Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.А я ж хочу переконатись у тому, що серед них усіх ми виберемо найнеобхідніші.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.ואני רוצה לוודא שהבעיות שאנחנו מתמקדים בהן, הן הבעיות הנכונות.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.والذي اريده ان اؤكد عليه , انه في حال ركزنا على المشاكل , هي المشاكل التي تحتاج فعلا ان نركز عليها .
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.適切な問題に集中するべきではないか という事です わずかな改善よりは 多くの成果が得られる問題に集中しましょう
Basının bu yılki Archibald kazanana negatif şekilde odaklanması üzücü.So sad the media is focussing on this years #archibald2015 winner in a negative light.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alcuni paesi orientano le proprie attività sempre più sui figli degli alcolizzati (Belgio, Germania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Algunos países se centran cada vez más en los hijos de alcohólicos (Bélgica, Alemania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alguns países (Bélgica, Alemanha, Áustria) estão a prestar uma atenção crescente aos filhos de alcoólicos.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Muutamissa maissa yhä enemmän toimia on kohdistettu alkoholistien lapsiin (Belgia, Saksa, Itävalta).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Některé země se v rostoucí míře soustřeďují na děti alkoholiků (Belgie, Německo, Rakousko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Niektoré krajiny sa čoraz viac zameriavajú na deti alkoholikov (Belgicko, Nemecko, Rakúsko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Nogle lande fokuserer i stigende grad på børn af alkoholikere (Belgien, Tyskland, Østrig).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Vissa länder riktar alltmer in sina insatser på barn till alkoholister (Belgien, Tyskland, Österrike).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Някои страни все повече се насочват към децата на алкохолици (Белгия, Германия, Австрия).
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Forse dovremmo concentrarci su questo e far circolare il messaggio.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.그것에 집중 하고 그 메시지를 전역에 알려야 할 것입니다.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Misschien moeten we die boodschap overbrengen.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Mungkin kita perlu fokus pada hal-hal tersebut dan menyampaikannya.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Peut-être faudrait-il se concentrer là-dessus et leur transmettre ce message.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Powinniśmy skupić się na tym i rozpowszechnić tą wiadomość.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Quizá debamos centrarnos en enviar ese mensaje.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Talvez tenhamos que focar nisto para fazer a mensagem chegar.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Trebuie să ne concentrăm pe asta şi să transmitem mesajul.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Vielleicht müssen wir uns darauf konzentrieren und das kommunizieren.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Возможно, нам нужно сосредоточиться на том, чтобы передать чётко эту мысль.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.אולי עלינו להתמקד בכך ולהעביר את המסר הזה.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.ربما نحتاج إلى التركيز على ذلك وإلى إعادة نشر تلك الرسالة.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.製品の危険性を暴くのです
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Ich denke wir sollten auf dies Fall richten
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Je pense que l'on devrait se concentrer sur l'affaire.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız. Mesaj alınmıştır.Нам надо разобраться в этом деле до конца.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Penso che dovremmo focalizzarci sul caso.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Νομίζω πρέπει να εστιάσουμε στην υπόθεση.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.了解よ
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.제가 생각하기에, 여기서 문제는 현재의 지배적인 교육 문화는 가르침이나 배우는 것이 아니라 시험을 보는데 초점을 맞추고 있습니다.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.וחלק מהבעיה, לדעתי, הוא שתרבות החינוך השלטת הולכת ומתמקדת לא בהדרכה ובהוראה, אלא בבחינה.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.وجزء من المشكلة، حسب اعتقادي، أن الثقافة المهيمنة في التعليم تركّز ليس على التدريس والتعلم، بل على اﻻختبار.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.教育が 教え学ぶことより テストすることに 重点を置くように なったことにあります テストは重要で 標準テストにも役割はあります
Benimle odaklanmanızı istiyorum ..Concéntrense en lo que digo...
Beyninizde var, akciğerlerinizde var. Ama o neye odaklanmayı seçti?Lo tienes en tu cerebro, lo tienes en tus pulmones. pero ¿cómo fue su decisión de en qué concentrarse?
Beyninizde var, akciğerlerinizde var. Ama o neye odaklanmayı seçti?Masz to w głowie, masz to w płucach. ale jaka była jego decyzja odnośnie tego, na czym się skupić?
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.En particulier, il convient de se pencher sur les risques liés aux substances mises en vente.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.En siete países se pueden llevar a cabo evaluaciones del riesgo ad hoc en caso necesario.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Især er det nødvendigt at fokusere på risiciene ved de udbudte stoffer.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Jaarverslag 2009: Stand van de drugsproblematiek in Europa
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Lisäksi 13 maassa toteutetaan jonkintyyppistä riskinarviointia, kun harkitaan tietyn aineen sääntelyä.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Luxemburg a hotărât să controleze diferite canabinoide sintetice ca substanţe psihotrope.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nacionalni postopki ocene tveganja tveganja, povezana s snovmi, ki so naprodaj.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nemzeti kockázatértékelési eljárások
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Nos 26 países estudados, observam-se três abordagens distintas à avaliação dos riscos.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.Procedure nazionali di valutazione dei rischi correlati.
Bilhassa, satışa sunulan maddelerle ilişkili risklere odaklanmak şarttır.V siedmich krajinách sa vnútroštátne hodnotenie rizika môže vykonávať účelovo podľa potreby.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Dus maakten we de focusgrafiek.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Also haben wir dieses Fokus Diagramm gemacht.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Așa că am făcut acea diagramă de concentrare.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Así que hicimos ese diagrama de enfoque.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Derfor lavede vi det fokusdiagram.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Donc nous avons fait ce diagramme de focalisation.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Do vậy chúng tôi tạo ra cái sơ đồ tập trung đó.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.Então, fizemos aquele diagrama de atenção.