Oyun, çevrenin etkileşim özelliğine odaklanmaktadır.Igra stavlja veliku važnost na interaktivnos s okolinom.
Çalışmaları genel olarak üç konu üzerine odaklanır.Studij je organiziran je u tri smjera.
Yeni çıkan video kliplere odaklanmıştır.Snimljen je i novi videospot.
Daha sonra okulu bırakıp tamamen yazmaya odaklandı.Po ukončení školy sa sústredil plne na písanie.
Zamanın yeniden keşfine odaklanmak istemiştir.Po čase sa rozhodol opäť venovať štúdiu.
Dizinin her bir sezonu Baltimore şehrinin ayrı bir yüzüne odaklanmıştır.Každá séria sa zameriava na inú inštitúciu mesta Baltimore.
Fikirlerine ve bilime olan katkısına odaklanması gerektiğine inanıyordu.Venoval sa popularizácii vedy a vedeckého myslenia.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Jeho výzkum sa zameriaval na fenomény prebiehajúce pri extrémne nízkych teplotách.
Sonra Coral Park Lisesi'nden mezun oldu ve rapçilik üzerine olan kariyerine odaklandı.Potom dokončil strednú školu Miami Coral Park High School a zameral sa na kariéru v rapovaní.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Zo začiatku vyznával filozofiu života, neskôr sa priklonil k filozofii existencie.
Beş sene turne kapsamında konserler verdi ve turneden sonra şarkı yazmaya odaklandı.Od piatich rokov ho učil hrať na husliach a o rok neskôr aj na klavíri.
1910'dan itibaren portrelere daha da çok odaklandı.Po roku 1910 sa fotografovaniu venoval menej než predtým.
Parmak dostlu arayüzü sağlamaya odaklanmaktadır.Nabáda sa k priateľskému vysporiadaniu záujmov.
Ayrıca ConfometRx, G protein bağlı reseptörler odaklanan bir biyoteknoloji şirketinin kurucularından.Spoluzakladal tiež biotechnologickú spoločnosť ConfometRx, zaoberajúcu sa výskumom G-proteínových receptorov.
Boeing 1993'te bu tasarımından geliştirmesinden vazgeçerek 747'yi güncellemeye odaklanmıştır.Leta 1993 je Boeing opustil koncept in se osredotočil na moderniziranje 747.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Njegovo raziskovanje je osredotočeno na pojave, ki se pojavijo pri ekstremno nizkih temperaturah.
Çalışmalarının çoğunda Felsefe bünyesindeki çeşitliliği araştırmaya odaklandı.V času študija je večino časa posvečal preučevanju Kantove filozofije.
19. yüzyl boyunca jeoloji Dünya'nın yaşı sorusu etrafında odaklanmıştır.V 19. stoletju je bila odgovorna za sinhronizacijo ur po svetu.
Oyun tamamen sokak yarışlarına odaklanmıştır.Cirkus je bil namenjen predvsem dirkam z bojnimi vozovi.
Müzik grubun faaliyetlerine odaklanmak için.Poudarja umetniško zavzetost glasbenega dela.
Sonraki yedi ilke, kalite sonuçlarına yönelik bir sürece odaklanmıştır.Naslednjih 7 načel se osredotočajo na postopke s pogledom v smeri kakovostnih rezultatov.
Bu, taahhüt seçeneklerine daha fazla odaklanmak için yapılır.Odvisna pa je od več rezilnih pogojev.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Najprej je študiral filologijo, kmalu pa se je usmeril v astronomijo.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Vsako poglavje obravnava posamezen vidik splošnega predmeta.
Türkiye coğrafyası ve Orta Asya kültürüne odaklandı.Kultura je bila geografsko omejena na južni osrednji Irak.
Grup daha önce hiç Londra'da kalmamıştı, odaklandıkları sorunları vardı.Kadangi niekada prieš tai grupė nedirbo Londone, jiems buvo sunku susikaupti.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Kiekvienas numeris nagrinėjo atskirą temą.
Olay örgüsü, Galaktik Senato ile Bağımsız Sistemler Konfederasyonu arasındaki anlaşmazlığa odaklanıyor.Sidijus slapta sukelia konfliktą tarp Galaktikos Respublikos ir separatistinio judėjimo.
1980'de Jon, Yes'ten ayrıldı ve solo kariyerine odaklanma kararı aldı.1982 metais atlikėja paliko grupę ir nusprendė tęsti solinę karjerą.
Program; Avrupa ve Uluslararası çalışmalar konularına odaklanmaktadır.Specializuojasi Europos studijų ir Tarptautinių santykių tyrimuose.
