Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Toda a gente nesta sala tem de entrar nela.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Tutti in questa stanza devono entrarci.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Und jeder in diesem Raum muss hinein.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Y que cada uno en este recinto debe meterse en ella.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Załóżmy, że każdy z was ma możliwość skorzystania z niej
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.Και όλοι όσοι βρίσκονται στο δωμάτιο πρέπει να μπουν μέσα.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.И все в этом зале должны в неё сесть.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.И всеки в тази стая трябва да се качи в нея.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.וכל אחד בחדר הזה חייב להיכנס אליה.
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.وكل شخص في هذه الغرفه عليه أن يدخل داخلها .
Diyelim ki bu odada bulunan herkesin bu makinaya girmesi şart.過去にも未来にも行けますが
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Deci nu pot sa vada pensula sau altceva.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Donc ils ne peuvent pas voir le pinceau ou autre chose.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -E,deixe-me ver,essa é o tipo de vista de cima do quarto
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Jotta he eivät näe maalisutia tai mitään.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -No pueden ver la brocha ni nada.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Quindi non sanno il proprio colore o altre informazioni
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Takže nemůžou vidět štětec nebo cokoliv.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Więc nie widzą nawet pędzla.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Така, че не могат да видят четката
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -何かを塗られたかは見えません。
DNA dizilerini, mesela bu odada, kendi aramızdakileri karşılaştırırken bazı mutasyonlar görebiliriz.여러분의 DNA 서열을 비교해 보면 그런 돌연변이의 결과를 볼 수 있죠.
DNA dizilerini, mesela bu odada, kendi aramızdakileri karşılaştırırken bazı mutasyonlar görebiliriz.של מוטציות כאלה כשמשווים בין רצפי DNA בין היושבים כאן בחדר, לדוגמא.
DNA dizilerini, mesela bu odada, kendi aramızdakileri karşılaştırırken bazı mutasyonlar görebiliriz.جراء ذاك الخطأ عندما نقارن الحمض النووي الموجود في داخلنا نحن هنا في هذه القاعة
DNA dizilerini, mesela bu odada, kendi aramızdakileri karşılaştırırken bazı mutasyonlar görebiliriz.この部屋にいる皆さんの DNA配列を比較したら分かるでしょう 私と皆さんの遺伝子を比べたなら
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.Cuối cùng, khi thuật toán kết thúc, n = 2, trùng với số người trong phòng.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.E quindi, con la fine di questo algoritmo, n è 2, che è davvero il numero di persone nella stanza.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.Ezzel az algoritmus a végéhez is ért, és n értéke 2, amely megegyezik a szobában lévő emberek számával.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.I na koniec otrzymujemy 2, czyli rzeczywistą liczbę osób.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.결과적으로 이 알고리즘의 마지막 값은 n=2가 되고 이것은 방 안의 사람 수와 일치하네요.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.Şi astfel, la sfârşitul algoritmului, N este 2, care-i într-adevăr egal cu numărul de oameni din cameră.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.В конце алгоритма N равняется 2, что действительно соответствует истине.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.И така, в края на този алгоритъм, n е 2, което всъщност съвпада с броя на хората в стаята.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.וכך, בסוף האלגוריתם הזה, n הוא 2, שזו באמת מתאים למספר האנשים בחדר.
Dolayısıyla, algortima sonunda n'in değeri odadaki insan sayısıyla aynı olacak şekilde iki oldu.وعند نهاية الخوارزمية، تكون قيمة n تساوي 2، والذي يساوي بالفعل عدد الأشخاص في الغرفة.
Dolayısıyla, bu adımlar diyor ki Sıfırdan başla, odadaki her kişi için n'yi bir artır.Ngôn ngữ code nói rằng sau khi bắt đầu bằng 0, với mỗi người trong phòng chúng ta sẽ cộng thêm 1 vào n.
Dolayısıyla, bu adımlar diyor ki Sıfırdan başla, odadaki her kişi için n'yi bir artır.Tak więc pseudokod mówi, że zaczynając od zera przy każdej osobie w pokoju n wzrośnie o 1.
Dolayısıyla, bu adımlar diyor ki Sıfırdan başla, odadaki her kişi için n'yi bir artır.Tehát a pszeudókód azt fejezi ki, hogy miután nullával kezdtünk, minden egyes személlyel növeljük n-t egyel.
Dolayısıyla, bu adımlar diyor ki Sıfırdan başla, odadaki her kişi için n'yi bir artır.Псевдокод показывает, что мы начинаем с нуля и для каждого человека в комнате увеличиваем N на 1.
Dün şu odadaydı.Cô ấy đã ở ngay chỗ đó ngày hôm qua.
Dün şu odadaydı.Ela estava mesmo aqui, ontem.
Dün şu odadaydı.Včera byla přímo tady.
Dün şu odadaydı.Ze lag hier gisteren.
Düşünceli, eğitimli, düzgün insanlardı. Aynen bu odadaki insanlar gibiydiler.Il s'agissait de gens sensés, éduqués, comme il faut, exactement comme les gens dans cette salle.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Beeld je in dat je in een enorme kamer bent, waar het zo donker is als in een grot.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginați-vă că sunteți într-o cameră enormă și e întuneric ca într-o peșteră.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginem que estão numa sala enorme, e que está escuro como numa caverna.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginen que están en una sala enorme tan oscura como una cueva.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginez que vous êtes dans une pièce gigantesque, et aussi obscure qu'une grotte.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Immaginatevi in un stanza enorme nella quale c'è il buio totale.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Képzeljék el, hogy egy hatalmas szobában vannak, és olyan sötét van akár egy barlangban.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.이제 여러분들이 커다란 방에 있다라고 상상해보세요. 마치 동굴같이 어둡습니다.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Představte si, že jste v obrovské místnosti, kde je tma jako v pytli.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Stellen Sie sich vor, Sie wären in einem riesigen Raum und dort ist es so dunkel wie in einer Höhle.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Thử tưởng tượng bạn đang ở trong một căn phòng khổng lồ, nó tối tăm như trong một hang động.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Wyobraźcie sobie, że jesteście w ogromnym pokoju, w którym jest ciemno jak w jaskini.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Представете си, че сте в една огромна стая, е и тъмно като пещера.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Представьте, что вы в огромной комнате и там темно, как в пещере.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.דמיינו שאתם בחדר ענק, והוא חשוך כמו מערה.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.تخيلوا انفسكم في غرفة ما .. وهي مظلمةٌ جداً