Bu, bir odadaki gürültü ceplerini ortadan kaldırmak için etkilidir.[1]This is effective to eliminate pockets of noise in a room.[10]
Ek alan kilimleri ve mobilyalar, odadaki istenmeyen yansımaları azaltmaya yardımcı olacaktır.Additional area rugs and furniture will help reduce unwanted reflection within the room.
Bir odadan dışarıya çoğu titreşim/ses aktarımı mekanik yollarla gerçekleşir.Most vibration / sound transfer from a room to the outside occurs through mechanical means.
Tae-joo odada Byeong-soo'nun bilgisayardaki anılarını okumakta ve değiştirmektedir.Tae-joo admits to being the killer and having swapped the handkerchief with the blood sample.
Domenico, odadaki ilk masaya oturmak için 20 yıl beklemesi gerektiğini öğrenir.He learns that he would have to wait 20 years to sit in the first row of the chamber.
Ekstra odadaki yerini başka bir asker aldı.Another soldier took his place in the extra room.
Odada saklanan Julius ve Tommy, Sir James'i boğarlar.Julius and Tommy, who are hiding in the room, overwhelm Sir James.
Kameranın önüne takılan kızılötesi LED'ler, kullanıcının bebeği karanlık bir odada görmesini sağlar.Infrared LEDs attached on the front of the camera allow a user to see the baby in a dark room.
Bir başka odada ise Ganymede'ye Tecavüz'ü tasvir eden parça parça bir mozaik bulunmaktadır.In yet another room a fragmentary mosaic depicts the Rape of Ganymede.
Onun odadan ayrıldığını gördüm.Ich sah sie das Zimmer verlassen.
Odada kimse yok.Da ist niemand im Zimmer.
Tom Maria'yı odada yalnız bıraktı.Tom ließ Maria allein im Zimmer.
Konuklar bu odada uyuyor.Die Gäste schlafen in diesem Zimmer.
Krallar ve onların 30 kraliçesinin 19 hatırlatıcı tabletleri 19 odada yer almaktadır.19 Gedenktafeln von den Königen und 30 für deren Königinnen sind im Schrein zu finden.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Eine ihrer Regeln besagt, dass die Kinder ihr Zimmer nach 21.30 Uhr nicht mehr verlassen dürfen.
Odada hiç kimse yoktur.Es befindet sich keine Person im Zimmer.
Hakan ve Hanım Sultan odada yalnızdır.Toni und Frau Selicke sind alleine im Wohnzimmer.
Başka bir odada da afyon içilmektedir.In der Mitte ist ein Alkoven eingelassen.
Walter'ın kaldığı yan odadaki komşusudur.Nebenan wohnt Manuel.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Das Zimmer ist sehr einfach eingerichtet, ein Bett, zwei Stühle und ein Tisch.
Kulübe gittiğinde odada sadece Monika vardır.Nach der Hochzeit ist Camille allein in ihrem Zimmer.
Her ikisi de odadan ayrılır.Beide konnten vom Saal aus betreten werden.
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.Auch R2-D2 und C-3PO haben Gastauftritte.
Dawn ise yan odada, hayal kırıklığı içindedir.Sophie hört im Nebenzimmer mit und ist angewidert.
Konukevi 121 odadan oluşmakta, arttırılabilir 242 kişilik kapasiteye sahiptir.Er erhielt 123 von 124 möglichen First-Place-Stimmen.
Sonra odadan ayrılır.Dann verlässt er das Zimmer.
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Ich war, ich bin in Raum und Zeit zerrissen.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Wie wenn man in einen Spiegel sähe.
Boyer'e göre, Cooke bir anlığına banyoya girdiğinde, kıyafetlerini hızla aldı ve odadan kaçtı.Strauber hat, wie schon bei der Siegerehrung, plötzlich Schmerzen und muss zur Toilette.
Doktoru odadan çıkar fakat suyu açık unutur.Dem Doktor wird die Geschichte zu viel, schnell verlässt er den Raum.
Anne ve çocuk odada yalnız bırakılır.Die Frau und die Kinder leben im selben Zimmer.
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.Kandidat Bondarenko kam bei einem selbstverschuldeten Brand ums Leben.
Açık pencere kadının gerginliğini ve kapalı odadan kaçma isteğini simgeliyor.Das offene Fenster deutet den Wunsch an, aus der häuslichen Enge auszubrechen.
Çünkü bu odada kimseler yoktu.Keiner in diesem Raum hatte überlebt.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.Um der Abkühlung entgegenzuwirken waren die außen an der Rauchkammer angebrachten Dampfrohre verkleidet.
Karşılıklı Konuşmalar Dobbs: Odada kimse yok ama odanın her yerinde kan var.Männerleiche im Schlafzimmer, überall Blut.
Saray, farklı stillerden oluşan iç mekan mobilyalarıyla 116 odadan oluşuyor.Das Gebäude enthielt 116 Räume in verschiedenen Stilen.
Her odada ocak (şömine) mutlaka bulunur.In allen Kleidern haben sie einen deutlichen Überaugenstreif.
Odada her şey sessizdi.Tout était tranquille dans la pièce.
Georg kendini odadan atılmış hisseder.Zschech kam aus seiner Kammer heraus.
Odadan çıktı.Elle est sortie de la pièce.
Odada Marie ve Jean dışında kimse yoktu.En dehors de Marie et de Jean, personne n'était dans la pièce.
Bu odada çok fazla mobilya var.Dans cette pièce, il y a trop de meubles.
Herkes diğer odada bekliyor.Tout le monde attend dans l'autre pièce.
Biri yan odada.Quelqu'un est dans la pièce à côté.
Odada üç adam vardı.Il y avait trois hommes dans la chambre.
Odada tek başına yatmaktadır.Il est seul dans sa chambre.
Tek istisna "beş numaralı odadaki adam" dır ( "V", Romen rakamı olarak beş sayısını temsil eder).Tous, sauf un : l'homme de la chambre V (5 en chiffres romains).
Peter ağlayarak odadan çıkar ve bir uzay gemisi tarafından kaçırılır.Peter s'enfuit en pleurs, avant d'être aspiré par un vaisseau spatial.
Kendisi de odada bir köşeye saklanır.Au lieu de cela, ils se cachent dans un coin de la maison.
Dizanterili bir odada bu kadar uzun süre hayatta kalmayı başarmak imkânsızdı.Il est impossible de rester longtemps dans la salle de dysenterie.
Odada uzun uzun sohbet ederler.Débats houleux à la Chambre.
Doktor her odada birine ait büyük korkular olduğunu keşfeder.Chaque chambre recèle la peur suprême d'un de ses hôtes.
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.Valentin Bondarenko s'entraînait dans une chambre à basse pression dans une atmosphère d'oxygène.
Daha sonra yürüyüş yapmak için odadan çıkar.Il vous faudra à partir de cet endroit marcher pendant une heure.
Leave: Odadan çıkma komutudur.Vous devez juste... sortir de la chambre.
İnek odadan çıkınca da çan sesi duyulmaya devam eder.Il réussit à s’enfuir alors que la cabine continue de sonner.
Altı odadan peş peşe geçerler ve gizemli konuk siyah döşeli yedinci odada durur.Les trois filles décident de se rendre secrètement dans une boîte de nuit appelée le Septième Ciel.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.Lorsque le sauna est suffisamment chaud, on laisse le feu mourir et la fumée s'échapper.
Saray, farklı stillerden oluşan iç mekan mobilyalarıyla 116 odadan oluşuyor.Il comporte 116 pièces, avec des salons et des appartements de styles différents.