Daha sonra çikolata üretimine odaklanmaya başladı.Vėliau pradėta ruoštis genoinžinerinių preparatų gamybai.
Ziyaret, iki ülke arasındaki ikili ticareti artırmaya odaklandı.Renginys buvo skirtas reklamuoti turizmą tarp šių dviejų šalių.
Bugünkü makale sadece ikinci tip bulanık kümelere odaklanıyor.Šiandien dažai yra išlikė tik ant nedugelio skulptūrų .
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Nepaisant studijų, muzikos išmoko daugiausia pats.
Vahşi yaşam hekimliği - Veteriner hekimlikte nispeten yeni bir alandır, vahşi yaşama odaklanmıştır.Metsloomade meditsiin – suhteliselt uus veterinaarmeditsiini haru, mis keskendub metsloomadele.
Film, Luce (Lena Headey) ile kendi düğün gününde tanışan Rachel'ın (Piper Perabo) ilişkisine odaklanmaktadır.Filmi keskmes on Racheli (Piper Perabo) ja Luce'i (Lena Headey) suhe.
Böcek uçuşlarında biyokimya kayda değer çalışmalara odaklanmışlardır.Siiani on vaktsiini edukalt katsetatud hiirte peal.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Raamatu iga peatükk on pühendatud eri teemale.
Ticarete izin vermek yerine, birçok alan, serbest ticaretin avantajlarına odaklanmaktadır.Kasutusele on võetud mitmeid infosüsteeme, eelistatud on vabavaralised lahendused.
Ekonomi ağırlıklı olarak tarım üzerinde odaklanmıştır.Majandus põhines tugevalt põllumajandusel.
Film sokaklarda bir dans topluluğu ve savaş oluşturan bir grup öğrenci üzerinde odaklanmaktadır.Filmi keskmes oli rühm õpilasi, kes moodustasid tantsugrupi ja tegid tänavatel tantsulahinguid.
Kişisel nevrotik semptomlar yerine karakter yapısına odaklandı.Isiku geneetilist sugu tähtsustatakse tema sooidentiteedi asemel.
Müzik analizi ve sistematik müzikoloji konularına odaklanan çalışmalar yürütmektedir.Rakendanud muusikaliste nähtuste analüüsimiseks lingvistilisi ja muusikaakustilisi meetodeid.
Helsinki Yurttaşlar Derneği çalışmalarını, belli konulara odaklanarak, proje temelli olarak yürütür.Foorumitel analüüsitakse Helsingi protsessi üldist kulgemist ja kavandatakse tegevussuunad.
Ve oyunculuk kariyerine odaklandı.Karjäär piirneb Sirgala karjääriga.
İki yetkili, sızıntının en olası kaynağı olarak "anlaşmalı taraf"lara odaklandıklarını belirtti.Mõlemal üksusel kästi võimalikult hoiduda relvade tarvitamisest läbirääkimistel.
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Haeckel vaevas pead ka pärilikkuse teema üle.
1) Eğitim 2) Bilime odaklanmak[ 1) Educar a los seres humanos. [ 2) Enfocarse en la ciencia.
1) Eğitim 2) Bilime odaklanmak[1) Istruire gli esseri umani / 2) Concentrarsi sulla scienza ]
1) Eğitim 2) Bilime odaklanmak[1) Mendidik manusia / 2) Fokus pada ilmu]
1) Eğitim 2) Bilime odaklanmak1) Εκπαίδευση ανθρώπων 2) Εστίαση στην επιστήμη
1) Eğitim 2) Bilime odaklanmak1) Образоване на хората 2) Фокусиране върху науката
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.2000-ben kezdtem a globális egészségügyet dokumentálni, az afrikai AIDS fertőzéssel kezdve.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.2000년, 저는 아프리카의 에이즈 문제에 집중하면서 세계적인 건강 문제를 취재하기 시작하였습니다.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.Em 2000, comecei a documentar questões de saúde global, concentrando-me primeiro na SIDA em África.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.En 2000, comencé a documentar problemas mundiales de salud, concentrándome primero en el SIDA en África.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.In 2000 begon ik mondiale gezondheidsproblemen te documenteren, eerst gericht op aids in Afrika.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.Vuonna 2000 aloin dokumentoida globaaleja terveysongelmia keskittyen ensin AIDSiin Afrikassa.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.W 2000 roku zacząłem się zajmować kwestiami zdrowia na świecie, zwłaszcza AIDS w Afryce.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.През 2000 започнах да документирам глобалните здравни проблеми, концентиращи се първо на СПИН-а в Африка.