μια τραγωδία που μας ανάγκασε να επαναπροσδιορίσουμε αυτό που κάναμε.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Това е трагедия, но тя наистина ни накара да пренасочим какво правим.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Це була трагедія, яка змусила нас змінити орієнтир того, що ми робили.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Это трагедия действительно заставила нас взглянуть по-новому на нашу работу.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.זו היתה טרגדיה. אבל זה אילץ אותנו להתמקד מחדש במטרות שלנו.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.لقد كانت مأساة، لكنه أجبرنا حقاً على إعادة التركيز على ما كنا نفعله.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.やっていたことは何だったのか 再び焦点を合わせることになりました クレイはアフガニスタンや イラクで起きた事により
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Az eszközök legtöbbje leginkább arra fókuszál, hogy milyen úton-módon viszonyulunk önmagunkhoz.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Beaucoup de ces dispositifs ont vraiment tendance à se centrer sur notre lien à nous-mêmes
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.이 장치들 중에 아주 많은 것들이 우리가 우리 자신들과 소통을 하는 방법에 약간 중점을 두고 있어요
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Många av de här prylarna sätter fokus på hur vi förhåller oss till oss själva.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnohé z týchto zariadení sú v skutočnosti zamerané na spôsoby, akými komunikujeme so sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnoho z mých vynálezů se soustředí na způsoby, jakými se můžeme sblížit sami se sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muchos de estos dispositivos se centran en las maneras de relacionamos con nosotros mismos.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muitos destes objectos focam realmente as formas como nos relacionamos connosco.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Multe dintre aceste aparate se concentrează asupra modului cum interacţionăm cu noi înşine.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Nhiều trong số các thiết bị này thực sự hướng đến những phương thức chúng ta liên hệ với chính mình.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Sebagian besar alat-alat ini benar-benar berfokus pada cara kita berhubungan dengan diri sendiri.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.So viele dieser Geräte konzentrieren sich tatsächlich darauf, wie wir mit uns selbst in Beziehung stehen.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Tanti di questi dispositivi in realtà hanno a che fare col tipo di rapporto che abbiamo con noi stessi.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Wiele z tych urządzeń koncentruje się na sposobie w jaki odnosimy się do siebie.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Zo veel van deze uitrustingen focussen op de manieren waarop we met onszelf omgaan.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Πολλές από αυτές τις συσκευές εστιάζουν στους τρόπους που αλληλεπιδρούμε με τον εαυτό μας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod